WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/5192 E.  ,  2023/5125 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2034 E., 2022/2413 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/281 E., 2021/278 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve fer'i müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, fer'i müdahil kurumun istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde Eylül/1999 - 25.09.2009 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını beyanla Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ...Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının çalıştığı dönemde hiçbir zaman sürekli ve kesintisiz çalışmasının olmadığını, davacının her yıl çağrı üzerine işbaşı yapan mevsimlik işçi olduğunu, davacının müvekkiline ait işyerinde sezon dönemlerinde ve sipariş olduğu zamanlardaki çalışmalarının Kuruma eksiksiz olarak bildirildiğini ve bu bildirimler neticesinde primlerinin eksiksiz olarak yatırıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olduğunu, aksi yönde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ilk işe giriş tarihinin 21.09.2000 olduğu, davacının işten çıkış tarihinin 25.09.2009 olduğu, bordro tanıklarının beyanlarından da anlaşılacağı üzere, davacının bu tarihleri arasında Ağustos-Aralık aylarında sezon döneminde devamlı-kesintisiz çalıştığı, diğer dönemlerde SGK’ya yapılan bildirim bağlamında hizmetinin bulunduğu, Emsal Yargıtay içtihatlarında imzalı ücret bordroları, işe giriş bildirgesi ve hizmet sözleşmesi ve istifa dilekçesi bulunması durumunda ayrıca ilgili dönemler yönünden sigortalının imzası olan ücret bordrosu-puantaj kayıtlarına ait aylarda SGK Başkanlığına bildirilen kadar hizmeti bulunduğu, ayrıca bu belgeler bağlamında kesintili çalışma olduğu kabul edildiği, davacının imzasını içeren ücret bordrosu kaydı bulunmamakta olduğu, yapılan araştırmalar sonucunda işyerinin mevsimlik bir işyeri olmadığı anlaşılmış, 21.05.2021 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle;
"Davanın kısmen kabulüne,
1-Davacı, ..... T.C ve ..... sigorta sicil sayılı sigortalı ...'ın davalı işveren ...Tarım Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş’ye ait ... SGK İl Müdürlüğünde ......1 işyeri sicil sayılı dosyada işlem gören üzüm işletmesi işyerinde 24.07.2001 – 25.09.2009 tarihleri arasında toplam 1459 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 839 gününün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği 620 gününün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği, bildirimi yapılmayan dönemlerde o günlerin asgari ücretini aldığı, 2001/2.dönem 11; 2001/3.dönem49; 2002/3.dönem34;2003/3.dönem 67; 2004/8.ay25; 2004/9.ay12; 2004/10.ay 5; 2004/11.ay10; 2004/12.ay30; 2005/8.ay10; 2005/9.ay10; 2005/10.ay 5; 2005/11.ay10; 2005/12.ay30; 2006/8.ay30; 2006/11.ay3; 2006/12.ay 8; 2007/8.ay30; 2007/9.ay16; 2007/10.ay30; 2007/11.ay30; 2007/12.ay30; 2008/8.ay30; 2008/9.ay30; 2008/10.ay15; 2008/11.ay 5; 2009/8.ay30; 2009/9.ay 25 gün olmak üzere, davacının 24.07.2001-25.05.2009 tarihleri arasında bildirilmeyen toplam 620 gün davalı işyerinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve fer'i müdahil kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, yerel mahkemece hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle müvekkilinin işe giriş tarihinin 24.07.2001 olarak hesaplanmasının hukuka ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, bilirkişinin, işbu davada dinlenen tanıkların çoğunun davalı işveren ile benzer konuda husumetleri olduğunu ve davalarının olması nedeniyle hükme esas alınamayacağını belirttiğini, davalı işverenin çalıştırdığı tüm işçilerin bildirimini eksik yaptığını ve sigortasız işçi çalıştırdığını, hizmet tespiti davasının mahiyeti gereği kısmen kabul durumunun söz konusu olmadığını, reddedilen kısım yönünden kurulan hükmü ve karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücreti ile yargılama giderlerini kabul etmediklerini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.İstinaf kanun yoluna başvuran fer'i müdahil Kurum vekili, davalı vekilinin 02.06.2021 tarihli beyanı dikkate alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davalı şirketin mevcut bir çok dosyasının incelenmesinde yaptığı işin niteliğine göre belirli dönemlerde dışarıdan günlük çalıştırılmak üzere işçi alımı yapıldığını, alınan işçilerin yalnızca yılın belirli zamanlarında çalıştırıldığını, davacının, Kurum kayıtlarında olan hizmet süreleri dışında bir çalışması bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesin ve net olarak davacının çalışma olgusunu ispatlayacak delil bulunmadığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, tanık beyanlarının çalışmanın ne kadar süreyle olduğuna ilişkin kesin bir bilgi vermediğini, davacının, çalıştığını iddia ettiği dönemde imzasını içeren hiçbir ücret bordrosu-puantaj kaydı bulunmadığının davacının bu dönemlerde çalışmadığının göstergesi olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, her bir davacı için ayrı ayrı inceleme yapılmadan genel olarak aynı gerekçe ile hüküm kurulduğunu, davalı şirkete ait bir çok hizmet tespit davası bulunması ve tanıklarında aynı davalıya karşı dava açmış olması nedeniyle beyanlarına itibar edilmeyeceğini, yeterli delile ulaşılamadığını ve davanın ispatlanamadığını, eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğini beyanla usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Davacının işe başlama tarihine ilişkin ilk derece mahkemesi kabulü aleyhine davacı tarafça kanun yoluna başvurulmuş olmakla birlikte yazılı iş sözleşmesi ve davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgesi dikkate alındığında tanık anlatımları ile sonuca gidilmesi mükmün görülmemiştir. Yine işten ayrılış tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olmakla davacının işe giriş bildirgesi öncesine dair çalışmalarının hak düşürücü süreye uğradığı ortada olmakla davacının bu yöndeki talebi kabul görmemiştir.

İmzalı ücret bordrosu veya davacının imzasını taşıyan puantaj kayıtlarının bulunduğu dönemlerde ise yazılı delil aksine olan tanık anlatımına itibar edilemeyecektir.

İş bu davada dinlenen bordro tanığı Ayşe Yaşamak ve ... beyanından açıkça anlaşıldığı üzere davacı kadrolu işçilerden değildir. Sezonda tam çalışırken sezon dışında sipariş geldiğinde ve iş olduğunda çağrılırsa çalışmaktadır. Yine dinlenen diğer tanıklar da sezonluk çalışma olduğunu ifade etmiştir.

Sezon döneminin Ağustos ayında başladığı kabulü ile sonuca gidildiği görülmektedir. Davacısı ... olan 01.06.1997-23.12.2015 tarihleri arasındaki süre yönünden tespit talepli ... 3. İş Mahkemesi 2016/66 E. 2018/109 K. Sayılı 29.03.2018 tarihli ilamı aleyhine yapılan istinaf üzerine Dairemizin 2018/1564 esas ve 2019/1304 karar sayılı hükmünde "... davacının puantaj cetvellerinde imzası bulunduğu sezon dönemindeki aylarda sürekli, diğer aylarda bildirim yapılan süreler kadar çalıştığı, sezon süresinin dört ay olduğu, davacı ile aynı konumda olan işçilerin açtığı ... 3.İş Mahkemesinde görülüp karara bağlanan 2018/1562,1563,1566,1567.. esas sayılı emsal dosyalarda da bu kanaate varılarak sonuca gidildiği halde bu dosyada sezon olarak Ağustos ayı ile birlikte beş ay sürekli çalışıldığının kabulü ile çelişkili yaklaşımla karar verilmesi karşısında ilk derece mahkeme kararının yerinde olmadığı belirgindir.." denilerek sezon döneminin Eylül-Aralık arası olduğuna ilişkin kabul aleyhine davacı tarafça yapılan temyiz başvurusu Yargıtay 10. H.D. 2020/3564 E. 2021/7000 K. Sayılı 26.05.2021 tarihli onama ilamı ile reddedilmiş olmakla emsal iş bu dosyadan da ortaya çıktığı üzere sezon dönemi Eylül-Aralık ayları arasına ilişkin kabul edilmelidir.

Davacının iş sözleşmesinin incelenmesinden sipariş üzerine kısmi süreli çalışma olacağının kayıt altına alındığı izlenmektedir.

Bu nedenlerle Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında tam çalışma kabulü gerekirken bu aylar dışında, bildirimden daha fazla çalışıldığının ispat edilemediğinin kabulü gerekmiştir.

Davalı işveren tarafından 07.09.2006 tarihinde sezon başladığından bahisle davacıya davet yazısı gönderdiği görülmekle birlikte davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinden davacının 2006/9 uncu dönemde bildiriminin tam yapıldığı izlenmektedir. Bu nedenle iş bu davet yazısının bir anlamının olmadığı kabul görmüştür.

Belirtilen delil durumuna göre davacının 24.07.2001 tarihinde işe başladığı, kuruma yapılan bildirime ek olarak 2001/3 üncü dönem 49 gün, 2002/3 üncü dönem 34 gün, 2003/3 üncü dönem 67 gün, 2004/9 uncu ayında 12 gün, 2004/10 uncu ayında 5 gün, 2004/11 inci ayında 10 gün, 2004/12 inci ayında 30 gün, 2005/9 uncu ayında 10 gün, 2005/10 uncu ayında 5 gün, 2005/11 inci ayında 10 gün, 2005/12 inci ayında 30 gün, 2006/11 inci ayında 3 gün, 2006/12 inci ayında 8 gün, 2007/9 uncu ayında 16 gün, 2007/10 uncu ayında 30 gün, 2007/11 inci ayında 30 gün, 2007/12 inci ayında 30 gün, 2008/9 uncu ayında 30 gün, 2008/10 uncu ayında 15 gün, 2008/11 inci ayında 5 gün, 2008/12 inci ayında 30 gün, 2009/9 uncu ayında 25 gün çalışmasının bulunduğu ve fakat bildiriminin yapılmadığının tespiti gerekmiştir..." gerekçesiyle;
"A) 1-Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nden verilen 10/06/2021 tarih, 2019/281 Esas ve 2021/278 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ilişkin davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı yasanın 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine,

2-İstinaf yargılama giderlerinin başvuru sahibi üzerinde bırakılmasına,

3-İstinaf talebi reddedilen davacıdan alınması gereken 80,70 TL harçtan peşin alınmış 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

B) 1-Fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nden verilen 10/06/2021 tarih, 2019/281 Esas ve 2021/278 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına,

Davacının davasının kısmen kabulü ile,
Davacının davalı işverene ait, 1029365.45 sicil sayılı işyerinde, dönemin asgari ücreti ile, 2001/3 üncü dönem 49 gün, 2002/3 üncü dönem 34 gün, 2003/3 üncü dönem 67 gün, 2004/9 uncu ayında 12 gün, 2004/10 uncu ayında 5 gün, 2004/11 inci ayında 10 gün, 2004/12 inci ayında 30 gün, 2005/9 uncu ayında 10 gün, 2005/10 uncu ayında 5 gün, 2005/11 inci ayında 10 gün, 2005/12 inci ayında 30 gün, 2006/11 inci ayında 3 gün, 2006/12 inci ayında 8 gün, 2007/9 uncu ayında 16 gün, 2007/10 uncu ayında 30 gün, 2007/11 inci ayında 30 gün, 2007/12 inci ayında 30 gün, 2008/9 uncu ayında 30 gün, 2008/10 uncu ayında 15 gün, 2008/11 inci ayında 5 gün, 2008/12 inci ayında 30 gün, 2009/9 uncu ayında 25 gün çalışmasının kuruma bildirilmediğinin tespitine,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, " karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; İstinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.