10. Hukuk Dairesi 2023/4729 E. , 2024/7508 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/781 E., 2021/1506 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/241 E., 2020/102 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararınının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 31.01.2009 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette şoför olarak çalıştığını, Antalya ilinde ... dolum tesisine gaz boşaltımı yapmak üzere gittiğini, gaz boşaltımı yapmak üzere hortumu vanaya monte etmek isterken çekiçle vurduğunu, vanadan sıçrayan metal parçasının gözüne isabet etmesi sonucu kazanın meydana geldiğini, kaza sırasında işçinin gözünde koruyucu gözlük bulunduğunu, davacı işçiye 2007-2008 yılında uygulamalı eğitim verildiğini, davalı şirketin kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile dava dışı ... Taşımacılık A.Ş. arasında bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle davada taraf sıfatını haiz olmamasından dolayı dava şartları gerçekleşmemesi sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 99.001,99 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 31.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 31.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporlarında çelişkiler olduğunu, söz konusu çelişkilerin giderilmediğini, aktif ve pasif dönemlere ilişkin yapılan hesaplamaların hangi somut veriler ve miktarlar üzerinden yapıldığının anlaşılmadığını, hesaplanan tazminat miktarlarında çelişkiler olduğunu, davacının uzun yol tanker şoförü olduğunu, asgari ücretle çalışmadığını ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada davalı şirketin bir kusurunun bulunmadığını, davalı şirkete isnat edilen kusur oranının hatalı olduğunu, davacıya iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitimlerin ve ekipmanların verildiğini, birleşen dava yönünden hüküm kurulmadığını, tazminat hesap raporunun hatalı olduğunu, pasif dönem hesabında asgari geçim indirimi yapılıp yapılmadığının anlaşılmadığını ileri sürmüştür.
3.Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kendi çalışanları olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davacının diğer davalı şirket çalışanı olduğunu, davacının alacaklarından sorumlu olmadıklarını, davacının kendi kusuruyla kazanın meydana geldiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ün davalıya ait işyerinde çalışırken 31.01.2009 tarihinde Antalya ilinde ... dolum tesisine gaz boşaltımı yapmak üzere hortumu vanaya monte etmek isterken çekiçle vurduğu sırada vanadan sıçrayan metal parçasının gözüne isabet etmesi sonucu iş kazasının meydana geldiği, iş kazasının meydana gelmesinde asıl işveren ... A.Ş.'nin %15, alt işveren ... Taşımacılık A.Ş.'nin %15 oranında kusurlu olduğu, toplamda %30 davalıların kusurlu bulundukları, davacı ...'ün %70 oranında kusurlu olduğu, Mahkemece hükme esas alınan 16.04.2015 tarihli kusur raporunun iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 4857 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, raporun gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, taraflara yüklenen kusur oran ve aidiyetlerinin dayanaklarının belirtildiği, kusur oranlarına yönelik istinaf nedeninin yerinde görülmediği, davalılar arasında 4857 sayılı Kanun'un 2/6 ncı maddesi uyarınca asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davacının işvereni olan davalı ... Şirketinin diğer davalıya ait gaz, yakıt vs. nin nakliyesini yaptığı, asıl işveren ve alt işveren olarak davalıların teselsülen hükmedilen tazminatlardan sorumlu olduğu anlaşıldığından aksi yöndeki itirazlara itibar edilmediği, kaldı ki aynı davalılara karşı sonuçlandırılan rücuen tazminat dosyasında da davalıların eldeki dosya ile aynı kusur oranlarından asıl-alt işveren olarak birlikte sorumlu tutulduğu, davacının uzun yol tanker şoförü olarak çalıştığı iddia edilse de, dava dilekçesinde ücret seviyesinin belirtilmediği sadece asgari ücretin üzerinde ücretle çalıştığı, birleşen dosyalardan 2015/143 E.-367 K. sayılı dosyada aynı davacı vekilinin davacının net 1.000,00 TL ücretle çalıştığını ileri sürdüğü, geri çevirme öncesi kararı sonrası meslek odalarından ve TUİK'den emsal ücret araştırmasının yapıldığı, Mahkemece, imzalı bordrolara itibar edilerek asgari ücret seviyesi esas alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, ancak meslek odalarından gelen cevapların çelişkili ve iddia edilen ücret seviyesinin üzerinde olduğu gözetildiğinde, TUİK verisinin yani davacının asgari ücretin 1.4559 katıyla çalıştığının kabulünün dosya kapsamına uygun düşeceğinin değerlendirildiği, davacının ilk karara dayanak yapılan hesap raporuna itiraz etmediği gibi karara karşı istinaf yoluna da başvurmadığı, bu durumda davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın da gözetilmek suretiyle maddi tazminat hesabında bilinen dönem sonu olarak ilk karara esas tazminat hesabında tespit edilen 31.12.2016 tarihinin esas alınması gerektiği, her ne kadar davacı vekili yol ve yemeğin de tazminata esas ücrete dahil edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında bu ayni yardımlardan yararlandığı ispatlanamadığından ve geri çevirme öncesi de emsal ücretin yemek ve diğer masraflar dahil 1.500,00 TL olarak bildirildiği, ayrıca emsal olarak bildirilen ücrete yol ve yemek ücretinin eklenmediği, sunulan bordrolardan da bu yönde bir tespit yapılamadığı anlaşılmakla davacı vekilinin itirazının yersiz olduğunun anlaşıldığı, TUİK verisi esas alınmak suretiyle davalıların asgari geçim indirimine yönelik itirazları da gözetilmek suretiyle Dairece re'sen yapılan hesaplamanın ayrıntılarının aşağıda gösterildiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmü yerine geçmek üzere; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 78.915,97 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 31.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 31.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada davalı şirketin bir kusurunun bulunmadığını, davalı şirkete isnat edilen kusur oranının hatalı olduğunu, davacıya iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitimlerin ve ekipmanların verildiğini, davacının asgari ücret ile çalıştığını ileri sürmüştür.
3.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kendi çalışanları olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davacının diğer davalı şirket çalışanı olduğunu, davacının alacaklarından sorumlu olmadıklarını, davacının kendi kusuruyla kazanın meydana geldiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 ncü maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!