10. Hukuk Dairesi 2023/3833 E. , 2023/5097 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/683 E., 2022/1077 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen prime esas kazancın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı, davalı Kurum ve davalı şirketler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2004-2015 yılları arasında iş makinesi operatörü olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı işyerinde çalışırken aldığı en son aylık ücretinin 2.400,00-TL olmasına rağmen müvekkilinin ücretinin SGK'ya asgari ücret üzerinden bildirildiğini, müvekkiline ödenen aylık ücretin asgari ücret tutarındaki kısmının banka hesabına havale edilip kalan miktarın ise elden ödendiğini belirterek; çalıştığı süre döneminde eksik bildirilen prime esas kazancın tespitini istemiştir.
II. CEVAP
1-Davalı işverenler vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının ücret ile ilgili iddialarını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davacının bildirimlerinin asgari ücret üzerinden yapıldığını, davacının talebinin kanuna uygun olmadığını belirterek; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2020 tarihli ve 2019/583 E. -2020/308 K., sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve 2020/1289 E. -2021/1043 K., sayılı kararıyla; davacı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b maddesinin 1 inci alt bendi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/8965 E. 2022/1960 K. sayılı kararıyla; "... yazılı delil olmayan dönemler bakımından talebin tanıkla ispat sınırının üstünde olduğu hususu yukarıda izah edilenler kapsamında değerlendirilmek suretiyle belirlenip, gözetilmeli ve elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir... " gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma gereği yazılı delil olmayan dönemler bakımından tanıkla ispat zorunluluğu gözetilerek, ( yani aylık kazancın o dönemdeki yazılı ispat zorunluluğu altında kaldığı gözetilerek ve yine davacının kesinleşen işçilik alacağı dosyasında, en son brüt ücretinin 2797, 56 ( 01.07.2015 ile 30.11.2015 arası ) olduğundan harekete bu ücretin asgari ücrete olan oranı 2,19675 katı dikkate alınarak oluşan kat sayının geriye doğru tatbik edilererek tutarlar belirlenmek suretiyle; davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; "... İşçilik alacakları dosyasında da yıllara göre aldığı ücret belirlenmiş ve kesinleşmiştir. Bu gerek içtihatlar ve gerekse Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca güçlü delil niteliğindedir. Senetle ispat kuralının dosya bazında göz önüne alınması mümkün değildir. .." gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
2- Davalı şirketler vekili temyiz dilekçesinde; "..Bilirkişi raporunda davacının iddiasını dışına çıkılarak iş bu dava dosyasında değerlendirilmesi mümkün olmayan emsal ücret araştırması neticesinde elde edilen emsal ücret nazara alınarak değerlendirme yapılması ve senetle ispat zorunluluğunun buna göre belirlenmesi, mahkemenin iş bu rapora itibar ile davanın esası hakkında kısmen kabul kararı vermesi hukuka aykırıdır..." gerekçesi ile ; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3-Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; ".. Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitler yeterli bir inceleme ve araştırma yapılmadan meydana getirildiğinden bu belirlemeler eksik, yanılgılı değerlendirme içermekte olduğundan hükme esas alınmaması gerekmektedir.." şeklindeki gerekçe ile, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2-Davanın Yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanunun 79/10 uncu ve 5510 sayıl Kanun'un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 inci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202 inci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10 - 480 E., 2010/523 K., 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 E., 2010/524 K., 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 E., 2010/525 K., 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 E., 2011/649 K., 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 E., 2013/850 K., sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
3. Değerlendirme
Eldeki davada, bozma ilamına uyulmuş olmasına karşın, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bu kapsamda, önceki bozma ilamında belirlenen mevzuat ve yargılama yöntemi ışığında karar verilmesi gerekirken; işçilik alacağı dosyasında belirlenen ücrete göre geriye doğru orantılama yapmak suretiyle karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!