WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/5121 E.  ,  2023/5354 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2707 E., 2023/126 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/285 E., 2022/269 K.

Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı iş yerinde 01.05.2012 ve 30.10.2012 tarihleri arasında 6 ay süre ile inşaat ustası olarak aylık 3.000 TL net ücret ile çalıştığını, ancak davalı iş veren tarafından müvekkilinin sigortasının yapılmadığını ve primlerinin yatırılmadığını belirterek müvekkilinin davalı iş yerinde 01.05.2012 - 30.10.2012 tarihleri arası bildirimleri yapılmayan hizmetlerinin gerçek ücreti üzerinden tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket çağrı kağıdı tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
Diğer feri müdahil Kurum vekili ise cevap dilekçesinde; kurumca tesis edilen işlemlerin kanuna ve mevzuata uygun olduğunu, kurum kayıtlarının aksinin aynı değerdeki yazılı belgelerle kanıtlanabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; davalı şirketin 2012 dönemine ait bordrolarının bulunmadığı, zabıta araştırmasında da kamu tanığının tespit edilemediği, sevk irsaliyelerinde ismi yer alan tanığın beyanının alındığı, tanık beyanında irsaliyedeki malları villa inşaatında davacıya imza karşılığı teslim ettiğini beyan ettiği, bu durumda davacının sevk irsaliyelerinde belirtilen 25.07.2012-31.08.2012 tarihleri arasında davalı Füzyon Yapı Malzemeleri Pazarlama Ltd. Şti.'de çalıştığının kabulünün yerinde olacağı, davacı davalı şirkette aylık net 3.000 TL ücret ile çalıştığını iddia etmekte ise de tespiti talep edilen ücretin HMK'nın 200 ve 202 nci maddesinde belirtilen ispat sınırının üzerinde olduğu, davacının iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, prime esas kazanç yönünden davacının iddiasını yazılı belgelerle kanıtlayamadığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait 1117113 sicil nolu iş yerinde 25.07.2012-31.08.2012 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'a tabi olarak hizmet akdi ile brüt asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine, davacının prime esas kazançlarının eksik bildirildiği yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili, hükme esas alınan taraflı tanık beyanlarının kabulü mümkün olmadığından davanın bu yönden reddinin gerektiği yönlerinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacının ücret talebi yönünden soyut beyanı dışında herhangi bir bilgi belge bulunmadığından bu talep yönünden reddine, hizmet tespiti talebi yönünden ise komşu işyeri tanıkları beyanları ve irsaliye faturaları dikkate alınarak verilen kararın yerinde olduğu, bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçelerinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.05.2012-30.10.2012 tarihleri arasında çalıştığının ve prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80, 86 ncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 80, 86 ncı maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, “Sigortalılık hallerinin birleşmesi” başlığını taşıyan 53 üncü maddesinin ilk fıkrasında, sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı öngörülmüştür.

5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin ilk fıkrası daha sonra 6111 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi ile değişikliğe uğramıştır. 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren bu maddede, sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi durumunda ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı açıklanmış, 5510 sayılı Kanun'a 6111 sayılı Kanunla eklenen geçici 33 üncü maddede de, Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişikliklerin, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Somut davada, davacı 01.05.2012-30.10.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacının 25.07.2012-31.08.2012 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davacının talep ettiği dönemde 4/a kapsamında çalışmasının bulunmadığı, ancak bu dönemle çakışan 13.04.2011-12.12.2012 tarihleri arasında 4/b kapsamında zorunlu sigortalılığının bulunduğu, çalışıldığı iddia olunan iş yerinin 27.02.2007-29.06.2007 döneminde kanun kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece tespite karar verilen iş yeri talep edilen dönemde kanun kapsamında olmadığı gibi aynı dönemde çakışan 4/b sigortalılığının da varlığı gözetildiğinde hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

Mahkemece davacının beyanı alınmak suretiyle çalıştığı iş yeri, kimlerle birlikte çalıştığı, çalışma şeklinin nasıl olduğu gibi hususlar açıklattırılarak dava konusu somutlaştırılmalı, çalışıldığı iddia edilen iş yeri saptanmalı, bu iş yeri ile ilgili bilgi ve belgeler ile dönem bordroları celp edilerek bordro tanıkları dinlenilmeli, çalışmanın varlığı ve süresi tespit edilmelidir. Diğer yandan davacıya ait 4/b sigortalılık dosyası feri müdahil kurumdan celp edilerek, talep edilen dönemle çakışan süre yönünden 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi kapsamında inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.