WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/4611 E.  ,  2024/3274 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2761 E., 2023/238 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/17 E., 2021/315 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının isteğe bağlı sigortalılığının iptaline dair işleminin iptaline, bu iptal ile beraber 12.10.2020 tarihli Kurum işleminin iptali ile davacının başvuru tarihi olan 10.08.2020 tarihinden bu tarafa emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın beyanlarını kabul etmediklerini, davacı tarafın 10.08.2020 tarihli dilekçesi ile emekli aylığı bağlanmasını talep ettiğini, Kurumca 12.10.2020 tarih ve 12180206 sayılı yazı ile davacıya; 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinde belirtilen şartları taşımadığından emeklilik talebinin reddedildiğinin bildirildiğini, davacı tarafça Kuruma bildirilen belgelerden tespit edilen hususlar nedeniyle Kurum tarafından 2013/11 sayılı genelge gereği davacının 21.01.2005-31.08.2010 tarihleri arası isteğe bağlı ödemelerinin iptal edildiğini, davacının emekli aylığı bağlanması için başvuru tarihi itibariyle gerekli koşulların tamamının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, gerekli şartları taşımayan davacının Kurumca emekli aylığı talebinin reddine ilişkin işleminde kanuna aykırı bir yön bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 21.01.2005-01.10.2008 tarihleri arasında davacının isteğe bağlı sigortalılığı incelendiğinde; davacının 21.01.2005 - 30.09.2008 dönemlerinde davalı Kuruma isteğe bağlı sigorta ödediği, davalı Kurumun davacının Almanya'da çalıştığı zorunlu sigortalı olduğu dönemlerde isteğe bağlı sigortalılığı geçersiz sayılarak davacının isteğe bağlı sigortalılığının iptal edildiği, davacının isteğe bağlı sigortalılığı 01.10.2008 öncesi olup 506 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinde geçen, "...herhangi bir Sosyal Güvenlik Kuruluşuna..." deyiminin Türkiye'deki Sosyal Güvenlik Kuruluşlarını amaçladığı, 506 sayılı Kanunu'nda isteğe bağlı sigortalılık şartlarında, yurt dışında çalışma veya yurt dışında ikamete dayalı bir şart bulunmadığı, Türkiye'de ikamet etme koşulunun, 01.10.2008 tarihinden sonra 5510 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi ile getirilmiş olduğu gözetilerek davalı Kurumun 01.10.2008 öncesi geçersiz saydığı davacının isteğe bağlı sigortalılığının iptali işleminin hukuka aykırı olduğu; davacının 01.10.2008-31.08.2010 tarihleri arasında davacının isteğe bağlı sigortalılığı incelendiğinde; davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinde düzenlenmiş olduğu, davacının 01.10.2008 tarihinden sonra isteğe bağlı sigortalı kabul edilebilmesi için; ikametinin önem taşıdığı, davacının nüfus kayıtları incelendiğinde; davacının Dış İşleri Bakanlığına 19.09.2007 tarihinde Berlin / Almanya adresinin verdiği, davacının nihayet 15.08.2011 tarihinde İlk Adım Nüfus Müdürlüğüne yurt içi adresi verdiği, davacının yurda giriş ve çıkış kayıtları incelendiğinde; davacının 21.08.2008 tarihinde yurttan çıktığı, 07.07.2009 tarihinde yurda girdiği ve kısa bir zaman sonra 28.07.2009 tarihinde yeniden yurttan çıkış yaptığı, davacının yaklaşık 2 yıl sonra 06.08.2011 tarihinde yurda tekrar giriş yaptığı, davacının 01.10.2008 tarihinden 06.08.2011 tarihleri arasında yalnızca yaz aylarında kısa süre olarak ülkede kaldığı, davacının yılın 11 ayından daha fazla bir süreyi yurt dışında geçirdiği, davacının sürekli kalmak amacı ile oturduğu yerin yani yerleşim yerinin Almanya ülkesinde bulunduğu, davacının Almanya'da ikamet ettiği ve yerleşim yerinin Almanya ülkesinde olduğu ve Almanya ile Türkiye arasında sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış olması nedenleriyle davacının 01.10.2008-31.08.2010 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılığını iptal eden Kurum işlemi yerinde görüldüğü; bu kapsamda davacının 4/1-a kapsamında 3923 gün hizmetinin olduğu, davacının 21.01.2005-01.10.2008 (1210 gün) tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığının da geçerli olduğu kabul edildiğinde davacının toplam (3923+1210=5133 gün) 5133 prim gününün olduğu ve davacının 01.10.2008-31.08.2010 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı sayılması mümkün olmadığından davacının gerekli olan 5675 prim gün sayısı koşulunu karşılamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf başvurusunda; davacının 21.01.2005-31.08.2010 tarihleri arasındaki sigortalılıkların iptali yönüne gidilmesinin davalı Kurum işleminin 2008 yılına kadar yasal mevzuatta ikametgah şartı olmaması sebebiyle en azından bu tarihe kadar yurt içi ikamet şartı aranmadığından iptal olmaması gerektiğini, 2005-2008 arası davacı yönüyle isteğe bağlı sigorta yönüyle ödeme yapılmasının önünde yasal bir engel bulunmadığını, en azından bu tarihler arası işlem dayanağı yasal bir düzenleme olmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu, ret gerekçesi olan genelgenin 2013 esaslı olup genelgenin geriye doğru yürümesinin mümkün olmadığını, Kurumun ve 12.10.2020 tarihli işlemin iptali gerektiğini, davacının yurt içinde ikamet ettiğini, yurt dışında hiç çalışmadığını, eşinden dolayı sosyal yardım aldığını, hizmet belgesi olarak gerekçe gösterilen belgenin hizmet döküm belgesi olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özellikle 01.10.2008 tarihi öncesi yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının Türkiye'de isteğe bağlı sigortalı olabilmeleri mümkün iken 01.10.2008 tarihi itibarıyla isteğe bağlı sigortalılık için Türkiye'de ikamet etme şartı getirilmiş olması karşısında Mahkemenin 01.10.2008 tarihinden sonraki döneme ilişkin isteğe bağlı sigortalı olamayacağı değerlendirmesi yapılarak sonuç itibarıyla tahsis tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı şartlarını taşımadığı anlaşıldığından usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davalı Kurumun 12.10.2020 tarihli işleminin iptali ile davacının 10.08.2020 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespiti işlemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288 inci maddesi, 289 uncu maddesi, 292 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202 nci maddeleri

2- 506 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.