WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/420 E.  ,  2024/4512 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/229 E., 2022/2112 K.
KARAR : Esastan ret, kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/85 E., 2020/278 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılması ile yeniden esas hakkında hüküm verilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait Çiğli Metro Alışveriş Merkezinin arka tarafında yer alan inşaatta sıva ustası olarak çalıştığını ve 02.07.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu her iki gözünün de hasara uğradığını, davacının hastanede tedavi gördüğünü, ancak halen tedavisinin devam ettiğini, kaza sonrasında davalı tarafın maddi manevi hiçbir katkısının bulunmadığını, kazadan bir süre sonra davalı şirket yetkilileri ... ve ... isimli kişilerin hastaneye geldiğini, davacıya bir evrak imzalattıklarını, davacıya hastane işlemlerinin yürümesi ve SSK işlemleri için bu evrakı imzalattıklarını söylediklerini, davacının günlük 80,00 TL net ücret aldığını, kazanın alçı sıva makinesinde meydana gelen tıkanıklıktan meydana geldiğini, davalı tarafın davacıya koruyucu gözlük vermediğini öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 308.886,11 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tanıklar huzurunda ve bilinçli olarak sözkonusu tutanakları imzaladığını, bu konu ile ilgili ne savcılık şikayeti ne de açılan bir davanın olmadığını, davacı söz konusu tutanak ile tüm sorumluluğun kendisinde olduğunu kabul ettiğini ve müvekkil şirket aleyhine açacağı tüm dava haklarından vazgeçtiğini vazgeçme sebebi ile davacının dava hakkının sona erdiğini, bu sebeple davanın usulen reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sadece sağ gözünün hasara uğradığını, doktor raporlarının bu durum ile ... olduğunu, davacının günlüğünün 28,00 TL olduğunu ve vasıfsız düz işçi olarak çalıştığını, kazanın meydana gelmesine sebep olan makinenin şirketin değil ... ... adlı kişiye ait olduğunu, davacının gerekli tedavi ile iyileşebilecekken kornea nakli için kendisine gün verildiğini, tedaviyi reddettiğini, diğer günlerde de tedavi olmaktan kaçındığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davacının %30, davalı işverenin %70 oranında kusurlu olduğu ve davacının davaya konu iş kazası nedeni ile 01.09.2014-14.05.2019 tarihleri arasında %34,2 oranında, 15.05.2019 tarihinden sonra %45 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği kabulünden hareketle davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilerek 308.886,11 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olay nedeniyle davacının her iki gözünden de yaralandığını, görme bozukluğunun zaman içerisinde arttığını ve artmaya da devam ettiğini, Mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, talep gibi 75.000,00 TL olarak belirlenmesini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu ifade ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; SSYSK’nın 08.01.2016 tarih, 02/186 sayılı kararında sigortalının çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %34,2 oranında olduğuna karar verildiğini, bu karara karşı yalnızca davalı tarafça itiraz edildiğini, davacı vekilince, 12.10.2016 tarihli 6 no'lu celsede Yüksek Sağlık Kurulunca belirlenen %34,2 maluliyet oranına bir itirazlarının olmadığının belirtildiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında davacının itiraz etmediği maluliyet oranı yönünden davalı lehine usuli müktesep hak teşkil edeceği ve söz konusu maluliyet oranı üzerinden maddi tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini, maddi tazminat hesaplamaları sırasında 01.09.2014-14.05.2019 tarihleri arasından %34,2 oranında, 15.05.2019 tarihinden sonra %45 oranında maluliyet indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, Mahkemece taraflara, SGK’ya maluliyet tespiti için dava açmak üzere 1 ay kesin süre verilerek, bu dava açıldıktan sonra kusur yönünden rapor alınmasına karar verildiğini, sonraki celse ise ara karardan rücu edildiğini, davalı açısından maluliyetin tespiti davası açılması yönündeki ara kararın kazanılmış hak olduğunu, açılacak bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, iş sözleşmesine göre de davacının alçı-sıva ustası olmadığını ve asgari ücretle çalışacağının düzenlendiğini, usta başı yardımcısı olarak kabulü ile tespit edilen ücrete göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının, kornea nakli için kendisine gün verilmesine rağmen tedaviye gitmediğini, bu kapsamda TBK’nın 52 nci maddesine göre, Mahkemece tazminatın indirilmesi veya tamamen kaldırılmasının değerlendirilmediğini, davacı işçinin olayıın meydana gelmesinde ağır kusurlu olduğunu, iş sağlığı ve güvenliği uzmanının sorumluluğunun tartışılmadığını, davalının yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve kusurunun bulunmadığını, bu nedenlerle kararın hatalı olduğunu ifade ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile

"..Davacı tarafın istinaf itirazının değerlendirilmesinde; dosya kapsamına maluliyet raporuna ve kusur durumuna göre tazminat miktarlarının belirlenmesinde hatalı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf itirazının reddine karar verilmesi gerektiği, davalı tarafın istinaf itirazının değerlendirilmesinde; dosya kapsamına göre aşağıdaki bendin dışında yer alan davalı taraf istinaf itirazlarının, kararda hatalı bir yön bulunmaması göre reddine karar verilmesi gerektiği, ancak, maluliyetin %34,2 oranında belirlenmesine davacı tarafın itirazı bulunmamasına rağmen %34,2 ve %45 oranındaki maluliyet oranlarına göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğu yönündeki itiraz bakımından yapılan değerlendirmede, davacı tarafın İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında aldırılan SSYSK raporundaki maluliyet oranına itirazının olmadığını 6.celsede ifade ettiği, %45 oranındaki maluliyet tespitinin ise davalı tarafın itirazı neticesinde ATK tarafından belirlendiği, bu bakımdan davacı yönünden maluliyet oranının %34,2 olarak itiraz edilmeksizin kesinleştiği, hesaplamanın da bu oran üzerinden yapılması gerektiği anlaşılmakla, Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sırasında bilirkişiden bu yönde hesaplama yapması için ek rapor alınmış, rapor taraflara tebliğ edilmiş ve itirazları alınmıştır. Davacı tarafça rapora itirazda asgari ücrete yapılan yeni düzenlemeler baz alınarak yeniden ek rapor aldırılması talep edilmiş ise de, bu yönüyle yapılacak hesaplamanın davalı aleyhine sonuç doğuracağı, aleyhe istinaf olmayacağı da dikkate alınarak bu hususta ek rapor aldırılmamıştır. Dairemizce aldırılan 16.10.2022 tarihli ek raporun hükme esas almaya ve denetime elverişli olduğu görülmekle hükme esas alınmıştır. Bu yönüyle İlk Derece Mahkemesince maddi tazminatın belirlenmesine yönelik hükmün her iki maluliyet oranına göre belirlenmiş olması hatalı olup, kararın bu yönüyle Dairemizce aldırılan ek rapor ile belirlenen maddi tazminat miktarına göre düzeltilmesi gerektiği anlaşılmıştır..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile

"Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile

1-236.681,60 TL maddi kazanç kaybının kaza tarihi olan 02.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2- 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,.." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyerek ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince aldırılan ek hesap raporunda asgari ücret değişikliklerinin nazara alınması gerektiğini belirtmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 inci maddesi

3. Değerlendirme
A) Taraf vekillerinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde 75.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, temyize konu İlk Derece Mahkemesi kararında davalı şirket aleyhine hükmolunan manevi tazminat miktarlarının 30.000,00 TL, reddine karar verilen miktarın 45.000,00 TL olduğu , Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile manevi tazminat alacağı yönünden taraf vekillerinin istinaf istemlerinin reddine karar verdiği gözetildiğinde, kabulüne ve reddine karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

B) Taraf vekillerinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR:
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun'a uygun olan kararın ONANMASINA,

Taraf vekillerinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerden ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.