WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/4532 E.  ,  2023/5700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/29 E., 2022/681 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının murisi ...'nın 04.09.1982-10.06.1983 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen çalışmalarının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı eşinin çalıştığı süre kadar sigortalı gösterildiğini ve priminin ödendiğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir.

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davacının eşinin davalı işyerinde 04.09.1982 tarihli ise giriş bildirgesi ile çalışmaya başladığı ve 10.11.1982 tarihinde çıkışının verildiğini, bu süre içinde 39 gün çalıştığının resmi belgeler ile sabit olduğunu, daha fazla çalıştığı iddiasının aynı değerdeki delillerle ispatlanması gerektiğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2014 tarihli ve 2013/203 Esas 2014/50 Karar sayılı kararıyla; davalı işverenler tarafından kuruma bildirilen sürelerin dışında da çalışmalarının bulunduğu hususunun ispatlanamadığı, davacı tarafça buna ilişkin yazılı bir belge dosyaya sunulmadığı gibi bu konuda dinlenen bodro tanıklarının beyanlarının da kanaat verici olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. 21 Hukuk (Kapatılan ) Dairesinin 24.02.2015 tarihli 2014/5415 Esas,2015/3378 Karar sayılı ilamında ," dönem bordrolarından ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermek" gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli 2015/387 Esas -2019/284 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 09.11.2020 tarihli 2020/6794 Esas 2020/6298 Karar sayılı ilamında; Mahkemece bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, dönem bordrosunda mahkemece dinlenmeyen bordro tanıkları bulunduğu halde tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiği belirtilerek ve işverene ait dönem bordrolarında bildirilen sigortalılardan resen tanık tespiti yapılarak kanaat edinmeye yetecek kadar tanık dinlenilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dinlenen bordro tanıklarının bir kısmının davacının eşini tanımadıklarını beyan ettiği, bir kısım bordro tanığının ise davacının eşinin çalışma dönemine ilişkin somut beyanda bulunmadığı, beyanlarının alındığı tarih ile tespiti talep edilen dönem arasında geçen süre nazara alındığında tanıkların davacının murisinin çalışmasına ilişkin yeterli ve somut beyanda bulunamamaları, beyanlar arasında çelişki olması anlaşılabilir nitelikte olup tam sürenin tespiti yönünden çelişkinin giderilmesinin mümkün olmadığı, davalı işyerinin dönem bordroları incelendiğinde yapılan işin mahiyetine göre çalıştırılan işçilerin sigortalarının yapıldığı, yapılan inşaatın ... Huzurevi binası olduğu, yüklenen işin kabulünün 06.06.1983 tarihi olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının murisinin çalışmasına ilişkin davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının eşinin 10.06.1983 tarihine kadar çalıştığının ve işverenin eksik gün bildirimi yaptığının tanık beyanları ile kanıtlandığını, kesin kabul tarihine kadar davacı murisinin inşaatta bekçilik yapmaya devam ettiğini, 40 önceki çalışmayı tanıkların çok net şekilde hatırlamasının mümkün olmadığını belirterek temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesidir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.