10. Hukuk Dairesi 2023/4332 E. , 2023/7096 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2332 E., 2022/2086 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/403 E., 2021/310 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı SGK Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının Hüseyin Avni Aker Stadyumu altında görev yapan davalı Dernekte, derneğin kurulduğu tarih olan 04.09.2004 ile 30.04.2012 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Trabzonsporlu Profesyonel Futbolcular Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı cevap dilekçesinde özetle; davalı derneğin Trabzonspor'da futbol oynamış futbolcuların bir araya geldiği, stadyum içinde sabit bir yeri olmayan, işçi çalıştırmayan, üyelerinin işleriyle ilgilenen vergi mükellefiyeti olmayan bir dernek olduğunu, davacının, hizmet ilişkisi içerisinde çalışmadığını, davacının Derneğin 2004 - 2011 yılları arasında başkanlığını yürüten ...'nin şahsi işlerini yürüttüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili Davalı... Telekomünikasyon ve Mühendislik Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunarak davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, dinlenen tüm tanıkların davacının davalı Trabzonsporlu Profesyonel Futbolcular Sosyal ve Yardımlaşma Dayanışma Derneği ile ilgili çalışmaları yönünde beyanda bulunduklarını, davacının iddia ettiği gibi gece dernekte, gündüz başka bir işyerinde çalışma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının müvekkili şirkette hiç çalışmadığını, müvekkil şirketin merkezinin ... olup çalıştığı iddia edilen tarihlerde ...’da şubesinin dahi bulunmadığını, müvekkili şirketin ... Bölge için 2.8331.16599.61 sicil numarası ile işlem gören ... Şubesi’ni 25 Mayıs 2001 tarihinde kapattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulüne; davacı ... ve... oğlu, 04.01.1968 doğumlu, ... TC Kimlik Numaralı ...'in, 04.09.2004 ila 11.03.2012 tarihleri arasında (08.02.2005-01.04.2005 ile 16.02.2011-28.02.2011 dönemleri haricinde) hizmet akdine tabi olarak ve asgari ücretle davalı Trabzonsporlu Profesyonel Futbolcular Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneğinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar... Telekomünikasyon ve Mühendislik Hizmetleri A.Ş., Trabzonsporlu Profesyonel Futbolcular Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar... Telekomünikasyon ve Mühendislik Hizmetleri A.Ş. vekili, davacının müvekkili şirket için reddolunmuş olduğunu, davacıya hükmolunan vekalet ücretini ödemesi gereken tarafın, davanın aleyhine kabul edilmiş olduğunu davalı derneği olduğunu, 3 nolu kararda "davalılardan müştereken ve müteselsilen" ibaresinin yerinde olmadığını, mahkeme tarafından verilmiş olan bu kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldırılması gerektiğini, yine 4 nolu kararda 4.080 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak SGK,... şirketi ve derneğe ödenmesine şeklinde hüküm kurulduğunu, dernek lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemez olduğunu davanın kısmen reddedilmesi sonucu lehine vekalet ücretine hükmedilebilecek tarafın müvekkili şirket ve diğer bir davalı SGK olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı Trabzonsporlu Profesyonel Futbolcular Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, davacının müvekkili dernek ile herhangi bir hizmet akdi söz konusu olmadığını, keza davacı derneğin başkanı ... iken dernek başkanının şahsi işlerini yapmakta olduğunu, davacının yeşil kart çıkartarak zaten SGK'lı olarak çalışmadığını zaten kabul ettiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı Kurum vekili, eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "işyerinin stadyum kapsamında bulunup güvenlik görevlileri dahil diğer dinlenilen kamu tanıklarının fiili çalışmayı doğruladığı sonucuna varılmakla 01.04.2005 tarihinden önceki sürelerin hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken davanın tümden kabulü isabetli olmadığı" gerekçesiyle "istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... ve... oğlu, 04.01.1968 doğumlu, ... TC Kimlik Numaralı ...'in, 01.04.2005 ila 11.03.2012 tarihleri arasında (16.02.2011-28.02.2011 dönemleri haricinde) hizmet akdine tabi olarak ve asgari ücretle davalı Trabzonsporlu Profesyonel Futbolcular Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneğinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf Kararında belirtilen işyeri ...’da isede, ...’daki yapılan iş nedeni ile Trabzanda Sosyal güvenlik Kurumunda işyeri dosyası açmadan çalışmalarını ...’dan gelen birkaç kişi ve ...’dan temin ettiği kişileri le yapmış ve bu kişileri ...’daki işyerinden bildirmiş olduğunu, davacının yaptığı işin akşam saatlerinde yapılan bir iş olup diğer yerlerde çalışmasına engel teşkil etmediğini, İlk Derece Mahkemesi kararının onanması, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1) Dava, 5510 sayılı Kanun'un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır.
Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
3) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
Eldeki davada Mahkemece verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Hizmet akdinin oluşabilmesi için işyerinin varlığı öncelikli koşul olduğundan vergi kaydı, yoklama fişleri, davalı işyerine ait elektrik, su abonelikleri, kira sözleşmesi ve Belediye ve zabıta aracılığıyla araştırılmalı, Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığına, Emniyet Müdürlüğüne, Dernekler Masasına, faaliyet tarihleri ve kayıtları sorulmalı, tespit konusu dönemde davalı işyerinin faal olup olmadığı belirlenmeli, davacının bildirimleri bulunan ... Telekomünikasyon ve Mühendislik Hizmetleri A.Ş. 'deki çalışmalarının gerçek olup olmadığı üzerinde durulmalı, bu şirketten ihtilaf konusu dönemde çalışan bordro tanıkları tespit edilip dinlenmeli, davacı iddiasında her iki işveren yanında çalıştığını beyan ettiğinden, her iki işveren nezdinde çalıştığı tespit edildiği takdirde, bildirilen sürüler dışlanmadan hüküm kurulmalı, bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bölge Adliye Mahkemesine, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
1-Davacının diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!