WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/3587 E.  ,  2024/7059 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/354 E., 2022/464 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı tazminat istemi davası nedeniyle mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma kararına uyarak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili ile asıl dosyada davalı ... ... Turizm Seyahat ve Otobüs İşl. Tic Ltd Şti, birleşen dosyada ise davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş olmakla yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl dosyanın 24.01.2011 tarihli dava dilekçesinde özetle; 28.10.2010 tarihinde ... plakalı yolcu otobüsünün Bursa Balıkesir istikametinde seyir halinde iken önündeki kamyona arkadan çarparak kaza yaptığını ve otobüs servis görevlisi olarak çalışan ve müvekkillerinin oğlu olan ...'in öldüğünü, müvekkillerinin çalışmakta olan oğullarını kaybetmekle onun desteğinden yoksun kaldıklarını ve henüz 19 yaşındaki evlatlarını kaybettiklerini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere anne ve babası lehlerine 10.000 TL’şer maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tüm davalılardan, 40.000 TL’şer manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan ... ve ... ... Turizm Seyahat ve Otobüs İşletmeleri Tic Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

2.Davacılar vekili 13.04.2011 tarihli dilekçesiyle Ankara Anonim Türk Sigorta Sigorta şirketine karşı açtığı dava nedeniyle Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamında gerekli ödemelerin yapılması nedeniyle feragat ettiğini beyan etmişir.

3. Davacılar vekili birleşen dosyanın 25.01.2012 tarihli dava dilekçesinde aynı iş kazası kapsamında kazanın gerçekleştiği araca ait zorunlu mali mesuliyet sigortası olan ... hakkında dava açmak suretiyle asıl davada anne ve baba lehlerine talep olunan 10.000 TL’şer maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte iş bu davalıdan da müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... ... Turizm Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; talep edilen maddi tazminatın dayanaksız olduğunu, olayın aynı zamanda bir iş kazası ve ölenin sigortalı işçi olması nedeniyle talep edilen tazminatın SGK tarafından da karşılanabileceğini beyanla davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ilgili araca dair zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi mevcut olduğunu, bu poliçenin sadece araçta otobüste yolcu olarak bulunan şahısları kapsadığını, ölen kişinin yolcu olmadığını, aynı aracın yine müvekkili şirket nezdinde karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza poliçesinin de mevcut olduğunu ve bu poliçenin araçta bulunan hizmetlileri de kapsadığından davacı tarafa bu poliçe nedeni ile 12.01.2011 tarihinde 137.250,00 TL ödeme yapıldığını, bu poliçe nedeni ile müvekkili şirketin ibra edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin halen ölümlü trafik kazası nedeni ile tutuklu yargılandığını, müvekkilinin bu kaza nedeni ile son derece büyük üzüntü içinde olduğunu, görev itirazında bulunduklarını, ayrıca maddi ve manevi tazminat talepleri için araç sahibi firmanın ve aracın sigortalarının mevcut olması nedeni ile davacıların zararlarının sigorta kapsamında karşılanması konusunun söz konusu olduğunu açıklayarak davanın reddini istemiştir.

4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, davaya konu taleplerin öncelikli olarak kazaya karışan aracın zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısına yöneltilmesi gerekmekte olduğunu bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı tarafın sigortalıya düşen kusur oranını ve ... ile sonuç arasındaki illiyet bağını ispatla mükellef olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI
A) Mahkemenin İlk Kararı
Mahkemenin 11.12.2014 tarih ve 2011/666 E. - 2014/903 K. sayılı ilamında özetle; davanın ... yönünden reddini, diğer davalılar yönünden davanın maddi tazminat yönünden kabulü, manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile, baba ... için 19.408,53 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminat, anne için 25.666,68 TL maddi tazminat, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ... şirketi ile diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olan 28.10.2010 tarihinden sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... ltd. Şti, ... ve Anadolu Anonim Sigorta Şirketi'nden müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine (Sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe kapsamı ile sınırlı tutulmasına) karar verilmiştir.

B) İlk Bozma Kararı
Kararın davalı ... ... Turizm Seyahat ve Otobüs İşl. Tic. Ltd.Şti ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 06.06.2017 tarih ve 2016/13214 E- 2017/4905 K sayılı ilamıyla sair temyiz itirazlarının reddi ile

A) Somut olayda, zararlandırıcı olayın tahkikat sonucunda Sosyal Güvenlik Kurumunca iş kazası kabul edilmekle beraber; SGK’nun 29.03.2013 tarihli cevabi yazısından davacı baba ... ...’in SGK’dan 4/b kapsamında emekli olduğu, davacı anne ...’nin ise ... Kaymakamlığı yazı cevabına göre muhtaç durumda olmadığının anlaşılması nedeniyle gelir bağlanamadığının bildirildiği anlaşılmakla; sigortalı ...’in davacı anne ve babasına destek olduğunun kabulünün mümkün olmaması nedeniyle maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi gerekirken; maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu,

B) Davalı ...’nin sigortalının içinde bulunduğu, iş kazasının gerçekleştiği aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olduğu, sigorta poliçesinin manevi zarardan kaynaklı tazminat alacaklarını karşılmadığı dikkate alındığında davalı ...’nin manevi tazminatın kabulü ve reddi nedeniyle hükmedilen vekalet ücretlerinden sorumlu olmayacağı değerlendirilmeden, Davalı ...’nin manevi tazminatın kabulü nedeniyle hesap edilen vekalet ücretinden sorumlu tutulması ve reddedilen kısmı üzerinden lehine vekalet ücreti takdirinin de hatalı olduğu belirtilerek mahkemece verilen karar bozulmuştur.

C) Mahkemenin İkinci Kararı
Bozma kararına uyan Mahkemenin 07.11.2017 tarih ve 2017/670 E. - 2017/768 K. sayılı ilamıyla;
Davanın kısmen kabulü ile davalı ... hakkındaki davanın reddine, Davacı anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin reddine, Davacı baba için takdir olunan 15.000,00 TL manevi tazminat ile davacı anne için takdir olunan 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... Turizm Seyahat ve Otobüs İşl. Tic. Ltd. Şti ile davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

D) İkinci Bozma Kararı
Kararın davacılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine; 12.03.2019 tarih ve 2018/1699 E. - 2019/1873 K. sayılı ilamıyla; sair temyiz itirazlarının reddiyle; Mahkemece 06.06.2017 tarih ve 2016/13214 Esas – 2017/4905 Karar sayılı bozma ilamına uyularak davacı anne ve babaya SGK tarafından gelir bağlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 09.05.1960 tarih ve 1960/ 21- 9 E- K sayılı Kararında da belirtildiği üzere sonradan çıkan içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnası olduğu ve henüz mahkemede veya Yargıtay’da bulunan bütün işlere uygulanması gerektiğinden, Mahkemece, farazi desteğin karine olduğu kabul edilerek, Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51 inci maddeleri uyarınca, somut olayın özelliğine göre davacı anne ve babanın birbirlerine desteği ile varsa diğer çocuklarından alabilecekleri destek de dikkate alınarak davacı anne ve baba için mahkemenin 11.12.2014 tarihli kararında tespit edilen maddi tazminat miktarlarının daha önce davacı tarafça temyiz edilmemiş olduğu da dikkate alınarak, bu miktarlar yönünden davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle, iş bu kararda belirtilen maddi tazminat miktarları aşılmamak suretiyle hakkaniyete uygun makul maddi tazminatlara hükmedilmesi gerekirken Yargıtay İçtihadi Birleştirme kararına aykırı olacak şekilde yazılı şekilde maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

IV. BOZMA KARARI ÜZERİNE VERİLEN KARAR
Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve numarası yazılı kararda özetle; davanın ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden davanın maddi tazminat yönünden kabulü, manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile, baba için 19.408,53 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminat, anne için 25.666,68 TL maddi tazminat, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... şirketi ile diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olan 28.10.2010 tarihinden Sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... ltd. Şti, ... ve Anadolu Anonim Sigorta Şirketi'nden müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine (Sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe kapsamı ile sınırlı tutulmasına) karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkeme kararı asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili ile asıl dosyada davalı ... ... Turizm Seyahat ve Otobüs İşl. Tic Ltd Şti, birleşen dosyada ise davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davada sehven davalı gösterilen ... ile birleşen davada Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinden manevi tazminat talep edilmediği halde bu davalılar yönünden hüküm kurulup, lehlerine 9.200 TL’şer vekalet ücretine hükmedilmesinin, ilk kararda hükmedilen maddi tazminat hükümleri yönünden kararın ... tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle usuli kazanılmış haklarının oluştuğu halde ikinci kararı ise ... temyiz etmediğinden bu karadaki vekalet ücreti yönünden uskhak dolduğunun gözetilmediğini, asıl davada ... sehven davalı gösterildiği halde bu davalı hakkında hüküm kurulmasının, bozma sonrası alınan hesap rapolarına göre karar verilmesi gerektiğini , Yargılamanın ilk karar üzerine sonuçlanmadığından usuli kazanılmış hak varlığından bahsedilemeyeceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Asıl dosyada davalı ... ... Turizm Seyahat ve Otobüs İşl. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; desteklik olgusunun ispatlanamadığını, sigorta ödemesi ile davanın konusuz kaldığını Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketinden zorunlu koltuk sigortası kapsamında davacılara yapılan 137.250 TL ödeme kapsamında davanın konusuz kaldığının kabulü gerektiğnii söz konusu ödemenin manevi tazminatı da kapsadığı gözetilerek davanın konusuz kaldığının hüküm altına alınması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Birleşen dosyada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Müvekkilinin trafik zorunlu mali mesuliyet poliçesi kapsamında sorumlu olmakla beraber manevi tazminattan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, ilk karar doğrultusunda davacı tarafın Bursa 16. İcra Dairesinin 2015/3805 Esası üzerinden yapmış olduğu icra takibi nedeniyle ferileri ile beraber davacılara 80.149,00 TL ödenmiş olması nedeniyle maddi tazminattan sorumluluklarının bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalan anne ve babasının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesi" açısından 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nın 427 ilâ 444 üncü maddeleri, "Tazminat alacaklarının belirlenmesi ve sorumluluk" açısından zararın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 332 ve 98 inci maddeleri ile giderek aynı kanunun 41,42,43,44,45 ve 47 nci maddeleri, öte yandan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun 2 ve 7 nci maddeleri gereğince uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55 ve 420.maddesi hükümleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" açısından iş kazası tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun'un 11, 12, 22, 23 ve 26 ıncı maddeleri, "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile ilgili mevzuat hükümleri, "Usuli kazanılmış haklar" açısından 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; asıl ve birleşen dosyada davacılar vekilinin, asıl dosyada davalı ... ... Turizm Seyahat ve Otobüs İşl. Tic Ltd Şti ile birleşen dosyada davalı ... vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
a) Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yönünden yapılan incelemede;
1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. 'Usuli kazanılmış hak' olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).

2.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

3.Somut olayda; mahkemece verilen ilk kararın bozulmasına dair Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 06.06.2017 tarih ve 2016/13214 E. - 2017/4905 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere davalı ... Şirketinin zorunlu mali mesuliyet poliçesi kapsamında sorumlu olmaması davacılar vekilinin de anılan davalıya karşı manevi tazminat isteminde bulunmadığı halde manevi tazminat alacağından sorumlu tutulması giderek davacılar lehine iş bu davalıyı da kapsar şekilde harç, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinden sorumlu tutulması ve anılan davalı ... lehine manevi tazminattan kısmen reddolan kısımdan ret vekalet ücreti takdir edilmesi uyulan bozma kararına ve giderek sigorta şirketinin sorumluluk ilkelerine aykırı olmuştur.

b) Tazminat alacağının ödenmesi iddiasına dair yapılan incelemede;
1.01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda eksik ve tam teselsül ayırımına son verilmiş, 61 inci maddede, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı, 62 nci maddede, tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulacağı, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olacağı bildirilmiştir.

2.Aynı Kanunun 420 nci maddesine göre “Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.   İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri dâhil, hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarına da uygulanır.”

3.Kural olarak yapılmış ödemenin bu miktar ile sınırlı olmak üzere bağlayıcılığı asıldır. 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde Yargıtay kabulüne göre ödemeden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık orantısızlığın bulunmaması koşulu aranıyordu, ancak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Tür Borçlar Kanunu dönemi için ise yukarıda işaret olunan açıklamalar ile 420 nci madde hükmüne göre işçi ve hak sahibine yapılacak ödemenin hakkın gerçek tutarını karşılaması gerekmektedir, ödemeden artan yani davacının karşılanmayan bakiye alacak kısmı için tazmin talep etme hakkı devam etmektedir.

4.Öte yandan davanın hukuksal niteliği gereği davalı, temyiz aşamasında dava konusu borcu söndüren nitelikte bir belge vermiş veye iddiada bulunmuş ise bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir. Gerçekten de, yargılamada davayı inkâr eden davalının savunması borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar. O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine, delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez. Belirtilen nedenlerle, temyiz aşamasında sunulan ve borcu söndüren bir belgenin varlığı karşısında savunmanın genişletilmesi yasağından da söz edilemeyecektir

5.Sonuç itibariyle; yargılama aşaması henüz tamamlanmamış böyle bir durumda, borcu itfa eden belgenin söz konusu olduğu hallerde, dava sonuçlanıp kesinleşmemiş ise ibraz edilen ve borcu söndüren yazılı belgenin dikkate alınması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04.07.2007 gün 2007/13-453 Esas ve 2007/453 Karar sayılı kararlarında da aynı ilke benimsenmiştir.

6. Somut olayda davalı ... tarafından maddi tazminat olarak belirlenen ve ilk kararda da aynı şekilde hüküm altına alınan miktarların davacılar tarafından açılan ilama dayalı olarak başlatılan icra takibi neticesinde Bursa 16. İcra Dairesinin 2015/3805 Esası üzerinden yapmış olduğu icra takibi nedeniyle ferileri ile beraber davacılara 80.149,00 TL ödenmiş olduğunun iddia edilmiş olması karşısında davacıların maddi tazminat alacaklarının ödeme yoluyla dava açıldıktan sonra karşılanıp karşılanmadığı giderek maddi istemler hakkında davanın konusuz kalıp kalmadığı hususunda bir karar verilmesi gerekip gerekmediği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

7.Öte yandan kabule göre de asıl ve birleşen davada ayrı ayrı hüküm kurulması müteselsil sorumluluğa dayalı tazminat istemine dayalı sonraki açılan dava yönünden tahsilde tekerrür olmama kaydıyla maddi tazminatlara hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde asıl ve birleşen davalar ayrı ayrı gösterilmeden hüküm tesisi de hatalı olmuştur.

8.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

9.O hâlde, temyiz eden taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek, bozma sebeplerine göre sair temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin Mahkemece verilen karar bozulmalıdır.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen dosyada davacılar vekilinin, asıl dosyada davalı ... ... Turizm Seyahat ve Otobüs İşl. Tic Ltd. Şti. ile birleşen dosyada davalı ... vekillerinin temyiz itirazları dikkate alınarak HUMK'nın 428 inci maddesi gereğince Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.