10. Hukuk Dairesi 2023/4963 E. , 2023/5578 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2451 E., 2022/2138 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 50. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/174 E., 2022/90 K.
Taraflar arasındaki hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 01.11.2009 tarihi itibariyle davalı işyerinde satış müdürü olarak çalışmaya başladığını, ancak davacının ücretlerinin ödenmemesi sebebi ile iş akdini haklı olarak 28.04.2010 tarihinde feshettiğini, olay sonrasında davacının bir kısım sigorta bildirimlerinin de kuruma eksik bildirildiğinin öğrenildiğini, zira 2,5 aylık bir gecikme ile sigorta bildirimlerinin yapıldığını, 15.04.2010 ile 28.04.2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının da davalı kuruma bildirilmediğini, davacının aylık ücretinin 1.450,00 TL olduğunu ancak davalının hiçbir ücret alacağını davacıya ödemediğini beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davacının 01.11.2009 - 28.04.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde 1.450,00 TL aylık ücretle çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu beyanla reddini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiş, duruşmalarda temsil edilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.11.2009 - 14.01.2010 tarihleri arasında davalı şirket işyerinde hizmet akdi ile çalıştığı, davalı şirketin davacı için 15.01.2010 tarihli işe giriş bildirgesinde 11.02.2010 tarihli ilgili makama Nasas Sigorta tarafından davacının 1.450,00 TL aylıkla çalışan şirketin satış müdürü olduğunu belirten yazısı, davacı tanıkları ..., ...'nın beyanları, bordro tanığı ...'ın davalı şirketin ortağı ve sonra da sahibi olduğu anlaşıldığından beyanına itibar edilmediği, davacının aylık ücretinin ise 1.400,00 TL net olduğu kanaatine varıldığı, kaldırma kararı doğrultusunda belirtilen eksikliklerin giderildiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, alınan ifadeler, denetime elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak; 1- Davacının 15.01.2010 - 15.04.2010 tarihleri arasındaki çalışmaları kuruma bildirildiğinden bu durumda bu kısımla ilgili olarak davanın reddine, 2-Davacının 16.04.2010 - 28.04.2010 dönemi ile ilgili sigortalılık iddiası ispat edilemediğinden bu kısımla ilgili olarakta hizmet tesbit davasının reddine, 3-Davacının 01.11.2009 - 14.01.2010 tarihleri arasında davalı şirket işyerinde hizmet akdi ve aylık net 1.400,00 TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarında kurumun feri müdahil olduğunu bu nedenle aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini,hizmet tespitine karar verilebilmesi için fiili çalışmanın inandırıcı delililerle ispat edilmesi gerektiğini, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu beyanla, kararın kaldırılmasını davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı incelendiğinde; davacının 16.01.2010 - 15.04.2010 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirimin yapıldığı, davacı vekili tarafından sunulan üzerinde ilgili makama yazılı 11.02.2010 tarihli belgede davacının satış müdürü olarak çalıştığı ve aylık 1450 TL ücret aldığı belirtildiği, Anadolu Sigorta 06.04.2010 tarihinde davalı şirketle olan acentelik sözleşmesini feshettiğini bildirdiği, davacı tarafından 08.12.2009 - 05.04.2010 tarihleri arasında düzenlenmiş sigorta poliçelerinin sunulduğu, Anadolu Sigorta şirketinin bu poliçelerin davalı şirket tarafından düzenlendiğini bildirdiği; Mahkemece dinlenen tanık beyanları, poliçe suretleri ve tüm dosya kapsamından davacının hüküm altına alınan şekilde davalı işyerinde çalışmasının sabit olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Diğer taraftan davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun “Prime Esas Ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 nci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayıl Kanun'un 86/9 ncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde, senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200 ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
3. Değerlendirme
Eldeki davada, Mahkemece davacının hizmet tespitine yönelik verilen karar yönünden isabetsizlik bulunmamakla birlikte sigorta primine esas kazanç tespiti yönünden verilen karar hatalıdır. Kabule konu 01.11.2009-14.01.2010 dönemi yönünden; davacının talep etmiş olduğu 1.400 TL'lik kısmın yazılı delille ispat sınırının üzerinde olması nedeniyle tanık ile ispatının mümkün olmadığı; tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesinin mümkün olduğu hususları gözetilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!