10. Hukuk Dairesi 2023/3932 E. , 2023/5855 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/429 E., 2022/215 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin işlettiği ekmek fırınına 01.11.2001 tarihinde hamurkar ve pişirici olarak işe girdiğini, iş akdinin feshedildiği 01.03.2007 tarihine kadar davalıya ait işyerinde çalıştığını,en son aldığı ücretin 1.000-TL olduğunu, müvekkilinin davalı işyerinde 5,5 yıl kadar çalıştığını, yaz aylarında hasat zamanı yıllık izin kullandığını, bunun dışında haftanın 7 günü çalıştığını, müvekkilinin ilk işe girdiği 2001 yılında sigorta girişinin yapıldığı ve 1-2 ay sigortalı gösterilip işten çıkış gösterildiği ve bir daha sigorta girişinin yapılmayarak sigortasız çalıştırıldığını beyanla, 01.11.2001 ile 01.02.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hisar Ekmekcilik ve Unlu Mamülleri San. Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden incelenerek reddi gerektiğini, davalı işyerinin 06.02.1990 tarihinde yasa kapsamına alındığını, davalı işyeri ile ilgili olarak teftiş, tahkikat, durum tespit raporu bulunmadığını, davacının davalı işyerinden dava konusu edilen dönemlerde hiç bildirim yapılmadığını, aksine 10836678 sicil sayılı işyerinden kısmi olarak bildirildiğini, işyerinin 5510 sayılı Kanun kapsamına girip girmediğinin araştırılması, davacının tespitini talep ettiği döneme ilişkin işverene ait işyeri kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, davacının hizmet akdi ile çalıştığı iddia edilen döneme ait belgelerin kuruma verilip verilmediğinin ya da çalışmalarının kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması, davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunu, tanık beyanları dışında resmi ve yazılı sağlıklı deliller ile ispatlaması gerektiğini, davacının işverene bağlı olarak fiilen çalıştığının ispatlanması, çalışma konusu işin niteliği devamlılık gösterip göstermediği dikkate alınarak ücret konusunun titizlikle araştırılması gerektiğini, kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini, tanık beyanları değerlendirilirken işyerinde yürütülen işin niteliği, tanıkların iş ve işyeri hakkındaki bilgileri, tanıklık edilen dönemin üzerinden geçen sürenin uzunluğu, tanık beyanlarının olağan akışı ile çelişkili olması dikkate alınmasını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ve savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin bozma üzerine veridiği 11.10.2018 tarih ve 2014/127 Esas 2018/556 sayılı kararında;
Davanın kabulüyle,
Davacı 0600016293134 sigorta sicil numaralı ...'ın
01.11.2001-31.12.2001 arası 60 gün, günlük 7.00 TL
01.01.2002-31.03.2002 arası 90 gün, günlük 7.40 TL
01.04.2002-30.06.2002 arası 90 gün, günlük 9.26 TL
01.07.2002-31.03.2003 arası 270 gün, günlük 10.91 TL
01.04.2003-30.06.2003 arası 90 gün, günlük 13.10 TL
01.07.2003-01.01.2004 arası 180 gün, günlük 15.26 TL
01.01.2004-25.06.2004 arası 175 gün, günlük 18,32 TL
10.10.2004-31.12.2004 arası 80 gün günlük 14.80 TL
01.01.2005-31.12.2005 arası 360 günlük 16.29 TL
01.01.2006-31.12.2006 arası 360 gün günlük 17.70 TL
01.1.2007-1.3.2007 arası 60 gün, günlük 18,75 TL ücretle davalı şirkete ait işyerinde geçen ve kuruma bildirilmeyen sigortalı hizmeti bulunduğunun kabul ve tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar avukatları temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 09.10.2019 tarih ve 2019/857 Esas 2019/7279 Karar sayılı ilamı ile "...hakkındaki davada kabule karar verilen davalılardan Hisar Ekmekçilik ve Unlu Mam. San Tic. Limited Şirketi’nin, dosya kapsamından 07.07.2014 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda taraf ehliyeti bulunmayan davalı şirket aleyhine karar verildiği anlaşılmış olmakla, davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde, karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozmaya uyularak yukarıda yazılı kararı ile; "...Bozma sonrası yapılan yargılamada, bozma ilamı doğrultusunda Hisar Ekmekcilik Ve Unlu Mamülleri San Tic Ltd Şti'nin ihyası adına dava açmak için davacı tarafa süre verilmiş ve davacı tarafça bahsi geçen şirketin ihyasına adına dava açılmıştır.
... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/735 Esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen karar ile davalı şirketin ihyasına karar verilmiş, ihya kararı sonrası tebligat işlemleri yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır.
Tüm dosya kapsamında toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesinde davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması ve bozma öncesinde resen yapılması gereken tüm araştırmaların yapılmış olması, bozma öncesi toplanan delillerle davacının hüküm fıkrasında belirtilen sürelerde davalı şirkete ait işyerinde çalışmış olduğunu kanıtladığı bu bağlamda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği kanısına varışmıştır..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdi ile çalışmış olduğunu, tanık beyanları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı deliller (işyeri kayıtları, ücret tediye bordrosu, makbuz, karar, ticari defterler, zabıta kayıt ve defterleri, vergi karnesi vs.) ile ispatlanması gerektiğini, yerel mahkemenin eksik inceleme sonucu hüküm kurduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'unun (1086 sayılı Kanun) 428 inci, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dukuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi
3. Değerlendirme
Eldeki dava dosyası içeriğinden, davalı Hisar Ekmekcilik ve Unlu Mamülleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin ticaret sicil kaydının 6102 sayılı Türk Ticarret Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi uyarınca 07.07.2014 tarihinde resen terkin olunduğu, ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21.12.2020 tarih, 2020/735 Esas, 2021/192 sayılı Kararı ile Hisar Ekmekcilik ve Unlu Mamülleri San. Tic. Ltd. Şti.'nin Mahkemenin iş bu dosyası ile sınırlı olmak kaydıyla ihyasına karar verildiği, ihya edilen davalı şirkete bir tasfiye memurunun atanmadığı ve gerekçeli kararın davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s.288). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 547 nci maddesine göre “(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.”
Bu nedenle yeniden ihya ve tescil edilen şirkete tasfiye memuru atanması kanunun emredici hükmü gereğidir. Dolayısıyla tasfiye memuru yerine şirkete Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesine göre yapılan tebligat usulsüzdür.
Somut olayda; davalı şirketin tüzel kişiliğinin tümüyle ortadan kalktığının anlaşılmasına göre, açılan davada husumetin kendisine yöneltilebilmesi için yukarıda açıklandığı üzere davalı Hisar Ekmekcilik ve Unlu Mamülleri San. Tic. Ltd. Şti.'ne tasfiye memuru atanması hususunda davacıya önel verilerek atanacak tasfiye memuru davaya dahil edildikten ve sunulacak deliller toplandıktan sonra varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Dosya içeriğinden aleyhine hüküm kurulan Hisar Ekmekçilik ve Unlu Mamülleri San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kaydının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi uyarınca 07.07.2014 tarihinde re'sen terkin edildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; 21.05.2009 tarihinde açılan hizmet tespit davasında taraf olan limited şirketin sicilden resen terkin edilmesi üzerine tekrar ihyasında tasfiye memuru atanıp atanmayacağı noktasında toplanmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi uyarınca, münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatifler, 01.07.2012-01.07.2015 tarihleri arasında ilgili kanunlardaki tasfiye usullerine uyulmaksızın tasfiye edilmiş ve ticaret sicili kayıtları silinmiştir. Ancak, anılan hükümde, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilme hakkı da tanınmıştır. Açılan dava üzerine mahkeme tarafından ihya kararı verilmesi halinde ise ilgili şirket ve kooperatif tüzel kişiliğini yeniden kazanacaktır.
Geçici 7 nci maddenin 15 inci fıkrasının son cümlesi; “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmünü içermektedir. Buna göre şirketin, geçici 7 nci madde kapsamında ilgili ticaret sicil müdürlüğünce gerçekleştirilen terkin işleminin hukuka aykırı olduğu ve terkin işleminin anılan maddede işaret edilen usul ve esaslara aykırı şekilde gerçekleştirildiği, şirket alacaklıları yahut hukukî menfaati bulunanlarca terkin tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde dava yoluyla ileri sürülebilir. Terkin işlemindeki hukuka aykırılıklara ilişkin olarak geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen, şirketin taraf olarak yer aldığı derdest bir davanın varlığı yahut aynı maddedeki ihtar ve ilan usullerine aykırılıklara örnek olarak gösterilebileceği gibi münfesih sayılmasını gerektiren nedenlerden hiçbirisi mevcut olmayan şirketin hatalı şekilde re’sen terkin kapsamına alınması da başka bir örnek olarak belirtilebilir.
Esasen bu tür sebeplere dayalı olarak açılan davada şirketin ihyasını talep eden davacı, ticaret sicil müdürlüğünce münfesih kabul edilerek terkin edilen şirketin varlığını devam ettirdiğini veya re’sen terkin sürecinin hukuka aykırı olarak işletildiğini ileri sürerek bir nevi gerçekleştirilen terkin işleminin iptalini istemekte olup davanın kabulü hâlinde verilecek olan ihya kararı da şirketin terkin işleminin iptali niteliğinde olacaktır. Buradan hareketle hukuka aykırı terkin işlemi nedeniyle geçici 7 nci maddenin 15 inci fıkrasına dayalı olarak açılan dava sonrasında verilecek ihya kararı, TTK’nın 547 nci maddesi anlamında ek tasfiye olarak nitelendirilemez. Zira hukuka aykırı şekilde geçici 7 nci madde kapsamında terkin edilen şirketin ihyasında amaç, eksik kalmış tasfiye işlemlerinin tamamlanarak şirketin tekrar ticaret sicilinden silinmesinden ziyade hukuka aykırı terkin işleminin iptaliyle şirketin usulsüz terkin öncesindeki hukukî statüsüne kavuşturulmasıdır. Böyle bir karar sonrasında ihyasına karar verilen şirket, herhangi bir şekilde tasfiye aşamasına girmeksizin hukuken varlık kazanır (Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarih ve 2017/11-3184 E., 2021/1107 K., 17.11.2022 tarih 2021/10-956 E., 2022/1538 K. ). Hukuken varlık kazanan şirketin de terkin edildiği anda temsil eden yönetim kurulu ve ticari temsilcilerinin, temsilcilik sıfatı kendiliğinden doğacaktır. Böyle bir durumda tasfiye memuru atanmasına da gerek yoktur.
Dosya içeriğine göre davalı şirket, tasfiye süreci olmaksızın TTK’nın geçici 7 nci maddesi gereğince sicilden resen terkin edilmiş olup, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesince davalı şirketin ihyasına dair verilen karar, ticaret sicil müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen re’sen terkin işleminin hukuka uygun olmadığından davalı şirketin ticaret siciline tescil tarihinden itibaren hukuken varlığının devam ettiğinin tespiti niteliğindedir. Bu durumda baştan itibaren geçersiz olan terkin işlemi karşısında hukuken var olduğu tespit edilen davalı Hisar Ekmekçilik ve Unlu Mamülleri San. Tic. Ltd. Şti.’ye tebligat yapılmış olmasına göre işin esasına girilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun tasfiye memuru atanması yönündeki görüşüne katılmamaktayım.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!