10. Hukuk Dairesi 2023/4666 E. , 2024/1534 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1488 E., 2023/264 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/173 E., 2022/49 K.
Taraflar arasındaki 3201 sayılı Kanun Kapsamında borçlanılarak elde edilen hizmetlerin geçtiği ilgili yıllara mal edilmesi suretiyle yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespit edilmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Müvekkilinin talep dilekçesi ile davalı Kuruma 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanma talebinde bulunmuş ve bu talebi SGK İl Müdürlüğüce kabul edilerek borç tahakkuk cetveli düzenlendiğini, müvekkilinin, tahakkuk eden borcu ödeyerek maaş tahsis talebinde bulunmuş ve bu talebi kabul edilerek kendisine emekli aylığı bağlandığını, ancak davalı Kurumca yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu gören müvekkilinin, 09.10.2018 tarihli dilekçesi ile maaş tahsis işleminin hatalı olduğunu ve hesaplamanın yeniden yapılmasını talep etmiş, Kurum 10.10.2018 tarih ve 38312417-205.02.01.-E-13290935 sayılı yazısı ile bu talebi red edildiğini, Kurumun yaptığı işlem hatalı olduğunu, belirterek, davanın kabulüne, davalı Kurumca yapılan hatalı işlemin iptaline ve yeniden yapılacak hesaplamaya göre tahsis talep tarihinden itibaren müvekkilime emekli aylığı tahsis edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın olmadığını belirtmiş, davacı hakkında Kurumca borçlanılan sürelerin zaten davacı lehine mal edilmiş olduğunu buna göre bağlanan aylığında da herhangi bir hatanın bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı; bilgi, belge ve deliller incelendiğinde; davacının 3201 sayılı Kanun'a göre borçlandığı süreye göre, SGKB'lığının yaşlılık aylığını hesaplamasının ilgili Kanun hükümleri de nazara alınarak bilirkişice yapılan hesaplamada davacının yaşlılık aylığı 01.06.2017 tarihi itibari ile 1.536,23 TL olarak hesaplandığı, davalı Kurumun hesaplamasına göre ise 1.532,09 TL olduğu, aradaki farkın 1.536,23-1.532,09=4,14 TL olduğu, bu farkın çok cüzi olduğu, bilirkişice ve SGK Başkanlığından gelen maaş dökümlerinden aradaki farkın nereden kaynaklandığının tespit edilemediği farkın maddi hatadan kaynaklanmış olabileceği kanaati ile davacının davasının reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, kısmi borçlanmaya engel bir düzenleme bulunmadığını, Kurumun borçlanılacak süreleri konusunda davacıya bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının Almanya'daki sosyal güvenliğe tabi çalışma başlangıcından ileriye doğru borçlanabilme hakkı tanınması gerektiğini ileri sürmüş ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; 1988/3 üncü döneminde 21 gün Türkiye'de sigortalı çalışması olan davacının 17.04.2017 tarihli dilekçe ile 5450 günlük yurt dışı hizmet borçlanması talebinde bulunduğu, Kurum tarafından 5450 günlük borçlanmanın 01.06.1993 ile 20.03.2008 arasına mal edildiği, Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda 2000 öncesi ve 2000 sonrası hizmetlerin yasal düzenlemelere göre ayrıştırılarak A ve B aylıklarının hesaplandığı TÜFE ve GH artış oranlarına göre güncelleştirme yapılarak 01.06.2017 tarihi itibariyle yaşlılık aylığının hesaplandığı, Kurum tarafından ödenen aylıklar ile arasındaki cüzi farkın yuvarlama yapılmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine dair Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, hakkında 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğin işlem yapıldığını, oysa Almanya'daki sosyal güvenliğe tabi çalışma başlangıcından ileriye doğru borçlanabilme hakkı tanınması gerektiğini ileri sürmüş buna göre davanın reddine dair verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanması ile elde edilen hizmetlerin aylık bağlama ve tahsis işlemleri sırasında hangi esaslara göre mal edilerek yaşlılık aylığının hesaplanacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile birlikte 3201 sayılı Kanun'un 5 inci ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
Yurt dışında bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanun'un “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1 inci maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır.
3201 sayılı Kanun'un, 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ile değişik “ Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5 inci maddesi ise “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.
Sosyal Güvenlik Kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir…” hükmünü içermekte olup; Kanun'un anılan açık hükmü karşısında, 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılan yurt dışı hizmet borçlanmalarında esas alınan yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin, Kanun'un 5 inci madde hükmü uyarınca, ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi; giderek, belirlenen ve borçlanılan bu süreler üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması gerekecektir.
Eldeki davada ise yukarıda belirtilen yasal düzenlemenin dikkate alınması gerekliliğine ilişkin yaklaşım yerinde ise de davacının bağlanan aylığın miktarında Kurum hatasının mevcut olduğuna ilişkin iddiası üzerinde de durulması ile 4,14 TL tutarında farkın yuvarlama hatasından kaynaklanamayacağı dikkate alınarak, öncelikle davacı hakkında bağlanan aylık tahsis dosyasının tamamının celbi ile ödenmesi gereken aylık miktarı bakımından Kurum verileri ile karşılaştırma yapılan ve denetime elverişli bir hesap raporunun aldırılması suretiyle, bağlanan aylığın miktarında hatanın olup olmadığının denetlenmesi ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!