10. Hukuk Dairesi 2023/4602 E. , 2023/5118 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/501 E., 2023/31 K.
DAVA TARİHİ : 10.07.2019
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1982 yılından sonra işveren ...'a ait işyerinde çalışmaya başladığını, işyeri tarafından 01.09.1986 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na işe giriş bildirgesi verildiğini, müvekkilinin emekli olabilmesi için 03.05.2019 tarihinde ilgili kuruma emeklilik tahsis delikeçesi verdiğini, kurumun cevabı yazısında 01.04.1987 yılı giriş olması sebebiyle 50 yaş şartını yerine getirmediğinden emekli maaşı bağlanmadığını, müvekkilinin çalışmasını işe giriş bildirgesi ile 01.09.1986 tarihinde kuruma bildirilmiş ise de; iş yerine ait dönem bordrosunda davacının ismine rastlanılmadığı gerekçesi ile 01.09.1986 tarihim sigorta başlangıcı olarak kabul etmediğini, müvekkilinin çalışmasının davalı işyerinde 1982 yılında başladığını, işverence işe giriş bildirgesi 01.09.1986 tarihinde Kuruma bildirilmiş ve müvekkilinin çalışmaya devam ettiğini, işyerinde o tarihten sonra da devamlı çalışmasına rağmen işveren tarafından düzenlenen bordrolarda gösterildiğini ve primlerinin de ödenmediğini belirterek müvekkilinin sigortalı çalışma başlangıcının 01.09.1986 tarihi olarak tespitine, Kurum kayıtlarının düzeltilmesine, emeklilik tahsis dilekçesi doğrultusunda 03.05.2019 tarihinde emeklilik işlemlerinin yapılarak emekli aylığı bağlanmasına, 03.05.2019 tarihinden sonra ödenen bayram ikramiyelerinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davanın niteliği itibariyle bir hizmet tespiti davası olup, davada işverenin de davalı olarak gösterilmesi gerektiğini, davanın kabulü halinde davacının dava dışı işverenin işyerinde sigortalı olarak fiilen çalıştığı tespit edilecek olup, bu karardan işverenin de etkileneceğini, müvekkil Kurumun davada fer'i müdahil olarak devam etmesini, dava dilekçesinde davacının fiilen çalıştığı 01.09.1986 tarihinde sigortasız olarak çalıştırıldığı iddia edilse de kurum kayıtlarının tetkikinde davacının işyerinden işe giriş bildirgesi bulunmuş olmasına rağmen bordrolarda çalışma kayıtlarına rastlanılmadığını, Kurum kayıtları esas olup, davacının bunun aksini aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli ve 2016/308 Esas 2019/84 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının, ... sicil numaralı ... adlı iş yerinde 01.09.1986 tarihinde bir gün süre ile hizmet sözleşmesine tabi çalıştığının tespitine, bu tarihin davacının sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti talebinin reddine, davacının 03.05.2019 tarihi tahsis talebine göre, emekliliğe hak kazandığının tespiti yönündeki, aylık bağlanması, bayram ikramiyelerinin ödenmesine ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2020 tarihli ve 2019/885 Esas 2020/720 Karar sayılı kararıyla; "...Davacı tanıkları ve üç bordro tanığı dinlenmiş olup davacı tanıklarının davacı iddiası yönünde beyanda bulundukları bordro tanıklarından ikisinin davacının talep tarihi itibariyle çalışmadığı fakat bir bordro tanığının (...) talep konusu dönemi kapsar çalışmasının bulunduğu davacının işe giriş bildirgesinin de bulunduğu görülmekle 01.09.1986 tarihinde bir gün süre ile hizmet sözleşmesine tabi çalıştığının tespiti yönündeki hükümde isabetsizlik görülmemiştir. Davacının 30.03.1970 doğumlu olduğu, tespitini istediği 01.09.1986 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu, 18 yaşını 30.03.1988 tarihinde ikmal ettiği, davacının mevcut hizmet döküm cetveline göre sigorta başlangıç tarihinin 01.04.1987 tarihi olduğu, bu tarih itibariyle de 18 yaşından küçük olduğu, yasal düzenleme gereği sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1986 tarihi olarak tespiti talebinin reddi yönünden de hüküm yerindedir. Davacının mevcut hizmet sürelerine göre 506 sayılı Kanun'un geçiçi madde 81/ B fıkrası G bendinde belirtilen, 23.05.2002 tarihi itibariyle 50 yaş şartını 30.03.2020 tarihinde yerine getireceği, tahsis talep tarihi itibariyle 50 yaşında olmadığından talebinin reddi yönünde kurum işleminde de hata bulunmadığından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-l inci maddesi gereğince davacı ve davalı istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle; davacı ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b. 1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce;
2.1. 30.03.1970 doğumlu olan davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurulduğu 30.03.1988 olarak kabulü, bu tarihten önceki hizmet sürelerinin ise, yalnızca prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiği;
2.2. Davacının yaşlılık aylığı tahsis koşullarının, yargılama aşamasında, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesi B (g) bendi kapsamında, 50 yaşını doldurduğu 30.03.2020 tarihi itibariyle gerçekleştiği görülmekle, tahsis talebinin koşulların gerçekleştiği tarihe göre kabulü gerektiği gözetilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği,
2.3. Davacının yaşlılık aylığı tahsis koşullarının, yargılama aşamasında, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesi B (g) bendi kapsamında, 50 yaşını doldurduğu 30.03.2020 tarihi itibariyle gerçekleştiği görülmekle, 01.04.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına ve bayram ikramiyelerine hak kazandığı gözetilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Pamukkale Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 23.11.2020 tarihli cevap yazısı ekinde sunulan belgelerden, davacı sigortalıya Yargıtay Özel Dairesi'nin bozma kararında belirtilen 30.03.2020 tarihinde yargılama sırasında intikal ettirilen tahsis talebine istinaden belirtilen tarihi takip eden ayın başı olan 01.04.2020 tarihinden itibaren başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmakla, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanık beyanlarına dayanarak hüküm kurulduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti ile yaşlılık aylığına ve bayram ikramiyelerine hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesi, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanun'un 23 üncü maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na ilave edilen Ek 18 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamı incelendiğinde davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar yerinde ise de, davacının dava açmadan önce yaşlılık aylığı tahsisine dair davalı Kuruma başvurduğu, ancak yaşlılık aylığı tahsis koşullarının, yargılama aşamasında, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesi B (g) bendi kapsamında, 50 yaşını doldurduğu 30.03.2020 tarihi itibariyle gerçekleştiği görülmekle, yargılama giderlerinden davada haklılık durumuna göre sorumluluk öngörülmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk derece Mahkemesi hükmünün 4 numaralı bendinin silinerek yerine;
4- Davacı tarafından bu dava sebebiyle yapılan toplam 357,45 TL'den ibaret yargılama giderlerinin haklılık durumuna göre 268,08TL'nin davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Hükmün 5. Fıkrasının sonuna, ".... davalı kurumun kısmen haklılık durumu dikkate alınarak davalı Kurum yargılamada kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 9.200,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine," ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!