WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/4089 E.  ,  2023/8740 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/108 E., 2023/140 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/9 E., 2022/114 K.

Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacılar ... (müteveffanın babası) ve ... (müteveffanın annesi) vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un kaza tarihi olan 12.08.2013 tarihinde davalı işyerinde operatör olarak görev yaptığını, müteveffanın olay günü Musa Cirit'in yönetimindeki iş makinesinin manevra yaptığı esnada makinenin altında ezilerek hayatını kaybettiğini, ...'un kusurunun olmadığını, söz konusu iş kazası nedeniyle murisin vefat etmesi sonucu maddi ve manevi zarara uğrayarak destekten yoksun kalan müvekkileri için bu davayı açmak gerektiğini, bu nedenlerle destekten yoksun kalan davacılar anne ... ve baba ... adına fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihi olan 12.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte 1.000,00 TL maddi tazminat 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah ve bedel arttırım dilekçeleri ile dava miktarı arttırılmıştır.

2.Davacılar ... (müteveffanın eşi), ... (müteveffanın çocuğu) ve ... (müteveffanın çocuğu) vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'un davalı işyerinde çalışırken 12/08/2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında öldüğünü, davalı işverenin iş kazasında kusurlu olduğu iddiasıyla belirsiz alacak davası olarak destekten yoksun kalma (maddi tazminat) ve tam eda davası olarak manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/6 Esas sayılı dosyasının devam ettiğini bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, müteveffanın iş kazası sırasında 92,1 oranında klinik derecede alkollü olduğunu, işverenin işçi sağlığı ve güvenliği açısından üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, açılan davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı, birleşen davada, cevap dilekçesinde özetle: dava şartının bulunmadığını alacaklar varsa da zamanaşımına uğradığını, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/6 Esas sayılı dosyasının bekletici sorun yapılması gerektiğini, Mahkememizin 2018/9 Esas sayılı dosyasında maktulün anne ve babası tarafından da dava açıldığından usul ekonomisi açısından bekletici sorun yapılması gerektiğini, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, istenen miktarların fahiş olduğunu, sigorta şirketlerine davanın ihbarı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
Ana dosya olan 2018/9 E. sayılı dosyası açısından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
1-Davacı anne ... için 114.119,53 TL, davacı baba ... için 126.679,20 TL, destekten yoksun kalmadan kaynaklanan maddi tazminatın haksız eylem tarihi olan 12.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Davacı anne ... için 35.000,00 TL, davacı baba ... için 35.000,00 TL, manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 12.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,

Birleşen ... 3. İş Mahkemesinin 2018/254 Esas 2019/51 Karar sayılı dosya açısından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile

3-Davacı eş ... için 677.653,17 TL, davacı çocuk ... için 85.021,44 TL, davacı çocuk ... için 3.377,77 TL, destekten yoksun kalmadan kaynaklanan maddi tazminatın haksız eylem tarihi olan 12.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

4-Davacı eş ... için 40.000,00 TL, davacı çocuk ... için 30.000,00 TL, davacı çocuk ... için 30.000,00 TL, manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 12.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekilleri istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, tayin edilen vekalet ücreti ile hükme esas alınan kusur durumunun da hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur durumunun hatalı ve hükmedilen manevi tazminatlar fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 05.06.2014 tarihli inceleme raporu ile olayın iş kazası sayıldığı, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2021/9884 Esas 2022/4087 Karar sayılı ilamı itibariyle, tayin edilen vekalet ücretine yönelik istinaf sebebinin yerinde bulunmadığı, ... 4. İş Mahkemesinin 2021/217 Esas sayılı dosyasında verilen hükmün Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2021/10874 Esas 2022/244 Karar sayılı ilamı ile onandığı bu nedenle hükme esas alınan kusur durumunun yerinde bulunduğu, Yargıtay uygulamalarına uygun olarak hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun kullanıldığı bu nedenle hükme esas alınan tazminat hesaplamalarının yerinde bulunduğu, tarafların kazadaki kusur durumları ve meydana gelen sonuç dikkate alındığında, tayin edilen manevi tazminatların yerinde bulunduğu gerekçesiyle;

Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, ... 3. İş Mahkemesi 2018/9 Esas 2022/114 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacılar ... ve ... vekili, davacılar ..., ... ve ... vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Davacılar ... ve ... vekili, davacılar ..., ... ve ... vekili ve davalı vekillerinin çocuklar, anne ve baba için hükmedilen maddi ve diğer tüm manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge adliye mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”

HMK 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtaya gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.

Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı; 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL, 01.01.2023 tarihi sonrası için ise 238.735,737 TL’dir.

Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110 ncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davacılar ve davalı vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.

2. Birleşen dosya davacısı ... ve davalı ...İnşaat A.Ş. vekillerinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

2.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacı ... vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.2. Birleşen dosya yönünde davacıların toplam talep miktarı olan 985.581,64 TL olmasına rağmen hatalı şekilde 965.581,64 TL olduğu gözetilerek davalı lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmiştir.

2.3. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Davacılar ... ve ... vekili, davacılar ..., ... ve ... vekili ve davalı vekillerinin çocuklar, anne ve baba için hükmedilen maddi ve diğer tüm manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine,

2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 18 inci bendinin silinerek yerine;
"18-Birleşen dosya açısından; davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maddi tazminat yönünden davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 23.817,05 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," rakam ve sözcüklerinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgili davacılara ve davalıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.