WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/3930 E.  ,  2024/6259 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/299 E., 2022/637 K.
KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne

Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

Mahkeme kararı davacı ... davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davacının 11.06.2009 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı defi ile husumet ve görev itirazında bulunduğunu, davacının oluşan iş kazası nedeniyle maddi bir zararının olmadığını, davacı tarafın talep etmiş olduğu manevi tazminatın koşulları oluşmadığı gibi istenen miktarın da fahiş olduğunu, davanın müvekkili Kurum aleyhine sonuçlanması halinde Kurumun ödeyeceği miktar için araç sürücüsü ...'e rücu edilebileceğinden, davanın ...'e ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.03.2015 tarihli ve 2010/705 Esas, 2015/329 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile, 25.956,41 TL maddi tazminat ve 15.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 11.06.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat isteminde fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A) Bozma Kararı
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 07.04.2016 tarih ve 2015/14240 E. - 2016/6158. ile "... somut olayda, 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesi göz önüne alındığında yukarıda belirtilen prosedürün uygulanmadığı anlaşılmaktadır. Yapılacak iş; maluliyet oranının 5510 sayılı Kanun'un 95 nci maddesinde belirtildiği şekilde davacıda iş kazası sonucu meydana gelen meslekte kazanma gücünün hangi oranda olduğu tespit ettirilerek çıkacak sonuca göre karar vermektir. Yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir... " gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.03.2018 tarihli ve 2016/810 Esas, 2018/103 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 25.956,41 TL iş göremezlik zararı maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Mahkemesinin 2016/810 Esas sayılı dosyasından davacının manevi tazminat talebinde fazlaya ilişkin isteminin reddine, birleşen Ankara 2. İş Mahkemesinin 2017/536 Esas sayılı dosyasında davacının davasının reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
Kararın davacı ... davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 08.10.2019 tarih ve 2019/2904 E. - 2019/5893 K. ile "... davacı yararına hükmedilen 15.000,00 TL manevi tazminat azdır.... " gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur.

D.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08.10.2020 tarihli ve 2019/1168 Esas, 2020/336 Karar sayılı kararı ile davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 28.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı
Kararın davacı ... davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.03.2022 tarih ve 2021/2656 E. - 2022/2745 K. ile "...somut olayda, dava, sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkin olup Ankara 11. İş Mahkemesinin 30.03.2018 tarihli, 2016/810E.-2018/103K. sayılı kararı Yargıtay kapatılan 21. Hukuk Dairesinin 08.10.2019 tarih, 2019/2904E.-2019/5893K. sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma ile önceki hüküm ortadan kaldırılmış ancak usuli kazanılmış haklar korunmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada maddi tazminat ile birleşen dava yönünden karar verilmemesi bozmayı gerektirmiştir. Mahkemece yapılacak iş, davacının maddi tazminat talebi ile birleşen dava yönünden bir karar vermekten ibarettir... " gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunduğu, taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek yapılan yargılamada davacının davalı işyerinde çalışmakta iken 11.06.2009 tarihinde geçirdiği trafik-iş kazası neticesinde yaralandığı, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının % 28 olduğu, olayda davacının kusursuz olduğu, davalı idarenin işveren sıfatı ile %75 ve dava dışı sürücü ...'in % 25 oranında kusurlu oldukları, davacının iş kazası nedeniyle dava dışı SGK tarafından olayın sorumlularına rücu edilebilecek kısım düşülmek suretiyle karşılanmamış gerçek zararının bozma ilamı sonrasında düzenlenen 15.06.2017 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasından sonra davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı hususu da değerlendirilmek suretiyle usulüne uygun hesaplandığı anlaşıldığından asıl davada maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, davacı vekilinin bozma ilamı sonrasında düzenlenen aktüerya bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda birleşen davada bakiye kısım için talepte bulunmuş ise de davalı vekilinin birleşen davaya karşı süresinde itirazlarını sunduğu, ilk kararın sadece davalı tarafından temyiz edildiği dikkate alındığında davalı yararına ilk kararda hükmedilen miktar yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşıldığından birleşen davanın reddine karar vermek gerektiği, davacının manevi tazminat talebi yönünden, olayın meydana gelmesinde davacının kusursuz olması ve maluliyet oranı, olayın özellikleri, tarafların ekonomik sosyal durumları nazara alınarak davacının geçirdiği kaza nedeniyle uzun süre tedavi görmesi, çalışamaması nedeniyle yaşadığı sıkıntı ve acıların karşılanması bakımından takdir edilen 28.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği, asıl davada reddedilen kısmın takdire dayalı manevi tazminat talebine ilişkin olması nedeniyle bu hususun yargılama giderlerinde davacı aleyhine değerlendirilmediği gerekçesiyle, Mahkemenin 2022/299 Esas sayılı dosyasında davacının davasının kısmen kabulü ile 25.956,41 TL iş göremezlik zararı maddi tazminat ile 28.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Mahkemenin 2022/299 Esas sayılı dosyasında davacının manevi tazminat talebinde fazlaya ilişkin isteminin reddine, birleşen Ankara 2. İş Mahkemesinin 2017/536 Esas sayılı dosyasında davacının davasının reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece işin esasına girilerek 2017/536 Esas sayılı birleşen dosya yönünden de dava ve talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesinin açıkça usul ve Kanun'a aykırı olduğunu, Ankara 2. İş Mahkemesinin 2017/536 E. - 2017/521 K. sayılı birleştirme kararı 07.09.2017 tarihinde verilmesine rağmen davalı birleşen davaya yönelik itirazlarını yasal cevap süresi geçtikten sonra 15.03.2018 tarihinde sunduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, Mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesine rağmen, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 66.917,64 TL dava değeri üzerinden 10.706,82 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 9.200,00 TL'ye hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’un 427 ilâ 444 ncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 5 nci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41,42,43,44,46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 21 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı ... davalı vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden ilgiliye yükletilmesine,

3. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.