WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/3935 E.  ,  2023/5422 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/256 E., 2022/547 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı şirket vekili ve davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; murisleri ...'ın davalılardan işverene ait işyerinde 01.02.2005 – 07.02.2008 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'ın... plakalı aracı ile davalı işyerinden bağımsız olarak nakliye işi yaptığını ve Bağ- Kur'lu olduğunu, davalı şirketin 2006 senesinde kurulduğunu, 2005 yılında sigortalı çalıştırılması mümkün olmadığından, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işverenin 29.04.2008 tarihi itibariyle Kanun kapsamına alındığını ve halen faal olduğunu, dava konusu dönemlerde davacının davalı işyerinde çalışmalarının bulunmadığını, kurum kayıtlarının esas olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.01.2012 tarihli ve 2008/955-2012/43 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 13.06.2013 günlü ve 2012/5605 - 2013/12537 E.K. sayılı ilamı ile; dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı murisinin 07.02.2008 tarihinde vefat ettiği, 06.11.1984 tarihi itibariyle vergi kaydına istinaden bağkur tescilinin yapıldığı, nakliyecilik faaliyetinden dolayı Kartal Kamyonet, Minübüs, Otomobil Şoförleri esnaf odasına 14.12.1988-09.06.2008 tarihleri arasında kayıtlı bulunduğu, Kozyatağı Vergi Dairesinin 09.05.2011 tarihli yazısında ...'ın 21.12.2004 tarihi itibariyle mükellefiyetinin kapatıldığının bildirildiği, Bağ-Kur sigortalılık belgesinde ise kaydın 07.02.2008'e kadar devam ettiği, davacı murisi adına 09.05.2008'de 3.000,00 TL, 03.06.2009 tarihinde 3.481,00 TL prim ödemesi yapıldığının sigortalı bilgilerinden anlaşıldığı, Kadıköy 1. İş Mahkemesinin 2010/197 Esas sayılı dosyası ile davacıların ...'ın Bağ-Kurlu olduğunun tespiti ve ölüm aylığı bağlanması talebi ile dava açmış olduğunun mahkemenin gerekçesinde belirtildiği, 1479 sayılı Kanun'un (20.06.1987 tarih 3396 sayılı yasa ile değişik) 24 üncü maddesinin 2 g ve aynı Kanun'un 4956 sayılı Kanun ile değişik 25 g maddesi gereğince oda kaydına dayalı Bağ Kur sigortalılığı hizmet akdiyle çalışma ile sona ereceğinden mahkemece, hizmet tespitine ilişkin talebin dinlenmesi gerektiği, mahkemenin işin esasına girmek yerine yazılı şekilde karar verilmesinin bozma nedeni olduğu belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2013/1000-2015/528 E.K. sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dinlenen tanık beyanları ile alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, her ne kadar davalı şirketin 29.04.2008 tarihinde kanun kapsamına alındığı görülmekte ise de, davacılar murisinin 07.02.2008 tarihinde iş kazası geçirdiği, ancak davalı şirketin 02/12/2005 tarihinde kurularak aynı tarihte ticaret siciline tescilinin yapıldığı, akabinde 09.12.2005 tarihli ticaret sicili gazetesinde ilan edildiği, tescil ve vergi mükellefiyet kayıtlarının birbirini teyit ettiği, bu durumda söz konusu şirketin hizmet tespiti istenen tarihlerde faal olduğu, kanun kapsamına sonradan alınmasının hizmet tespitine engel oluşturmayacağı, bozma ilamında da belirtildiği üzere hizmet tespitine ilişkin talep yerinde görülerek, davanın kısmen kabulü ile; 05.11.2015 tarihli rapor hükme esas alınmak sureti ile, davacının 02.12.2005 - 07.02.2008 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 17.05.2018 günlü ve 2016/18290 - 2018/4947 E.K. sayılı ilamı ile; somut olayda, beyanları hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmayan davacı ve davalı tanıklarının ifadeleri doğrultusunda eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidilmesinin hatalı olduğu belirtilerek, yapılacak işin; Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle söz konusu işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davalı şirkete iliştin tüm kayıtları ve vergi kayıtlarını getirtmek, gerektiğinde alanında uzman bir bilirkişi vasıtasıyla söz konusu kayıtlar üzerinde inceleme yapmak, davacıların murisi ...'ın davalı şirket adına mal taşıma işi yaptığına dair kayıtlar bulunup bulunmadığını ve malların nereye nakledildiğini belirlemek, nakil işi yapılan yerlerden murisin çalışmasını gösteren kayıtlar bulunup bulunmadığını sormak ve bu yerlerde murisin çalışmasına dair bilgi ve görgüsü bulunan tanıkları tespit edip beyanlarını almak, murisin 07.02.2008 tarihinde geçirdiği ve ölümü ile sonuçlanan trafik kazası ile ilgili olarak ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğini araştırmak ve varsa buna ilişkin ceza dosyasını getirtmek, yine murisin geçirdiği kaza sonrasında Kuruma iş iş kazası bildirimi yapılıp yapılmadığını sormak ve tahkikat yapılmış ise buna ilişkin evrak ve kayıtları dosya arasına almak, Erenköy Gümrük Müdürlüğünden dava konusu dönemde muris adına bir işlem kaydı bulunup bulunmadığını sormak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Somut olayda; fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, yapılacak işin, Setbaşı vergi dairesinden davalı işverenin vergi kaydını araştırmak, vergi kaydı varsa işverenin 01.06.2004 tarihinden önceki işyerinin, gerek SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacı tanığı Sevdane Şahin davalı işyerinde 1993-2007 tarihleri arasında çalıştığını beyan ettiğinden Kurum'dan tanık ...nin hizmet döküm cetvelini getirterek işyerinde çalışıp çalışmadığını tespit etmek, dinlenen işyerine komşu tanıklardan davalı işverenin işyerinde çalıştığı iddia edilen çalışanların yaşını sormak ve gerekirse nüfus kayıtlarını celp etmek, davacıdan üretilen ürünleri nereye sattığını sormak beyan ettiği alıcıları dinlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/10 uncu maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğuna işaret edilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2018/256-2022/547 E.K. sayılı kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, kurum kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davalı şirketin 29.04.2008 tarihinde kanun kapsamına alındığı anlaşılmış ise de, davalı şirketin 02.12.2005 tarihinde kurularak aynı tarihte ticaret siciline tescilinin yapıldığı, akabinde 09.12.2005 tarihli ticaret sicili gazetesinde ilan edildiği, tescil ve vergi mükellefiyet kayıtlarının birbirini teyit ettiği, bu durumda söz konusu şirketin hizmet tespiti istenen tarihlerde faal olduğu, kanun kapsamına sonradan alınmasının hizmet tespitine engel oluşturmayacağı, davacılar murisinin 07.02.2008 tarihinde iş kazası geçirdiği, kazanın gerçekleştiği tarihte müteveffanın davalı şirketin aracını kullandığı, bozma öncesi ve sonrası mahkemece dinlenen taraf- bordro- komşu işyeri tanıklarının kısmen birbirleri ile örtüşür şekilde müteveffanın davalı şirket nezdinde 2005-2008 tarihleri arasında hizmet, bağımlılık, süreklilik unsurlarını barındırır şekilde işçi işveren ilişkisi kapsamında hizmet akdi ile çalıştığını beyan ettikleri, müteveffanın da tespiti istenen tarih aralığında başkaca herhangi bir koldan sigortalılığının bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile; müteveffa ...'ın 02.12.2005 - 07.02.2008 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde prime esas asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili; resmi belge ve bilgilerin tamamında müteveffa davacının davalı şirkette çalışmadığının sabit olduğunu, ancak mahkemece bu belgelerin dikkate alınmadığını, müteveffa davacı ile şirket arasında hizmet akdinin unsurlarının bulunmadığını, birbiriyle uyumsuz ve çelişkili tanık beyanlarına dayanılarak hizmet tespitine karar verilmeyeceğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı SGK vekili; davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, iddianın yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, karara esas teşkil eden bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalılardan işverene ait işyerinde 01.02.2005 – 07.02.2008 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.