10. Hukuk Dairesi 2023/4238 E. , 2023/5450 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/121 E., 2022/305 K.
KARAR : Red
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ödeme emirlerinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.05.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı asil ... ile davacı adına Av. ... ile davalı ... adına Av. ... geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurum tarafından tanzim edilen ödeme emrinin 07.06.2017 tarihinde tebliğ olunmuş olduğunu, ödeme emrinde 2016/06 dönemine ait ... TL primden bahsedildiği, öncelikle ödeme emri husumet bakımından hatalı düzenlendiği, ödeme emrindeki bahse konu bu prim borcu Canik Başarı Üniversitesi'ne ait ve KHK ile kapatılmadan önce bu üniversitenin tüzel kişiliği bulunduğu, tüzel kişiler borçlarından kendi mal varlıkları ile sorumlu olduğu, her ne kadar bu üniversite Ohal KHK'sı ile kapatılmış olsa da üniversiteye ait borçlardan üniversitenin el konulan mal varlığı ile sorumlu olması gerektiği, bu nedenle üniversiteye ait borçtan ötürü kendisi üniversitenin mütevelli heyetinden olan müvekkile ödeme emri düzenlenmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, Canik Başarı Üniversitesi Başarı vakfı tarafından kurulduğu ve bu vakfın hali hazırda mal varlığı bulunduğunu, yasa gereği vakıflar borçlarından kendi mal varlıkları ile sorumlu olduğunu, vakfa tedbir olarak kayyım atansa dahi borçlarından kendi varlıklarıyla sorumlu olmaya devam ettiğini, bu nedenle iş bu ödeme emrinin mütevelli heyeti olan ...'a tebliğ edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, maddi ve manevi olarak telafisi imkansız zararlar vücuda getiren haksız ödeme emrinin icrasının durdurulmasına, haklı davamızın kabulü ile ödeme emrinin iptaline, mahkeme masrafları ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6183 sayılı Kanun'a göre ödeme emirlerine itiraz 7 gün içerisinde yapılması gerektiği, davacı bir adet tebliğ belgesi sunduğu, oysa itiraz edilen birden fazla ödeme emri olduğu, bu nedenle davanın öncelikle 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesine göre reddi gerektiği, buna göre 7 gün içerisinde tebliğ edilen ödeme emrine karşı itiraz edilmesi gerekirken, bu süre geçirildikten sonra dava açıldığından davanın süre yönüyle reddi gerektiğini, 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi hükmüne göre itiraz sebepleri tahdidi (sınırlı) olarak belirlendiği, buna göre ödeme, kısmı ödeme ve zamanaşımı dışındaki itirazların mahkemece dinlenilmesi gerektiği, borcun idari anlamda kesinleştiği tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde kuruma itiraz edilebildiği, itiraz takibi durdurur, kurumca itirazın reddi halinde iş veren kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabildiği, mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmadığı, davacının kuruma yapılmış bir itirazı olmadığından alacak idari anlamda kesinleşmiş olup davanın görülmesine yasal olanak bulunmadığı, dava süresinde açılmamış olmasına ve 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesine göre sınırlı itiraz nedenleri ile dava sınırlandırılmış olması nedeni ile olayın esasına girilmemesi gerektiği, açılmış bulunan davanın reddine ve avukatlık ücreti ve yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, 20.01.2020 tarihli ve 2017/235 Esas, 2020/35 Karar sayılı Kararı ile "...Tüm dosya kapsamına göre; dava konusu prim borçlarının davacıya 04.01.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacının davayı 11.01.2017 tarihinde yasal süresi içerisinde açtığı, davacının, OHAL gereğince kapatılan Canik Başarı Üniversitesinin mütevelli heyeti üyesi iken 18.07.2016 tarihinde görevine son verilmiş ve 18.07.2016 tarih 236 nolu karar ile Canik Başarı Üniversitesine yeni mütevelli heyeti oluşturulmuştur. Üniversiteye Defterdarlık makamı tarafından el konulduğu, 29.07.2016 tarihinde ise Üniversitenin tüm varlığı ile 19 Mayıs Üniversitesine devredildiği, takip konusu icra alacaklarının, 2016 yılı temmuz ayına ait olup 2016 yılı ağustos ayı sonuna kadar yasal olarak ödenmesinin mümkün olduğu, prim borcunun ödenmesi gereken sürede davacının mütevelli heyetindeki görevinde bulunmadığının anlaşıldığı, ayrıca 17.08.2016 tarihli Resmi Gazetede yürürlüğe giren 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesinin 5 inci fıkrasında olası borç ödemelerinde izlenecek esaslar hüküm altına alınmış olup buna göre "borçların ödenmesinde mal varlığının aynından doğan vergi borçları, rehine alacaklar, çalışanların sigorta primleri, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın 500,00 TL'yi geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralama esas alınır." hükmü düzenlenmiş olup 5 inci maddede belirtilen usulde ilgisine göre Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne veya Maliye Bakanlığına müracaat ile yukarıdaki öncelik sırasına göre alacakların tahsili imkanı getirilmiş olup söz konusu tahsil yoluna müracaat edilmeksizin henüz ödeme süresi dolmamış iken kapatılan tüzel kişinin prim borcundan dolayı üst düzey yöneticiye sorumluluk yüklenemeyeceği anlaşılmıştır.
Ayrıca mahkememiz tarafından benzer davalarda verilen kararlarda Yüksek yargıtay tarafından aşağıdaki eksikliklerin giderilmesi gerektiği de belirtilmiştir.Mahkemememiz tarafından da bu kararlardaki eksiklikler gereği ilgili yerlere yazılar yazılmıştır. davacının üye olduğu dönem için ödemeler konusunda 2014 kararı sonrasında da devam eden sınırlandırmanın olup olmadığı sorulmuş ancak gerek valilik gerek sgk ve gerekse de devir yapıldığı OMÜ'den hiçbir belgeye ulaşılamamıştır. Davacıların kayyum atanması sonrası görevine devam ettiği 20.07.2016 tarihine kadar üniversitenin ekonomik durumunu sarsacak ödemeler yapıp yapmadığını ve kayyum kararı sonrası yapılan tüm ödemelere ilişkin belgeleri araştırılmış ancak gerek valilik gerek sgk ve gerekse de devir yapıldığı OMÜ'den hiçbir belgeye ulaşılamamıştır.
Davacıların yönetim kurulu üyesi olduğu daha önceki dönemlerde tahakkuk eden prim borçlarının tahsilinin her ayın hangi tarihlerde yapıldığını kuruma sormak, 2016/6. ay borçlarının ödenmesinin diğer aylardan farklı olarak geciktirilip geciktirilmediği sorulmuş, sgk yazı cevabından da anlaşılacağı üzere sgk ya düzenli şekilde ödemelerin yapıldığı anlaşılmıştır.Ancak 2016-6 ayına ilişkin ödeme süresi 30.07.2016 tarihnde biteceği anlaşılmıştır. 15.06.2016 tarihli darbe girişimi neticesinde üniversitenin omü'ye devredildiği için davacıların görev sürelerinin dolduğu ve bu gecikmenin de makul olduğu, bu durumun davacılar aleyhine yorumlanamayacağı kanaatine varılmıştır. Kayyum atama kararı sonrası ödemenin engellenmesi durumunun yazı cevaplarından anlaşılamadığı, davacıların yasal mevzuat çerçevesinde haklı sebeple ödememe halinin mevcut olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, 25.05.2017 tarih 2016-031785 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2020 tarihli ve 2017/235 Esas, 2020/35 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... vekili mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu esasen davacının sorumlu olduğu dönemler nedeniyle davanın reddine dair karar verilmesi gerektiğini belirterek, verilen kararın kaldırılması ile davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin, 15.02.2021 tarihli ve 2020/622 Esas, 2021/402 Karar sayılı kararı ile, "...Dava; Ödeme emrinin iptaline ilişkindir.
Her ne kadar kurum 7 günlük yasal sürenin geçtiğini belirtmiş ise de, 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesindeki değişiklikten sonra başvuru süresinin 15 gün olduğu ve davacının davasını yasal süresi içerisinde açtığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki yazılara,hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle davanın esasa yönelik olarak davacının davalı üniversitedeki görevinin primlerinin ödeme tarihinden önce sona ermiş olması, aynı mahiyetteki dosyalarda alınan bilirkişi raporunda ödeme tarihlerinin ay sonunda olduğunun görülmesi karşısında usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik SGK vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2021 tarihli ve 2020/622 Esas, 2021/402 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/4316 Esas, 2021/13561 Karar sayılı kararında ;"...5510 sayılı Kanun madde 88/1 hükmüne göre “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma öder” Görüldüğü gibi kanun, primlerin ne zaman ödeneceğini belirlememiş, bu konuda Kuruma yetki vermiştir.
SSİY madde 108 in önceki halinde, Kanunda belirtilen sigorta primleri, Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek süre içinde Kuruma ödeneceği hükmü vardı. Yani sigorta prim ödeme sürelerini belirleme yetkisi İşveren Uygulama Tebliğine bırakılmıştı. 01.09.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan İşveren Uygulama Tebliğinin 2.4 maddesine göre ise, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalıları çalıştıran işverenler, bir ay içinde çalıştırdıkları sigortalıların prime esas kazançları üzerinden hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını sigortalıların ücretlerinden keserek, kendi hissesine isabet eden prim tutarlarını da bu tutarlara ekleyerek en geç takip eden ay/dönemin sonuna kadar Kuruma ödeyecekleri belirtilmişti.
29.05.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan değişiklikle Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği madde 108’e göre işverenler, Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddelerine tabi çalıştırdığı sigortalılara, sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalılara, 4857 sayılı İş Kanununun 7 nci maddesine göre iş görme edimini yerine getirmek üzere başka işverene geçici olarak devrettiği sigortalılara ilişkin primleri bu maddede öngörülen sürelerde öderler denilmiş, maddenin devamında ise 4/I-a sigortalıları yönünden primlerinin ödeme zamanı belirlenmiştir. Buna göre, a) Ayın 1’i ile 30’u arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalılar için en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın son gününe kadar, b) Ayın 15’i ile müteakip ayın 14’ü arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalılar için en geç belgenin ilişkin olduğu dönemi izleyen takvim ayının 14’ü ne kadar, işverenlerce Kuruma ödenir. Buna göre eldeki davada, davacının, OHAL gereğince kapatılan Canik Başarı Üniversitesinin mütevelli heyeti üyesi iken 18.07.2016 tarihinde görevine son verildiği ve takip konusu icra alacaklarının ise 2016 yılı Haziran ayına ait olduğu görülmekle, belirtilen borç dönemi bakımından davacının sorumlu olduğu sabit olup, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir.." denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ve 2022/121E. 2022/305 K. sayılı kararı ile; "....29.05.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan değişiklikle Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği madde 108’e göre işverenler, Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddelerine tabi çalıştırdığı sigortalılara, sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalılara, 4857 sayılı İş Kanununun 7 nci maddesine göre iş görme edimini yerine getirmek üzere başka işverene geçici olarak devrettiği sigortalılara ilişkin primleri bu maddede öngörülen sürelerde öderler denilmiş, maddenin devamında ise 4/I-a sigortalıları yönünden primlerinin ödeme zamanı belirlenmiştir. Buna göre, a) Ayın 1’i ile 30’u arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalılar için en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın son gününe kadar, b) Ayın 15’i ile müteakip ayın 14’ü arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalılar için en geç belgenin ilişkin olduğu dönemi izleyen takvim ayının 14’ü ne kadar, işverenlerce Kuruma ödenir. Buna göre eldeki davada, davacının, OHAL gereğince kapatılan Canik Başarı Üniversitesinin mütevelli heyeti üyesi iken 18.07.2016 tarihinde görevine son verildiği ve takip konusu icra alacaklarının ise 2016 yılı Haziran ayına ait olduğu görülmekle, belirtilen borç dönemi bakımından davacının sorumlu olduğu sabit olup, davanın reddine" dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; diğer dava açanların davalarının kabul edilerek verilen kararların kesinleştiğini, davacı hakkında verilen red kararının yerinde olmadığını, esasen davanın kabul edilmesi gerektiğini belirterek, kendisi hakkında verilen kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 80 inci maddeleri ile 6183 sayılı Kanun hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı Kurum avukatı yararına takdir edilen 8.400,00 TL. duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!