WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/4288 E.  ,  2024/5293 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/215 E., 2022/658 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar SGK, ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davalı ... vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 14.05.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... adına gelen olmadı. Davalı ... adına Av. ... ... geldi. Davacılar ve diğer davalılar adlarına da gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili özetle; müvekkillerinin murisinin iş kazasında vefat ettiği kazanın meydana gelişinde SGK dışındaki davalıların kusurlu olduklarından bahisle eş ... için 81.300,18 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, çocuk Dilan için 17.251,49 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, çocuk ... için 2.581,26 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, çocuklar ... ve ... için 1.000,00’er TL maddi, 10.000,00’er TL manevi tazminatın SGK dışındaki davalılardan tahsilini, davalı SGK yönünden ise tüm davacılara emeklilik aylığı bağlanmasını talep etmiştir.

Aslında davalılar arasında Sekmen Yapı Dek. Tic. Ltd.Şti. isimli bir tüzel kişinin de bulunmasına karşın Dairemizin aşağıda açıklanan bozma kararından sonra anılan davalı yönünden tefrik kararı verilmiştir.

II. CEVAP
Davalılar özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.09.2014 tarih ve 2011/58 Esas, 2014/532 Karar sayılı kararıyla; kazanın meydana gelişinde müteveffanın 1/8, davalı ...'in 2/8, davalı ...'in 5/8 oranında kusurlu oldukları, hesaba esas alınması gereken ücretin asgari ücretin 1,05 katı düzeyinde olduğu kabulünden hareketle davalı SGK yönünden hak sahiplerinin kusurlu işverenlere karşı açtığı davada adı geçen davalının taraf olamayacağı, kazanın meydana gelmesi ile ilgili SGK'nın bağlantısı da bulunmadığından bahisle davanın reddine, diğer davalılar açısından eş ... lehine 28.000,00 TL, çocuklar lehine 9.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, yine davacılar eş ve çocuklar Dilan ile ...’ın maddi tazminat istemlerinin kabulüne, çocuk ... lehine 404,21 TL maddi tazminat ödenmesine, çocuk ...’in maddi zararının Kurum ödemeleri ile karşılandığından bahisle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin 18.09.2014 tarihli bu kararına karşı davacılar ile davalı ... tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 28.11.2017 tarih ve 2016/15681 Esas, 2017/9847 Karar sayılı kararıyla temyizin kapsam ve nedenlerine göre davalı ...'in tüm temyiz itirazlarının reddine, davacıların sair temyiz itirazlarının reddine ancak somut olayda, maddi tazminatın tespiti açısından, sigortalının yaşı ve yaptığı iş dikkate alındığında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatlarında işaret olunan sıvacı ustası ücreti esas alınması gerekirken; sıva usta yardımcısı ücreti esas alınarak hesap yapılmasının doğru olmadığından bahisle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra 23.01.2019 tarihli ek hesap raporu alındığı, ek hesap raporunda bozma kararı doğrultusunda davacılar murisi sigortalının ücretinin asgari ücretin 1,40 katı olduğunun kabul edildiği, bu ek hesap raporunda Mahkemenin ilk kararından sonra davacı eş ile davalılardan Zekiye arasında imzalanan 12.11.2014 tarihli ibra protokolü kapsamında davacı eşe davalı ... tarafından ödenen 155.000,00 TL’nin 64.000,00 TL’sinin manevilere ilişkin olarak ödendiği, bakiye 91.000,00 TL’nin ise eşin maddi zararı için ödendiği, eşin bozmadan sonra alınan bu ek hesap raporunda belirlenen 245.165,33 TL maddi zararından 91.000,00 TL’nin faiziyle tenzili gerektiği kabulünden hareketle hesaplama yapıldığı, sonuç olarak eşin maddi zararının 119.767,33 TL, çocuk Dilan’ın maddi zararının 57.264,99 TL, çocuk ...’ın maddi zararı 7.880,59 TL, çocuk ...’ın maddi zararı 2.503,10 TL olarak belirlendiği, son çocuk ...’in maddi zararının bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, mahkemenin bozmaya uyarak verdiği 17.04.2019 tarih, 2018/12 Esas, 2019/185 Karar sayılı ikinci kararında davalı SGK hakkındaki da önceki gerekçe ile reddine, diğer davalılar yönünden, davacı eşin maddi tazminat isteminin taleple bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, eş lehine 81.300,18 TL maddi tazminat ödenmesine, davacı çocuk ...’in maddi tazminat isteminin taleple bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, davacı çocuk ... lehine 9.000,00 TL maddi tazminat ödenmesine, davacı çocuk ...’in maddi zararı Kurum tarafından yapılan ödemelerle karşılandığından davacı çocuk ...'in maddi tazminat talebinin reddine, davacı çocuk ...’ın maddi tazminat isteminin talebiyle bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, adı geçen davacı lehine 1.000,00 TL maddi tazminat ödenmesine, davacı çocuk ...'in maddi tazminata ilişkin fazla talebinin reddine, davacı çocuk ...’ın maddi tazminat talebinin taleple bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, adı geçen davacı çocuk lehine 2.581,26 TL maddi tazminat ödenmesine, davacı çocuk Dilan’ın maddi tazminat isteminin talebiyle bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, adı geçen davacı çocuk lehine 17.251,49 TL maddi tazminat ödenmesine, tüm davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin yapılan sulh ve ibra protokolü gereğince reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen 17.04.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairemizin 02.03.2021 tarih ve 2020/7172 Esas, 2021/2473 Karar sayılı kararı ile temyiz eden davalıların sair temyiz itirazları incelenmeksizin davalılardan Sekmen şirketinin karardan önce Ticaret Sicilinden terkin edildiği adı geçen şirketin ihyası sağlanarak bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 31.10.2022 tarih, 2021/215 Esas, 2022/658 Karar sayılı karar ile davalı SGK hakkındaki davanın önceki kararlardaki aynı gerekçe ile reddine, diğer davalılar yönünden; davacı eşin maddi tazminat isteminin taleple bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, eş lehine 81.300,18 TL maddi tazminat ödenmesine, davacı çocuk ...’in maddi zararının Kurum ödemeleri ile karşılandığından bahisle reddine, davacı çocuk ...’ın maddi tazminat isteminin talebiyle bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, adı geçen davacı lehine 1.000,00 TL maddi tazminat ödenmesine, davacı çocuk ...’ın maddi tazminat talebinin taleple bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, adı geçen davacı çocuk lehine 2.581,26 TL maddi tazminat ödenmesine, davacı çocuk Dilan’ın maddi tazminat isteminin talebiyle bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, adı geçen davacı çocuk lehine 17.251,49 TL maddi tazminat ödenmesine, davacı eş lehine 28.000,00 TL, davacı çocuklar lehine 9.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar SGK, ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle, kendileri lehine hüküm altına alınan vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur ve husumet yönündeki tespitlerin hatalı olduğunu, illiyet bağının kesilip kesilmediğinin ortaya konularak bir sonuca varılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme neticesinde hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur ve husumet yönündeki tespitlerin hatalı olduğunu, müvekkilinin sorumlu olmadığını, İstanbul 8. İş Mahkemesinin 2018/12 Esas sayılı dosyasının 26.12.2018 tarihli duruşmasında davacı tarafın herhangi bir mazeret bildirmediği ve duruşmada hazır olmadığını, kendilerince duruşmada dosyanın takip edilmediği bu nedenle dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği belirtildiği halde Mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmadığını ve duruşma zaptının davacıya tebliğine karar verildiğini, aynı mahkeme tarafından işbu kararın verildiği dosyada davalı ... vekilinin mazeret dilekçesinin ise reddedilerek dosyanın karara çıkarıldığını, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, müteveffanın sıva ustası olmadığını, davacılar ile davalı ... 155.000,00 TL üzerinde anlaşarak davacı tarafça Jale Melzer ibra edilmiş olması nedeniyle müvekkili yönünden davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 439 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, temyiz eden davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından, hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilen davalı SGK lehine 5.000,00 TL ret vekalet ücreti takdir edildiği, Mahkemenin bozulan 23.01.2019 tarihli kararında tüm davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin yapılan sulh ve ibra protokolü gereğince reddine karar verildiği, anılan kararın davacılar vekilince temyiz edilmediği, Dairemizin bozma kararına uyularak verilen temyiz incelemesine konu kararda ise davacı eş lehine 28.000,00 TL, davacı çocuklar lehine 9.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesinin ikinci fıkrası “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmünü içermektedir.

Öte yandan Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2 nci maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.

Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.

Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.( HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., 2006/527 K., 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)

Öte yandan zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle somut olayda, davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine dair 23.01.2019 tarihli karara karşı temyiz yoluna başvurmadıkları, bu nedenle davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözden kaçırılarak davacılar lehine manevi tazminatlara hükmedilmesi hatalı olduğu gibi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre maktu vekalet ücreti daha fazla olmasına karşı davalı SGK lehine 5.000,00 TL ret vekalet ücreti takdir edilmesi yerinde değildir.

Mahkemece yapılacak iş; davacıların 23.01.2019 tarihli karara karşı temyiz yoluna başvurmadıklarını, anılan kararda davacıların manevi tazminat istemleri yönünden ret kararı verildiğini, bu nedenle davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, ne var ki bu aşamadan sonra açıklanan usuli kazanılmış haktan yalnızca temyiz eden davalılar ... ve ...'in yararlanabileceğini dikkate alarak adı geçen davalılar yönünden davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine karar vermek, davalı SGK yönünden ise karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye uygun maktu ret vekalet ücretini tayin ve takdir ederek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

2.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

3. Davalı SGK avukatı yararına takdir edilen 17.100.00 TL duruşma avukatı parasının davacılara yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.