WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/4280 E.  ,  2023/6374 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1182 E., 2021/1405 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/319 E., 2020/917 K.

Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın Mardin Sosyal İl Güvenliğine bağlı... numaralı 4b sigortalısı olduğunu, davalı ... tarafından 03.08.1995 tarihinde çıkarılan 1995/11 sayılı genelgeden faydalanmak üzere o dönem faal olan Mardin Bağ-Kur İl Müdürlüğüne müracaat ettiğini, davacının da bu genelgeden faydalanmak üzere 10 Ekim 2006 tarihinde Mardin Bağ-Kur İl Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, vergi dairesinde kayıtlı bulunduğu süreler dışında bağımsız çalışması bulunmadığına dair Esnaf ve Sanatkarlar Odasındna yazı da alıp dilekçesine iliştirdiğini belirterek davalı kurumun bir birimi olan Artuklu Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 10.06.2015 tarihli ve B13.2.SGK.4.47.10.00/8677481 sayılı işlemin iptali ile davacının oda kayıtları ile sabit olan, fiili ve gerçek anlamdaki bağımsız çalışmalarının davalı kurum tarafından sigorta süresine eklenmesine ve sigorta kaydına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, dava dilekçesini tekrarlayarak, sigortalı olma hakkından vazgeçilemeyeceğini belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Davacının 17.05.1984 tarihli Bağ-Kur’a giriş bildirgesinin bulunduğu, 17.05.1984 devam şeklinde Kurumca sigortalı kabul edildiği, ancak 10.10.2008 tarihinde 95/11 formunun doldurulup ve sadece vergi kayıtları bulunulan sürede çalıştığını beyan ederek davacı tarafından Kurum kayıtlarına intikal ettirmesi üzerine 03.08.1989 tarihi sonrası dönemdeki yukarıda belirtilen sigortalılık süresi iptal edildiği, dosya kapsamında davacının 05.01.1985-10.01.1995 tarihleri arasında oda ve 17.05.1984-24.09.2008 tarihleri arasında esnaf sicil memurluğu kaydı olduğu, davacının, 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak kayıt ve tescil tarihinde yukarıda anılan 3165 sayılı Kanun ile getirilmiş şekli yürürlükte olup, sigortalılık niteliğinin varlığı sorunu da 3165 sayılı Kanun'daki düzenleme doğrultusunda çözümlenmesi gerektiği, ancak, belirtmek gerekirse anılan düzenlemenin açıkça değindiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden “kendi adına ve hesabına bağımsız (ve eylemli) çalışma” olgusunun varlığı zorunlu ve asli unsur olup, meslek kuruluşu, sicil kaydı veya (dava konusu olduğunda) vergi dairesine kayıtlı olmak; anılan çalışmayı doğrulayan bir şekil şartından ibaret olduğu cihetle aksinin kanıtlanması olanaklı olduğu, diğer bir anlatımla, bu gibilerin kendi nam ve hesaplarına mesleklerini icra ettiklerini kanıtlamaları halinde, sigortalı olarak kabul edilmelerinin Kanunun amacına uygun olacağı, dosya kapsamından, nizalı dönemde davacının kendi nam ve hesabına çalışma olgusunun davacı tarafından ortaya konulamadığı, davacı tarafça eylemli çalışma olgusunun ispatlanmadığı yönündeki mahkeme kararının usul ve esas yönlerden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili başvuru dilekçesinde özetle; sicil ve oda kaydı olduğunu davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanun'un 24 ve 25 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme
05.01.1985-10.01.1995 tarihleri arasında oda ve 17.05.1984-24.09.2008 tarihleri arasında esnaf sicil memurluğu kaydı, 16.05.1984-03.08.1989 tarihleri arası vergi kaydı bulunan, 17.05.1984 tarihinde kuruma intikal eden Bağ-Kur giriş bildirgesine istinaden 17.05.1984 tarihinde Bağ-Kur tescilinin başlatıldığı, 2008 yılında başvurusu üzerine 1995/11 sayılı genelge ile vergi kaydının sona erdiği 03.08.1989 tarihine kadar sigortalılığının devam ettiği, oda ve sicil kayıtlarına göre 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkin eldeki davanın açıldığı, Mahkemece, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemede, kendi adına ve hesabına çalışma koşuluna ek olarak “gerçek ve götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar” için mükellefiyetin başlangıç tarihinden, “kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmakla beraber gelir vergisinden muaf olanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar” kayıtlı oldukları tarihten itibaren sigortalı olacağı belirtilmiş olup Mahkemece, Vergi Dairesi Müdürlüğünden uyuşmazlık konusu 16.05.1984-03.08.1989 tarihleri arası davacının yaptığı bakkallık faaliyetinin vergiden muaf olup olmadığının sorularak, vergiden muaf ise oda ve sicil kayıtları gözetilmek suretiyle kendi nam ve hesabına çalışıp çalışmadığı usulüne uygun olarak araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.