10. Hukuk Dairesi 2023/4140 E. , 2023/10918 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1318 E., 2022/1448 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/17 E., 2019/189 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalılardan ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.11.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı ... adına gelen olmadı, Diğer davalı ... Yapı İnş. Nak. Tarım Hırdavat Emlak San. ve Tic. Ltd. Şti. adına da gelen olmadı. Davacı ... adına Av. ... geldi. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... SGK İl Müdürlüğü'nün...sicil sayılı dosyasında işlem gören davalı işyeri sigotalılarından ... sigorta sicil ve ... T.C. Kimlik numaralı ...'ın 30.11.2015 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda vefat ettiğini, müteveffa ...'ın hak sahiplerine 258.276,65 TL davacı kurumca ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını ve 449,00 TL cenaze yardımı yapıldığını, kurum zararının şimdilik toplam 258.725,65 TL olduğunu, iş kazasıyla ilgili sigorta müfettişi ... tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 14.07.2017 tarih 106617/20.İR.20 sayılı raporda iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalıların meydana gelen ve ileride meydana gelebilecek kurum zararından 5510 sayılı Kanun'un 21/1 ve 76/4 maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu, BK. 61 ve 62 nci maddeleri uyarınca yargılama sırasında çıkabilecek 3. kişilerin olabilme ihtimalinden hareketle; bu ihtimalde teselsül hükümlerinin uygulanmasını talep ettiklerini, Kurumun davalılardan talep edebileceği miktar yargılama sırasında yapılacak kusur incelemesi ve gerçek zarar hesabı yapıldıktan sonra tam olarak ortaya çıkacağından Hukuk Muhakemeleri Kanunun 107 nci maddesi gereğince davalarını belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, arz ve izah olunan sebeplerle, kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik, meydana gelen kurum zararının 25.872,50 TL sinin davalılardan tahsiline, masraflar yönünden sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren, ilk peşin sermaye değerli gelirler yönünden ise gelir bağlama kararının onay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu iş kazasında müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, açılan davada davacı kurumca müvekkili şirketten tazminat talebini kabul etmediklerini, kaza olayın tamamen müvekkili şirketin insiyatifi dışında ve mesai saatleri dışında çalışan müteveffanın kusurlu ve ihmali hareketleri neticesinde meydana geldiğini, müteveffanın kule vinci operatörü olduğunu, kaza günü yapması gereken işi 2-3 gün öncesinde bitirmesi gerekirken bu zaman dilimi içerisinde gerçekleştirmediğini ve cenazesi olduğunu belirterek memleketi olan Van iline gittiğini, yapması gereken işin tünel kalıplarının söküm işi olduğunu, müteveffanın betona yapışık halde bulunan kalıpları henüz beton tam kurumadan sökmek zorunda iken cenaze dolayısı ile şehir dışına gittiğini, aradan geçen üç günlük süre içerisinde betonun tamamen kuruduğunu hesaba katmayarak henüz mesai başlamadan ve sorumluları iş başı yapmadan sabah 07:00 sularında kalıbı betondan ayırmaya çalıştığını, kurumuş beton içerisinde mukavemet gösteren kalıba daha fazla güç uygulamak suretiyle vincin dengesinin bozulmasına ve devrilmesine neden olduğunu, kurumca yapılan incelemeler ve kurum müfettişinin düzenlediği 14.07.2017 tarihli raporda müvekkili şirketin iş kazasının meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu bulunduğu iddiasında bulunduğunu, raporda sıklıkla sanıkların İş Güvenliği Mevzuatı kapsamında bazı yükümlülüklerini yerine getirmediklerinden bahsedildiğini ve kusur atfedildiğini, atfedilen bu kusurun olayın gelişiminde ve sonuçlarındaki etkisi daha doğru bir ifade ile olay ile sanıklara atfedilen kusurlu hareketler arasındaki illiyet bağının kurulmadığını, Kurum müfettişinin düzenlediği raporunda iş kazasının oluşumunda müteveffanın vinci yeterliliklerine uygun olarak kullanıp kullanmadığını, olayın oluşumu esnasında BOM kolunun kırılmasının nedenlerinin neler olabileceği (bu kolun hangi hallerde kırılabileceği), olay tarihindeki hava şartlarının olayın meydana gelmesindeki etkilerini, olayın şantiyede mesai başlamadan çalışmaya başlanması gibi ayrıntıları göz ardı ederek eksik değerlendirme ile eldeki raporu tanzim ettiğini, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eldeki davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının diğer taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Yapı İnş. Nak. Hırd. Eml. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davaya konu talebinin zamanaşımına uğradığından zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davalı kurumun dava dilekçesinde müvekkilinin %70 kusurlu olduğunu iddia ettiğini, müvekkiline yükletilen kusur oranını kabul etmediklerini, sigorta müfettişi ... tarafından yapılan incelemenin tarafsız olmadığı kanaatinde olduklarını, incelemede iş kazasının gerçekleştiği sürecin ele alınmadığını, müteveffanın kusursuz olarak görüldüğünü ve kusurun hukuki dayanaktan yoksun olarak davalılar arasında paylaştırıldığını, müteveffanın kazanın oluşmasında vinci teknik yeterliliklerine uygun olarak kullanıp kullanmadığının incelemesinin yapılmadığını, olay tarihinde hava şartları kazanın gerçekleşmesine etki etmiş midir ya da etmemiş midir, aynı zamanda raporda kazanın meydana gelmesinde üçüncü bir kişinin kusuru var mı yok mu bu konular hakkında da bilgi vermediğini, kazanın gerçekleşmesi sürecinde de kanaatlerince müteveffanın ağır kusurlu olduğunu, şöyle ki hiçbir bakım eksiği olmayan faal çalışan kule vinç müteveffa tarafından dikkatsiz- özensiz hatta aşırı hor kullanım sonucunda BOM vidasının kırıldığını ve bu yüzden vincin devrildiğini, müteveffanın kusurlu olduğu yönündeki iddialarını maddi olarak dayandırdıkları meselenin ise müteveffanın kaza gününden önce bitirmesi gereken işi 5 gün izin kullandıktan sonra yapmış olması olduğu, zira iş tünel kalıplarının söküm işi olmasından kaynaklı olarak henüz beton tam kurumadan sökmek zorunda kaldığını, buna rağmen 5 günlük zaman dilimi içerisinde kalıpta bulunan betonlar çıkarılmadığından sertleştiğini, bu kalıpların betona yapıştığından müteveffanın bu kalıpları çıkartmak amacıyla aşırı bir şekilde (vinci kullanma talimatına aykırı olarak) zorlayarak kullanması sonucunda Bom vidasını kırdığını ve kazanın gerçekleştiğini, müteveffanın kule vinç operatörü olmasından dolayı betonların sertleşmesi durumunu bilmesi gerekirken önemsemeyerek henüz mesai saati başlamadan ve sorumluları işbaşı yapmadan kusurlu olarak hareket ettiğini, bu hususu ... 4. İş Mahkemesi'nin 2016/300 Esas sayılı dosyasında da belirttiklerini, izah edilen ve mahkemece resen göz önünde bulundurulacak sebepler ile müvekkili hakkında açılan davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,
Tazmini gereken toplam kurum zararı olan 256.142,89 TL'nin, 255.693,89 TL tutarındaki peşin sermaye değerli gelire gelirin onay tarihi olan 09.10.2017 tarihinden itibaren, 449,00 TL tutarındaki cenaze yardımı ödeneğine, ödemenin yapıldığı 24.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kuruma verilmesine..." dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili kendisinin kusurunun daha az olması gerektiğini sigortalının kusurunun baskın olup, daha fazla olduğunu, buna göre yeniden kusur ve hesap raporu alınması gerekirken mahkemece bu istemlerinin yerine getirilmeksizin karar verildiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"...Somut olayda; kurum sigortalısı müteveffa ...'ın hak sahiplerine kurumca yapılan ödemelerin rücuen tazminine yönelik görülen davada, davacı kurum tarafından düzenlenen raporda iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkeme tarafından aldırılan raporda davalılardan ... Yapı İnş. Nak. Tar. Hırd. Eml. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin işvereni ...'nın %3 (yüzdeüç), ... Yapı İnş. Nak. Tar. Hırd. Eml. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sorumlusu ...'nın %2 (yüzdeiki), ... Yapı İnş. Nak. Tar. Hırd. Eml. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %65 (yüzdealtmışbeş), ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin şantiye şefi ...'ın %2 (yüzdeiki) ve ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %28 (yüzdeyirmisekiz) oranında kusurlu olduğu, davalılardan ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin asıl işveren, ... Yapı İnş. Nak. Tar. Hırd. Eml. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin alt işveren olduğu, davalıların 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi gereği Kurum zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin davalı şirketlere ait ilgili sayfalarının incelenmesinde bilirkişi raporunda kendisine kusur atfedilen dava dışı ...'nın davalı ... Yapı İnş. Nak. Tar. Hırd. Eml. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurucu ortağı ve yetkisili olduğu, bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un 12/2 nci maddesi gereği işveren vekili olduğu, yine ...'ın da davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sorumlu müdürü olduğu, bu nedenle işveren vekili olarak değerlendirildiği, dava dışı ...'nın ise 3. kişi olarak kurum zararından sorumlu olduğu tespiti yapıldığı mahkemece bu rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında, istinaf başvurusunda bulunan tarafın sıfatı ile istinaf başvuru sebep ve gerekçesi kapsamında incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK'nin) 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine"... Dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili verilen kararın hatalı olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun bilirkişi raporuna istinaden kurulan hükmün usul ve mevzuata aykırı olduğunu, esasen kendisinin kusurunun daha az olması gerektiğini ve aldırılan hesap raporunda hata olduğunu buna göre eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi ile 76 ncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre, usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL. duruşma avukatlık parasının davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!