WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/4755 E.  ,  2023/5058 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/616 E., 2022/1127 K.
KARAR : Red

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalılardan İlkadım Belediyesinde 01.04.2007 tarihinden işten çıkarıldığı 02.03.2010 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığını, ancak 01.04.2007-01.10.2007 ve 30.09.2009-16.01.2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının SGK’ya bildirilmediğini ileri sürerek, Kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının isteminin yerinde olmadığını, davalı belediyenin resmi kurum olduğunu, tüm işlemlerinin resmi şekilde yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 30.12.2006 tarihinde 1028982 tescil numaralı işyerinde çalışmaya başladığını, çalışmalarının birden ziyade işe giriş bildirgelerine istinaden ve tescil numaraları farklı birden fazla işyerinden gerçekleştirildiğini ve yine 1071841 tescil nolu diğer davalı işveren Cihan Temizlik Ltd. Şti. çalışmalarının 16.01.2010-02.03.2010 tarihleri arasında olduğunu, tespiti istenen süre için yerleşik yargıtay kararları doğrultusunda delillerle kanıtlamasının gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 28.01.2008 tarihinde kurulduğunu, diğer davalı ... Belediyesi ile 16.01.2010 tarihinde başlayan 31.12.2010 tarihinde biten personel çalıştırmasına dayalı destek hizmet alımına ait sözleşme imzalandığını, Şirket ile diğer davalı ... arasında 4857 sayılı iş Kanun'nun 2 nci maddesinde tanımı yapılan şekilde alt işverenlik ilişkisinin bulunmadığını belirterek, davanın husumetten ve esastan reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2014 tarihli ve 2011/304 E.-2014/45 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum ve ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 21.04.2015 günlü ve 2014/11210 E.-2015/8731 K. sayılı ilamı ile; somut olayda, ihtilaflı dönemde, davacının gerek davalı işyerinden, gerekse de dava dışı işyerlerinden Kuruma bildirilen çalışmasının olmadığı, bu dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ödeme yapılmışsa kim tarafından ödendiği hususunun araştırılmadığı ve ücret belgelerinin getirtilmediğinin anlaşıldığı, yapılacak işin; davacının çalışmalarının, eylemli olup olmadığını davalı kamu kurumu kayıt ve ücret bordrolarından saptamak, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedenini araştırmak, davacının ücretinin kim tarafından ödendiğini tesbit etmek, bu konuda davacının çalıştığı dönemlerde görev yapan yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişileri ile davacının çalışmalarını bilebilecek nitelikte diğer tanıkları resen tespit ederek dinlemek, davacının iş yaptığı kişilerden ücreti aldığına dair makbuz olup olmadığını araştırmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip davacının çalışmasının niteliğini somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2022 tarihli ve 2015/616 E.-2022/1127 K. sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu döneme ilişkin tüm hizmet alım sözleşmeleri getirtilmiş ve tespiti talep edilen sözleşmeler arası dönemlerde hizmet alım sözleşmesi bulunmadığı, bu nedenle sözleşme bulunmayan dönemlere ilişkin çalışma iddiası yönünden belediyenin sorumluluğu yoluna gidilmesi gerektiği, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği, hizmet alım sözleşmesinin bulunmadığı dönemdeki ücret ödeme sistemi konusunda bilgilerine başvurulan belediye tanıkları bu hususta açıklayıcı beyanda bulunmadığı gibi, davacı 01.04.2007-01.10.2007 tarihleri arasında ücret aldığını; ancak kimin ödediğini bilmediğini; 30.09.2009-16.01.2010 tarihleri arasında işe gidip gelmeye devam ettiğini ancak ücret almadığını beyan etmekle, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 14.12.2017 tarih 2016/9366 Esas, 2017/10618 Karar sayılı ilamı "..Belediye Başkanlığının resmi kurum olması sebebiyle belgelere dayalı ücret ödemesi olmayan dönemlerde eksik hizmet bildirimlerinden Belediye Başkanlığının sorumlu tutulamayacağını göz önünde bulundurmak" resmi kurum olan davalı belediyenin belgelere dayalı ücret ödemesi olmayan dönemlerde eksik hizmet bildirimlerinden sorumlu tutulamayacağı ve iş sözleşmesi kapsamında davalı iş yerinde çalışma iddiasını ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından, çalışma olgusunun ve süresinin kesin ve inandırıcı delillerle mümkün ise yazılı deliller ile ispatını gerektiği, yan delillerle desteklenmeyen ve beyanları itibari ile çalışma süreleri netlik taşımayan ve davacı ile birlikte çalıştıklarını ifade ettikleri süreler çok kısa olan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince davacı tanıklarının tanıklıkları ile hizmet süresinin tespitinin mümkün olmadığı, davacının kayıt dışı dönemde davalı işverenlikte fiilen çalıştığını ispat edemediği anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediğini, bozma ilamı doğrultusunda eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığını, tanık beyanları ve bilirkişi raporlarının davacı lehine olan kısımlarının dikkate alınmadığını, davalı ... ile alt işverenler arasında sözleşmelerin sona ermesi ve yeni bir sözleşme yapılması sürecinde, belediye hizmetlerinin süreklilik gerektirmesi nedeniyle işçilerin sigortasız olarak çalışmaya devam ettiğinin tanık beyanlarıyla da anlaşıldığını, davalı ... Ltd. Şti. (Devralınan Çevre Temizlik Ltd. Şti.) ile davalı ... arasındaki sözleşmenin 01.02.2006-31.12.2008 tarihlerini kapsadığı, bu döneme ilişkin sadece ihale sözleşmesinin dava dosyasına alındığı ancak buna ilişkin bir inceleme yapılmadığını, tespiti istenen dönemde davacının ödenmeyen ücret alacağının da bulunduğu bu nedenle de resmi belge olmadığının göz ardı edildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı ... işyerinde 01.04.2007-01.10.2007 ve 30.09.2009-16.01.2010 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.