WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/4741 E.  ,  2023/5882 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2699 E., 2022/688 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/1593 E., 2021/334 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine,kamu düzenine aykırılık nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı ...Ş.'nin taşeronu olan Yurtiçi Lojistik A.Ş.'nde çalıştığını, 22.8.2014 tarihinde Maltepe’deki Arçelik’e ait depoda sipariş teslimi işi yaparken geçirdiği iş kazası sonucunda malul kaldığını, iş kazasının kaza tarihinde forklifti kullanan şoförün geri geri geldiği sırada arkada duran müvekkilin ayağının üzerinden geçmesi şeklinde meydana geldiğini, davalıların gerekli iş güvenliği önlemlerini almadıklarını, müvekkiline işyerinde sosyal yardım olarak 1 öğün yemek, yol ve senede bir kere tam maaş ikramiye verildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

2. Davacı vekili,06.01.2021 tarihli ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 218.318,89 TL maddi tazminatı kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Yurtiçi Lojistik Tedarik Zinciri Yönetimi ve Dağıtımı A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirketin Arçelik firmasının taşeronu olmadığını, müvekkil şirketin işyerinde iş güvenliği tedbirlerini aldığını, davacıya iş güvenliği eğitiminin verildiğini, iş kazasının davacının kendi kusuru sebebiyle meydana geldiğini, davacının kaza sonrasında işyerinde çalışmaya devam ettiğini, tedavi gördüğü dönemde müvekkil tarafından kendisine maaş ödemesinin yapıldığını, davacının aldığı geçici iş göremezlik ödeneklerinin ise maaşından mahsup edildiğini, davacının maddi ve manevi zararlarından müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ile diğer davalı arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının diğer davalı nezdinde çalıştığını, olayda müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce taraf tanıkları dinlenmiş alanında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden kusur durumuna dair rapor alınmıştır. Olay günü davalı ...'e ait depoda çay molası verildiği esnada davalı Yurtiçi Lojistik çalışanı davacının iş arkadaşlarıyla iş yeri içindeki dinlenme salonuna gitmek için dava dışı ... yönetimindeki forklifte binmeye çalışması esnasında düştüğü ve sol ayağının tekerin altında kalarak iş kazası geçirdiği anlaşılmıştır. Davalı şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, kazanın davalı ... şirketinin kendi iş yeri sınırları içerisinde ya da Türkiye genelinde Yurtiçi Lojistiğin deposunda veya kiralatarak aralarındaki sözleşme kapsamındaki bağlayıcı hükümleriyle ürünlerini kendi kontrolünde stoklattığı, deposunda meydana geldiği, davalı ... şirketinin asıl işveren olarak alt işveren davalı Yurtiçi Lojistik üzerinde kontrol oluşturmaması, denetim ile gözetim görevinin gereği gibi yerine getirmemesi nedenleriyle meydana gelen kazada %15 oranında kusurlu olduğu, davalı Yurtiçi Lojistik şirketinin ise sorumluluğundaki iş makinasını (forklift) yük kaldırma, taşıma, istifleme, iletme görevinin yanında insan nakliyesi yapılmasına göz yumulması nedeniyle tehlikeli durum oluşturulmasına yol açılması ve bu konuda yasaklayıcı, caydırıcı kurallar oluşturulmaması, denetim ve gözetim görevini yerine getirmemesi nedenleriyle meydana gelen kazada %35 oranında kusurlu olduğu, dava dışı forklift operatörü ...'nın diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmesi nedeniyle meydana gelen kazada %25 oranında kusurlu olduğu, davacının ise iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili usul ve şartlara uymaması, yaptığı için tehlikeli işler sınıfına girmesine rağmen insan taşıması yasak olan forklifte binmeye çalışıp tehlikeli harekette bulunması nedeniyle meydana gelen kazada %25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce kusur heyet raporu denetime uygun bulunmuş dosya hesap bilirkişiye tevdii edilmiştir. Ücret bodrolarında davacının son net ücretinin 952,22 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacıya düzenli olarak ikramiye ödemesi yapıldığı anlaşılmış olup 94,50 TL ikramiye ücreti giydirilmiş brüt ücret hesabında dikkate alınmıştır. Meydana gelen olaydaki kusur oranları ve davacıdaki kalıcı maluliyet nedeni ile davacının maddi zararının 214,490,42 TL olduğu anlaşılmıştır..." gerekçesiyle, 214.490,42-TL maddi tazminatın olay tarihi 22.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

2-Takdiren 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihi 01.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Yurtiçi Lojistik Tedarik Zinciri Yönetimi ve Dağıtımı A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirket ile diğer davalı arasında bir asıl işveren – alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, davaya konu kazada davacının tam kusurlu olduğunu, illiyet bağının kesildiğini, kusur oranlarının dosya kapsamında hatalı olarak tespit edildiğini, davacının uğramış olduğu iş kazasının kendi kusuru ile meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine tespit edilen kusur oranlarını kesinlikle kabul etmediklerini, aynı raporda davacıya yüklenen kusur oranının da gerçeklikten ne kadar uzak olduğunun açık bir şekilde görüldüğünü, kazaya kendi kusuru ile sebebiyet veren davacının %25’lik kusur oranına sahip olmasının kabulünün mümkün olmadığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda ...'nın kusur oranı %25 olarak tespit edildiğini ancak maddi tazminata ilişkin olarak yapılan hesaplamada toplam tutar hesaplanırken Emir Yalvarıcı'nın kusur oranı olan %25'inde davalıların kusur oranlarına dahil edildiğini ve toplam %75 kusuru oranı üzerinden hesaplama yapıldığını, davacının manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, maluliyet oranı tespitine itiraz ettiklerini, meslekle kazanma gücü kaybına uğradığını iddia eden başvurunun işçi tarafından yapılması gereken şey hak alanını ilgilendirmesi sebebiyle SGK ve işvereni hasım göstermek suretiyle maluliyetin tespiti davası açmak olduğunu, bu davanın sonucunda işçinin sürekli iş göremezliğe maruz kaldığının tespit edilmesi durumunda bu defa işçi tarafından işveren ile varsa sorumlu olan üçüncü kişiler aleyhinde iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davası açılabileceğunu, davacının maluliyet raporunun Adli Tıp İhtisas Kurulunca alınması gerektiğini, iş kazası sebebiyle SGK tarafından davacıya yapılan ödemeler ile davacıya bağlanan gelirin peşin sermaya değerinin tamanının mahsup edilmesi gerektiğini, Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

2.Davalı ...Ş. vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde, dava konusu iş kazası ile ilgili olarak SGK tarafından hazırlanan raporda müvekkili şirketin sorumlu görülmediğinden SGK’nın rücu davasında müvekkili şirketin tarafı olarak gösterilmediğini, bu dosyanın hangi mahkemede olduğunun tespiti ile celbinin talep edilmesine rağmen mahkemenin bu taleplerini görmezden geldiğini, müvekkili şirketin davacının asıl işvereni olduğu kabulü ile müvekkili şirkete dava konusu olaya ilişkin kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile Yurtiçi Lojistik arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin iş kazasına ilişkin sorumluluğunu doğuracak başkaca bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkili şirket asıl işveren olarak kabul edilse dahi dava konusu iş kazasının davacının ağır kusuru ile gerçekleştiğinden bahisle illiyet bağının kesileceğini, müvekkili şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, dava dışı ...'nın %25'lik kusur oranına denk gelen tutarın müşterek ve müteselsil sorumluluk uyarınca müvekkili şirketten ve diğer davalıdan alınabileceğine karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu iş kazası sebebiyle SGK tarafından davacıya yapılan ödemeler ile davacıya bağlanan gelirin peşin sermaya değerinin tamamının mahsup edilmesi gerektiğini, aksu halde davacının haksız zenginleşeceğinin açık olduğunu, işbu dava için yapılan tazminat hesabında SGK’nın yapmış olduğu ödemelerin ne kadarının mahsup edilebileceğinin tespiti için SGK tarafından diğer davalı Yurtiçi Kargo'ya karşı açılan rücu davasına ilişkin dosyanın celbi gerekeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"... ayın iş kazası olduğu, hükme esas kusur heyet bilirkişi raporunun gerekli hukuki ve teknik verileri içerdiği, denetime elverişli, yasal düzenleme, içtihat, dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu, davalının kusura ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığının tespit edildiği, davalı vekilinin maddi tazminat hesap yöntemine ve kabul edilen ücrete ilişkin istinaf nedenlerinin de yerinde görülmediği,manevi tazminat istemi yönünden de mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarı dosya kapsamına uygun bulunmuş olduğu..." gerekçesiyle Davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,

Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede ilk derece mahkemesince verilen kararın kısmen usul ve yasaya aykırı olduğu, lakin dosyada delillerin toplanmış olmasına göre karardaki hata ve eksikliklerin yerel mahkemesine gönderilmeksizin dosya üzerinden Dairemizce değerlendirilip yeniden hüküm kurulabileceği anlaşıldığından, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına,
Davanın kısmen kabulüne,
214.490,42 TL maddi tazminatın olay tarihi 22.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
Takdiren 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 01.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 51, 52, 53 ve 55 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, 6331 sayılı yasanın ilgili hükümleridir.

3. Değerlendirme
4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.

3. İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 7 nci fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

4. 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile sorumlu tutulmuştur.

5. 4857 sayılı Kanun'un 2/7 nci maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.

6. Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 6 ncı fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.

7. Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.

a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.

b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.

c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.

d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.

e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.

f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)

7.Somut olayda,kazalı, davalı Yurtiçi lojistik şirketine eleman temin eden dava dışı Alarga Lojistik ve Fason Hizm. Tic. Ltd. Şti. Firması sigortalısı iken Yurtiçi Loj.A.Ş. tarafından,Arçelik A.Ş.'nin deposunda beyaz eşyaların tasnifi, kabulü ve sevki gibi işlerde çalıştırılan davacı ...'in 22.08.2014 tarihinde forkliftin arkasına binmek isterken ...'nın sevk ve idaresindeki forkliftin ayağını ezmesi ve davacının %21,2 oranında malul kalması şeklinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.Kazanın gerçekleştiği depo işyeri ile ilgili olarak dosyada bulunan davalı ...Ş İle davalı Davalı Yurtiçi Lojistik Tedarik Zinciri Yönetimi ve Dağıtımı A.Ş. Arasında 08.08.2011 tarihli bayi ortak deposu hizmet sözleşmesinin mevcut olduğu sözleşme konusunun Arçelik'e T.C sınırları içinde kurulacak Arçelik bayi ortak depoları ile Arçelik ve/veya bayiilerine depolama hizmeti verilmesi hususunu ihtiva ettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece dava dışı Alarga Lojistik ve Fason Hizm. Tic. Ltd. Şti.ile davalılar arasındaki hukuki ilişkinin ne olduğu, ilişkinin asıl – alt işveren ilişkisinin, anahtar teslimi - götürü usul iş ilişkisinin olup olmadığının evveliyatla belirlenmesi gerekmektedir.

8.Mahkemece yapılması gereken iş, dava dışı Alarga Lojistik ve Fason Hizm. Tic. Ltd. Şti. Firması ile davalılar arasında varsa akdolunan sözleşme ve eklerinin onaylı sureti getirilmeli, rücuen tazminat dava dosyası, ceza dava dosyası içerikleri kayıt ve belgeler dosyaya kazandırılmalı, davacı ile davalılar ve dava dışı Alarga Lojistik ve Fason Hizm. Tic. Ltd. Şti. arasındaki hukuki ilişkinin ve yapılan anlaşmanın niteliği, davalılar arasındaki sözleşmeler, Kurum müfettiş raporu, ceza dosyası, tazminat dosyası, tüm tanık beyanları ve dosya içeriği dikkate alınmak suretiyle irdelenip belirlenmeli ve varılacak sonuca göre karar verilmelidir.

10. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup verilen hüküm temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.