WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/5317 E.  ,  2023/6998 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/654 E., 2023/509 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/331 E., 2022/368 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 14.01.2006 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında davalı ...'in Huzur Pide adlı işyerinde pide ustası sıfatı ile çalıştığını, müvekkilinin bu çalışması esnasında işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini bildirdiği, hizmet döküm belgesinden öğrendiği üzere 14.01.2006 ila 01.07.2012 tarihleri arasında başka yerlerde sigortalı gösterildiği ve SSK tarafından bu hizmetlerinin iptalinin gerçekleştirildiğinin öğrendiği, bu durumun müvekkilinin maddi kayba uğramasına neden olduğu, emeklilik işlemlerinin gecikmesine sebep olduğunu belirterek davacının davalı Huzur Pide adlı işyerinde 14.01.2006 tarihinden 01.07.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespiti talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı, davalı müvekkili ile 01.07.2012-31.08.2013 tarihleri arasında çalışmış olup işe başladığı günden iş akdinin sonlandığı güne kadar sigorta primlerinin eksiksiz bir biçimde ödendiğini, davacı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/90 Esas sayılı dosyası kapsamına da delil olarak sunulan ibraname kapsamında davalı müvekkilden herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını beyan ettiğini, davacının hakkını kötüye kullanarak müvekkilinden alacağı varmış gibi para alma amacı güttüğünü, davacının önceki SGK dokümanları da incelendiğinde çeşitli işlerde ve illerde çalıştığı, başka yerlerde sigortalı gibi gösterildiği iddia edilen tarihlerde davacı Marmara bölgesinde fabrikalarda çalıştığını, davalı müvekkilininin Marmara bölgesi ile bir bağlantısının bulunmadığını, davacının sigorta yönünden davalı müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Feri Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; Kurumun 0602199728974 sigorta sicil numaralı sigortalısı olan davacının dosyasında, uyuşmazlığa konu dönem itibariyle yapılan incelemede, davacının, davalı ... unvanlı işverene ait 1089467 sigorta sicil numaralı iş yerinde 01.07.2012 tarihinde çalışmaya başladığı, buradaki çalışmalarının 31.08.2013 tarihinde sona erdiği ve davacının talepte bulunmuş olduğu 01.07.2012 tarihinden önceki dönemde ise sicil numaraları birbirinden farklı iş yerlerinden sigortalı olarak bildirildiğinin, davacının hizmet tespiti talebi, hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının hizmetlerinin eksik bildirildiğine ilişkin iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre geçmeden açılması gerekirken 15.06.2022 tarihinde davanın açıldığı, davacının çalışmasına dair yönetmelikte gösterilen belgelerden hiç biri kuruma ulaşmadığı ve teftiş de yapılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin 14.01.2006 - 01.07.2012 tarihleri arasında davalının işyerinde pide ustası olarak kesintisiz bir şekilde çalıştığını, bu çalışmasını blok olarak gerçekleştirmiş olmasına rağmen davalı işyerinin kendisini sadece 2012 yılı 7. ayı ile 2013 yılı 8. ay arası sigortalı gösterdiğini, müvekkilinin davalının işyerinde 2006 tarihinden itibaren kesintisiz çalışmasına rağmen başka işyerlerinde sigortalı gösterildiğini ve o hizmetinin de Kurum tarafından iptal edildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işverene ait işyerinden bildirilen çalışmanın 01.07.2012 tarihinde başlayıp 31.08.2013 tarihinde son bulmuş olması ve davanın 15.06.2022 tarihinde açılmış olması karşısında, davacının 14.01.2006 – 30.06.2012 arası döneme ilişkin talebiyle ilgili, işten ayrıldıktan sonraki 5 yıllık hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçmiş olduğu, işe giriş bildirgesi ve bildirim bulunmayan dönemin hak düşürücü süre kapsamında kaldığı değerlendirilerek davanın bildirim öncesi dönem yönünden reddine karar verilmesi isabetli bulunarak 6100 sayılı HMK'nun madde 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği gerekçesine dayalı olarak esastan red kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 14.01.2006 - 01.07.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.) Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

2.) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

3. Değerlendirme
1.) Somut olayda, davacının 14.01.2006 - 01.07.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının tespitini talep ettiği, dosyaya ibraz olunan davacı hizmet döküm cetveli incelendiğinde talep konusu dönem içerisinde 14.02.2009 - 30.11.2009 ve 02.03.2010 - 05.08.2010 tarihleri arasında 1066442 sicil numaralı .../Samsun adresinde bulunan dava dışı Ak Ekmek İmalat San. Tic. Ltd. Şti. işyerinden bildirimlerin yapıldığı ve iptal edildiği, ayrıca davacının 01.10.2010-30.04.2012 tarihleri arasında 1170395, 1035375, 1184869, 1035720, 1088599, 1145110 sicil numaralı Samsun ilinden başka şehirlerde bulunan işyerlerinden bildirimlerin yapıldığı ve bu bildirimlerin de iptal edildiği, daha sonra 01.07.2012-31.08.2013 tarihleri arasında davalı işverene ait 1089467 sicil numaralı işyerinde sigortalı çalışmalarının bildirildiği anlaşılmış olup, mahkemece davacının iptal edilen sigortalı çalışmalarının davalı işyerinde geçtiği yönündeki iddiası hakkında herhangi bir araştırma yapılmaksızın, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

2.) Mahkemenin hak düşürücü süre yönünden davanın reddine ilişkin yaptığı değerlendirme, eksik incelemeye dayanmakta olup hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir.

3.) Zira davacının hizmet döküm cetvelinde uyuşmazlık konusu dönem içerisinde bulunan ve iptal edildiği belirlenen sigortalılığının kayda alınmasına göre hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Davacı kayda giren ve iptal edilen sigortalılıklarının, kayden işveren olarak görünmeyen davalı işveren yanında geçtiğini iddia ettiğinden mahkemece yapılacak iş, davacının iptal edilen sigortalılık bildirimleri yönünden Kurum kayıtları getirtilerek iptal kararları irdelenmeli, gerçek işverenlikleri araştırılarak iptal edilen hizmetlerin geçtiği işyerleri ile davalı işyeri arasında organik bağ bulunup bulunmadığı hususunda kapsamlı araştırma yapılmalı, talep konusu dönem içerisinde gerçek işverenliklerin tespiti ile çıkacak sonuca göre davacının davalı işveren nezdindeki çalışmaları bakımından hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediği netleştirilmeli, böylece gerekli tüm araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.