10. Hukuk Dairesi 2023/5327 E. , 2024/4425 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019.259 E., 2022.82 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Çukurca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda 2007 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve 2008 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Eylül, Ekim, Kasım ve 2009 yılı Ekim, Kasım ve 2010 yılı Kasım, Aralık ve 2011 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve 2012 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve 2013 yılı Mart, Nisan, Mayıs aylarında tam gün ve sürekli olarak ücretli öğretmen olarak çalışmasına rağmen bildirimi yapılamayan sürelerinin bulunduğu, bu nedenle bildirimi yapılmayan sürelere ilişkin hizmetinin tespitinin ve tescilinin yapılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının çalışma şeklinin tam gün olmadığını ve süreklilik arz etmediğini, ücretli öğretmenin girdiği ders saati ile sınırlı olacak şekilde kısmi zamanlı olarak çalıştığını, kadrolu öğretmen ile ücretli öğretmenin görev ve sorumluluklarının farklı olduğunu, ücretli öğretmenin nöbet tutmadığını, idareci olmadığını, ders dışında etkinlik yapmadığını, davacının bir aylık ders saatinin mevzuatın gerektirdiği şekilde hesaplandığını, buna yönelik 5510 sayılı Kanun bulunduğunu, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili özetle; müvekkil Kurumun ihbar olunan durumunda olup yasal düzenlemeler ışığında SGK'nın fer'i müdahil konumuna getirilerek yargılama giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığı yönünde bir uygulamaya geçilmiş olduğundan davacının taahhütleri kabul edilse dahi müvekkili hakkında yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ve davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin bozmadan önceki kararıyla davacının çalışmasının tam süreli iş sözleşmesi olarak nitelenemeyeceği, ücretli öğretmen statüsündeki davacının prim ödeme gün sayıları hesaplanırken, 5510 sayılı Kanun'un 80.h maddesi uyarınca toplam aylık çalışma saatleri, 1 gün = 7,5 saat esası üzerinden aylık çalışma gün sayısına dönüştürülerek hesaplanması gerektiği, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin içtihatlarının da bu yönde olduğu hususları göz önünde bulundurularak; 5510 sayılı Kanun madde 80.h " Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanunu'na göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir." hükmüne göre hesaplama yapılması gerektiği, belirtilerek davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin bozma öncesinde verdiği kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin bozmaya konu olan kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık da bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmekle; Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. (kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesince; " Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 2007.9 ay ila 2013.6. aylar arasında geçen bir kısım çalışmasının davalıya ait 101672 sicil sayılı işyerinden 30 günün altında Kuruma bildirildiği, puantaj kayıtlarının gönderildiği, yine ek ders ücret bordrolarının 2007.9. ay ve sonrasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma, eldeki bilgi ve belgeler hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, Bölge Adliye Mahkemesince davacının prim ödeme gün sayıları belirlenirken toplam aylık çalışma saatlerinin 1 gün= 7,5 saate esasına göre belirlenmesi gerektiği belirtilmiş ise de, puantaj kayıtları ve ücret ödeme belgelerinin tamamı getirtilmeden bu hesaba göre de davacının çalışmasının eksik bildirilip bildirilmediği ortaya konulmadan yazılı şekilde karar verilmiştir.
Yapılacak iş, ilgili İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden ihtilaflı dönemin tamamını kapsayan davacı ile imzalanan tüm sözleşmeleri, ek ders ücret bordrolarını, atama kararlarını, davacının günlük ve haftalık girdiği ders saatlerini gösteren tüm puantaj kayıtlarını getirtmek, davacının ücretinin aylık olarak her ay aynı ücret şeklinde mi aldığı, yoksa her ay girdiği ders saatine göre değişen bir ücret mi aldığını sormak, davacının hangi sıfatla istihdam edildiğini sormak, davacının vekil öğretmen olarak mı ücretle öğretmen olarak mı çalıştığını netleştirmek, Milli Eğitim Bakanlığından davacı ile aynı konumda olan kadrolu sınıf.branş öğretmeninin bir günde ve haftada kaç saat derse girmesi gerektiğini sormak, davacının günlük girdiği ders saatini belirleyerek bununla karşılaştırmak, Milli Eğitim Bakanlığından ihtilaflı dönemde çalışmanın geçtiği okulda kadrolu olarak çalışan öğretmen, müdür, müdür yardımcılarının listesini istemek ve bunların arasından re'sen seçilecek tanıkların beyanlarına başvurmak, davacının ücretinin girdiği ders saatine göre belirlenmesi halinde uyuşmazlığın 506 sayılı Kanun dönemine isabet eden kısmı bakımından 1 gün=7,5 saat çalışma esasından hareketle eksik prim gün sayısını belirlemek, 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönem bakımından ise 5510 sayılı Kanun'un 80.j hükmüne göre değerlendirme yaparak sonucuna göre karar vermekten ibarettir." şeklinde belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 19.09.2007 - 13.06.2008, 15.09.2008 - 12.06.2009, 12.10.2009 - 18.06.2010, 21.09.2010 - 17.06.2011, 21.09.2011 - 09.06.2012, 19.02.2013 - 17.06.2013 tarihleri arasında Çukurca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü adına kayıtlı 1001672 sicil numaralı işyerinde geçen çalışmalarının ayda 30 günün altında Kuruma bildirildiği, davacının ücretli sınıf öğretmeni ve vekil öğretmen olarak çalıştığı, getirtilen puantaj kayıtlarına göre her gün günde 6 saat derse girdiğinin anlaşıldığı, davacının aylık prim ödeme gün sayısının (1 gün=7,5 saat) esasına göre hesaplanarak Kuruma bildirilmiş olmasına rağmen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırmalar neticesinde davacının her gün günde 6 saat ve haftada 30 saat derse girdiği, Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından davacı ile aynı konumda bulunan öğretmenlerin de haftada 30 saat derse girdiklerinin belirtildiği, buna göre davacının kendisi ile aynı konumda bulunan kadrolu öğretmenler ile aynı şekilde derse girerek okulda mesaisini tamamladığı anlaşıldığından, davacının çalıştığı süre içerisinde ayda 30 gün üzerinden tam gün esası ile çalıştığının kabul edilmesi gerektiğinden davanın
kabulüne davacının 19.09.2007 - 13.06.2008, 15.09.2008 - 12.06.2009, 12.10.2009 - 18.06.2010, 21.09.2010 - 17.06.2011, 21.09.2011 - 09.06.2012, 19.02.2013 - 17.06.2013 tarihleri arasında ayda 30 gün üzerinden tam gün esası ile Çukurca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü adına kayıtlı 1001672 işyeri sıra nolu işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirtmek suretiyle kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirtmek suretiyle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79.10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86.9 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21.9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006.9-508 E., 2006.521 sayılı kararı).
2.Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e ..., Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
3.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli
kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13.5 sayılı YİBK).
4.Eldeki dava dosyası incelendiğinde her ne kadar Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiş ve bozma kararında belirtilen esasların aksi yönde karar tesis edilmiştir. Eldeki davada Mahkemece davacının gösterdiği delillerle yetinilmeyip, kendiliğinden araştırma yapılarak davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve iş yerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla davacının şahsi dosyası ile davalı işyeri dosyası ve dönem bordroları celp edilmeli, işbu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden, imzanın kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkâr edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine sigortalıca hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanmalı; re'sen seçilecek dönem bordro tanıkları ile aynı çevrede işyeri olan işveren ya da bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler emniyet ve kurumdan sorulmak suretiyle saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, işyerinde yaşayanlar yine kolluk araştırması ile tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı; davacının çalıştığını iddia ettiği okullarda görev yapan müdür ve müdür yardımcıları ile muhasebe elemanı gibi idari personel dinlenmeli, sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu ile çalışma gün ve saatleri gereğince yeterince araştırılmalı; dinlenen tanık beyanları arasında çelişki bulunması halinde bu çelişki giderilmeli; bu sayede davacının hangi ay kaç saat çalıştığı açıkça tespit edilmelidir. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, ücretli öğretmen statüsünde ki davacının prim ödeme gün sayıları hesaplanırken, 5510 sayılı Kanun'un 80.j maddesinin uygulama alanının bulunmadığı göz önüne alınmalı ve toplam aylık çalışma saatleri, 1 gün = 7,5 saat esası üzerinden aylık çalışma gün sayısına dönüştürülerek hesaplanmalı ve bu hesaba göre var ise eksik hizmet süreleri tespit edilmelidir. Bu sebeple Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen esaslara aykırı olarak kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup anılan durum bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!