WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/5092 E.  ,  2023/8526 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/237 E., 2023/120 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki Mahkeme de görülen Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eski eşi ...'dan 2001 yılında şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşandığını, bu evlilikten 2 tane çocuğunun bulunduğunu, müvekkilinin ablasının babasından dolayı yetim aylığı aldığından dolayı davalı Kuruma müracaat ederek babasından yetim aylığı talebinde bulunmadığını, ancak ekonomik yönden zor duruma düştüğü için Nisan 2012 tarihinde müracaat ettiğini, Mayıs 2012 tarihinden Ekim 2012 tarihine kadar düzenli olarak... Ziraat Bankası Şubesinden yetim maaşlarını aldığını, ancak boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespit edildiği gerekçesi ile aylıklarının kesildiğini, müvekkilinin hiçbir zaman ne belirtilen adreste ne de başka bir adreste boşandığı eşiyle karı koca gibi birlikte yaşamadığını belirterek davalı Kurumca yapılan usul ve yasaya hukuka gerçeklere Anayasaya ve hayatın olağan akışına bile aykırı maaş kesme işleminin iptaline ve geçersizliğine, böylece maaşlarının kesildiği günden itibaren tekrar bağlanmasına, kesildiği günden itibaren tarafına ödenmesine, masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevabi dilekçesinde yazılı sebeplere istinaden açılan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; “Davanın kabulü ile davacının 3/27481 tahsis numarası ile davalı Kurumdan almakta olduğu aylığın kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, davacının aylığının tekrar bağlanmasına, davacının ödenmeyen aylıklarının davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesi gerektiğinin tespitine, ” dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairece özetle; “... Somut olayda; davacı ve eşinin 13.11.2001 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma dilekçesi ve ilamında davacı ve eşinin adreslerinin aynı yer .../... sayılı yer olduğu; Adres Bilgileri Raporuna göre de davacı ve eşinin yerleşim yerlerinin davacının beyanda bulunduğu 06.01.2011 tarihine kadar aynı yer...... /... sayılı adres olduğu; 17.09.2012 tarihli Sosyal Güvenlik denetmeninin hazırlamış olduğu rapor kapsamına göre davacının 06.01.2011 tarihinde beyan ettiği... mahallesinde kaim adrese gidildiğinde adresin kapalı olup satılık ilanı bulunduğu, imzaları bulunmayan aynı apartmanın 2 ve 3 no.lu dairelerinde oturan sakinlerle yapılan görüşmede davacı, kocası ve iki müşterek çocuklarının birlikte ikamet ettiklerinin sözlü olarak beyan edildiği, yine ilgili emlak aracılığı ile mülk sahibi Hanife Bulan ile yapılan telefon görüşmesinde konutu davacının boşandığı eşi ...'a kiraladığını ve davacı, eşi ile çocuklarının birlikte ikamet ettiklerini beyan ettiği ve avukata yönlendirdiği, Av. C....ile yapılan görüşmenin neticesinde ise "Belgedir" başlıklı altı ilgili avukat kaşe ve imzasını taşıyan evrak tanzim edilerek, ev ile ilgili olarak davacının eşi ... ile görüşüldüğünün teyit edildiği, yine rapor kapsamında davacının eşi ...'ın halen kayıtlı mernis adresi olan ... mahallesinde yapılan denetim de ise dairenin kapalı olduğu başka şahısların oturduğu ve apartman yöneticisinin imzalı beyanına göre ... ın kayıtlı adresinde davacı ve çocuklarının birlikte ikamet ettiklerinin, 3-4 yıl önce ise taşındıklarının beyan edildiği; raporu tanzim eden denetmenin huzurda tanık sıfatıyla alınan yeminli beyanında tutanak içeriğini aynen doğrulayıp teyit ettiği dikkate alındığında; Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin değerlendirmesi, aksi sabit oluncaya kadar geçerli rapor karşısında, tespit edilen yukarıdaki hususlar ile örtüşmemektedir. Mahkemece yapılacak iş; artık davacı ile boşandığı eşinin fiilen birlikteliklerini sürdürdükleri yolunda bilgi ve belgeler bulunduğunun kabulü ile öncelikle Kurum tarafından tanzim olunan denetim raporunun aksi ispat oluncaya değin geçerli belgelerden olduğu gözetilmek suretiyle, lüzumuna göre rapor kapsamında adı geçen ancak beyanı alınmayan diğer malik, yönetici, daire komşuları ile belge tanzim eden avukat huzurda yeminli olarak dinlenip, çelişki olduğu taktirde rapor kapsamında bulunan imza veyahut beyanları sorularak çelişki giderilmeye çalışılmalı, yine Kurumun düzenlediği rapor sonucu davacı ve eşinin beyan ettikleri adreslerde müşterek çocukları ile dava konusu dönemde birlikte yaşadıkları tespit edildiğinden hareketle davacı ve eşinin ayrı ayrı kayıtlı adresleri dava konusu dönem yönünden tekrar irdelenmeli ve davacı ile eşinin kayıtlı adresleri yönünden ayrı ayrı bu kez geniş kapsamlı, titizlikle ve bilgi edinilen şahısların isim yada sıfatları da tutanağa eklenmek suretiyle yeniden kolluk araştırması yapılmalı, beyan edilen adreslerde dava konusu dönemde fiilen oturup oturmadıkları, birlikte yaşayıp yaşamadıkları araştırılmalı; yine beyan edilen her iki adreste de dava konusu dönem içerisinde görev yapan diğer mahalle muhtar ve azalarının kanaat edinmeye yetecek sayıda tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, çelişki oluşursa giderilmeye çalışılmalı; medula sisteminde davacı ve eşinin kayıtları araştırılmalı, böylece “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; “Davanın kabulü ile davacının 3/27481 tahsis numarası ile davalı Kurumdan almakta olduğu aylığın kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, davacının aylığının tekrar bağlanmasına, davacının ödenmeyen aylıklarının davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesi gerektiğinin tespitine,” şeklinde karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili dilekçesinde özetle; davanın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçicis3.ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı kanun )428 maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.