10. Hukuk Dairesi 2023/5106 E. , 2023/5998 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2673 E., 2023/31 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/340 E., 2022/290 K.
Taraflar arasındaki davacının davalı işveren yanında 17.10.1995-01.06.1999 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti ile beraber 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında geçtiğinin tespiti ve buna göre itibari hizmet sürelerinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı Yenigün Haber Ajansı Basın Yayın AŞ. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince fer'i müdahil ve davalı işveren vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil SGK vekili ile davalı Yenigün Haber Ajansı Basın Yayın A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalının ... Bürosunda (Cumhuriyet Gazetesi) 17.10.1995 tarihinde muhabir olarak çalışmaya başladığını, ancak işi girişinin davalı tarafından 01.06.1999 da bildirildiği, 17.10.1995-31.01.2014 arasında davalı yanında muhabir/gazeteci olarak aralıksız çalıştığını ileri sürerek 17.10.1995-01.06.1999 arasında davalı yanında Basın İş Kanun'u kapsamında hizmet ilişkisinin bulunduğunun tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı işveren vekilli özetle davacının itibari hizmet süresinden faydalandırılmasını gerektirir şekilde çalışmalarının bulunmadığını, buna göre yapılan bildirimlerin doğru ve gerçek çalışma şekillerine dayalı olup eksik çalışma bildirimlerinin dahi olmadığını davacının iddiasının ispatlanmadığı gerekçesi ile haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesince, "....Tüm dosya kapsamı, dinlenen tanıklar, konu ile ilgili yasal mevzuat, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında belirtilen hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava konusu dönemde askerde olmadığı belirlenmiş, kaldırma kararı öncesi ve sonrası dinlenen 18.10.1996-18.10.1997 arası bordro tanığı, 01.10.1997-15.07.1998 ile 13.03.1999-30.06.1999 arası bordro tanığı, 01.01.1993-30.06.1999 arası bordro tanıklarının davacının ücretli tam zamanlı olarak çalıştığını beyan ettikleri anlaşılmış olup, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin hizmet akdi olarak kabulü ile kaldırma kararı öncesi verilen gerekçelerle davacının 1002352.06 sicil sayılı işyerinde 17.10.1995-31.05.1999 tarihleri arasında Basın İş Kanun'u kapsamında çalıştığının tespiti gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulü ile, davacının 1002352 sicil sayılı işyerinde 17.10.1995-31.05.1999 tarihleri arasında Basın İş Yasası kapsamında çalıştığının tespitine, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren vekili ile fer'i müdahil SGK vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı işveren şirket vekili özetle, sigortasız çalışma iddiasının ispatlanamadığını, davacının çalışmalarının fikir ve sanat eseri olarak değerlendirilemeyeceğinden basın iş kanunu kapsamında bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili özetle, davacının çalışmalarının kurum kayıtlarında görüldüğü gibi olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece dinlenen tanıklar beyanı ile ispatının kabul edilemeyeceğini, tanıkların Yargıtay'ın aradığı nitelikte olmadığını, çalışmanın basın iş kapsamında olmadığını, kurumun fer'i müdahil olup aleyhine vekalet ücreti yargılama giderine hükmedilemeyeceğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Davalının ve Fer'i Müdahil Kurum'un istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının çalışmalarının kurum kayıtlarında görüldüğü gibi olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece dinlenen tanıklar beyanı ile ispatının kabul edilemeyeceğini, tanıkların Yargıtay'ın aradığı nitelikte olmadığını, çalışmanın basın iş kapsamında olmadığını, kurumun fer'i müdahil olup aleyhine vekalet ücreti yargılama giderine hükmedilemeyeceğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
2.Davalı işveren şirket vekili, sigortasız çalışma iddiasının tam olarak araştırılmadığını ve bu nedenle ispatlanamadığını, davacının çalışmasının fikir ve sanat eseri olarak değerlendirilemeyeceğinden basın iş kanunu kapsamında bulunmadığını, mahkemece itibari hizmet süresinden faydalanma şartları araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında hizmet tespiti istemi ile beraber iddiaya konu tüm hizmetlerin 5953 sayılı Basın İş Kanunu Kapsamında geçip geçmediği hususu ile bu nedenle davacının itibari hizmet süresinden faydalanma hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun ek 5 nci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup, 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının “… Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.” hükmü gereği, davacının tespit edilen günlerinin x 0,25 formülüyle hesaplanan itibari hizmet süresinin sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, davacının hizmet tespiti ile birlikte itibari hizmet süresinin tespitini de talep etmesi karşısında, davacının her bir talebi bakımından ayrı ayrı olacak şekilde hem hizmet tespitine ilişkin olarak hem de itibari hizmet istemine ilişkin olarak 506 Sayılı Kanun hükümlerine uygun şekilde taleplerinin ayrıştırılması ile infazı mümkün bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Eldeki davada, davacının hizmet tespiti ile birlikte itibari hizmet süresinin de tespitine ilişkin talepte bulunduğu anlaşılmakta olup, bu nedenle itibari hizmet süresinin tespitine ilişkin uyuşmazlığın, 506 sayılı Kanun'un ek 5 inci madde hükümleri kapsamında, hizmet akdine tabi çalışma nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde, Sosyal Güvenlik Kurumunun davada usulünce davalı sıfatı ile taraf olmasının sağlanması gerekirken, hatalı değerlendirme ile Kuruma davada fer’i müdahil sıfatı ile yer verilmesi de isabetsizdir.
O hâlde, davalı ve ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!