10. Hukuk Dairesi 2023/3573 E. , 2023/5123 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2248 E., 2022/2414 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/275 E., 2021/276 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraflar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı şirket ve davalı Kurumun istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 10.07.1997 - 17.09.2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını beyanla Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının müvekkiline ait işyerinde sezon dönemlerinde ve sipariş olduğu zamanlardaki çalışmalarının Kuruma eksiksiz olarak bildirildiğini ve bu bildirimler neticesinde primlerinin eksiksiz olarak yatırıldığını, işe davet yazıları ve ücret bordrolarının da işyerinde kesintili olarak çalıştığının karinesi olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı Kurum vekili, Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olduğunu, aksi yönde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01/09/1997 işe giriş bildirgesinin verilme tarihi öncesi hizmetleri hak düşürücü süre kapsamına girmiştir. Davacının ilk işe giriş tarihinin 01/09/1997 olduğu, davacının işten çıkış tarihinin 17/09/2012 olduğu, beş dönem halinde çalıştığı, bordro tanıklarının beyanlarından da anlaşılacağı üzere, davacının bu tarihleri arasında Ağustos-Aralık aylarında sezon döneminde devamlı-kesintisiz çalıştığı, diğer dönemlerde SGK’ya yapılan bildirim bağlamında hizmetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Emsal Yargıtay içtihatlarında imzalı ücret bordroları,işe giriş bildirgesi ve hizmet sözleşmesi ve istifa dilekçesi bulunması durumunda ayrıca ilgili dönemler yönünden sigortalının imzası olan ücret bordrosu-puantaj kayıtlarına ait aylarda SGK Başkanlığına bildirilen kadar hizmeti bulunduğu, ayrıca bu belgeler bağlamında kesintili çalışma olduğu kabul edilmektedir. Sunulan puantaj kayıtlarında imzasının bulunduğu imzaların inkar edilmediği tespit edilmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda işyerinin mevsimlik bir işyeri olmadığı anlaşılmış, yukarıda anılan gerekçelerle 21/05/2021 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.6552 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde açılan davada SGK Başkanlığını davalı olarak yer almıştır..." gerekçesine dayalı olarak,
"Davanın kısmen kabulüne,
1-davacı, .... T.C ve ..... sigorta sicil sayılı sigortalı ...'nın davalı işveren ...Tarım Ürn.İth.İhr.San.ve Tic.A.Ş’ye ait ... SGK İl Müdürlüğünde .... işyeri sicil sayılı dosyada işlem gören üzüm işletmesi işyerinde; 01.09.1997 – 18.09.1998 / 01.11.1998 – 03.03.1999 / 01.09.1999 – 09.09.2002 / 12.10.2006 – 24.08.2010 ve 06.09.2011 – 17.09.2012 tarihleri arasında toplam 1967 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 1288 gününün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği 686 gününün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği, bildirimi yapılmayan dönemlerde o günlerin asgari ücretini aldığı,1997/3.dönem 120; 1998/3.dönem 1;1998/3.dönem 19; 1999/3.dönem 41; 2000/3.dönem 31; 2001/3.dönem 46;2002/3.dönem 4; 2006/12.ay 9; 2007/8.ay 30; 2007/9.ay 30; 2007/10.ay 30; 2007/11.ay 30; 2007/12.ay 30; 2008/8.ay 30; 2008/9.ay 30; 2008/10.ay 15; 2009/8.ay 27; 2009/9.ay 6; 2009/10.ay 15; 2009/11.ay 30; 2009/12.ay 30; 2010/8.ay 24; 2011/12.ay 11; 2012/8.ay 30; 2012/9.ay 17 gün olmak üzere davacının belirtilen tarihleri arasında bildirilmeyen toplam 686 gün davalı işyerinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, davanın mahiyeti gereği kısmen kabul kısmen red kararı verilmesinin mümkün olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve kararın gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili de dahil olmak üzere davalı şirkette çalışan tüm işçilere maaş bordrolarının imzalatılarak verilmediğini, maaş bordrolarının imzasız olduğunu, SGK mevzuatına göre işçilere ait puantaj kayıtlarının 2013 yılına kadar imzasız olarak tanzim edildiğini, 2013 yılından sonra imza uygulamasına geçildiğini, müvekkilinin iş akdi 2012 yılında sona erdiğine göre müvekkilinin imzasının alınmış olmasının mümkün olmadığı hususu gözardı edilerek bilirkişi tarafından hatalı tespit yapıldığını, hizmet tespiti davasında, Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı işveren lehine veya aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ...Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının Kuruma bildirilmeyen çalışması bulunmadığını, müvekkilinin işi gereği mevsimlik veya siparişe dayalı çalışma yapan bir firma olduğunu, siparişin olmadığı veya mevsim dönemi olmadığı zamanlarda işçilerin ücretsiz izne çıkarıldığını, bu uygulamanın hem sözlü hem yazılı olarak tüm işçiler tarafından kabul edildiğini, davacının izinli olduğu ve çalışmasının bulunmadığı dönemlerde çalışması varmış gibi bildirimde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının, müvekkili nezdindeki tüm çalışmalarının eksiksiz olarak Kuruma bildirildiğini, SGK'nın davada davalı sıfatı ile bulunması nedeniyle davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinden müvekkili şirketin tek başına sorumlu olmadığını, davalıların müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olmaları gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
3. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekili, davalı vekilinin 02.06.2021 tarihli beyanı dikkate alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davalı şirketin mevcut bir çok dosyasının incelenmesinde yaptığı işin niteliğine göre belirli dönemlerde dışarıdan günlük çalıştırılmak üzere işçi alımı yapıldığını, alınan işçilerin yalnızca yılın belirli zamanlarında çalıştırıldığını, davacının, Kurum kayıtlarında olan hizmet süreleri dışında bir çalışması bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesin ve net olarak davacının çalışma olgusunu ispatlayacak delil bulunmadığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, tanık beyanlarının çalışmanın ne kadar süreyle olduğuna ilişkin kesin bir bilgi vermediğini, davacının, çalıştığını iddia ettiği dönemde imzasını içeren hiçbir ücret bordrosu-puantaj kaydı bulunmadığının davacının bu dönemlerde çalışmadığının göstergesi olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, her bir davacı için ayrı ayrı inceleme yapılmadan genel olarak aynı gerekçe ile hüküm kurulduğunu, davalı şirkete ait bir çok hizmet tespit davası bulunması ve tanıklarında aynı davalıya karşı dava açmış olması nedeniyle beyanlarına itibar edilmeyeceğini, yeterli delile ulaşılamadığını ve davanın ispatlanamadığını, eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğini beyanla usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Davacının işe başlama tarihine ilişkin ilk derece mahkemesi kabulü aleyhine davacı tarafça kanun yoluna başvurulmuş olmakla birlikte yazılı iş sözleşmesi ve davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgesi dikkate alındığında tanık anlatımları ile sonuca gidilmesi mükmün görülmemiştir. Yine işten ayrılış tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olmakla davacının işe giriş bildirgesi öncesine dair çalışmalarının hak düşürücü süreye uğradığı ortada olmakla davacının bu yöndeki talebi kabul görmemiştir.
İmzalı ücret bordrosu veya davacının imzasını taşıyan puantaj kayıtlarının bulunduğu dönemlerde ise yazılı delil aksine olan tanık anlatımına itibar edilemeyecektir.
İş bu davada dinlenen bordro tanığı ..... ve ... beyanından açıkça anlaşıldığı üzere davacı kadrolu işçilerden değildir. Sezonda tam çalışırken sezon dışında sipariş geldiğinde ve iş olduğunda çağrılırsa çalışmaktadır. Yine dinlenen diğer tanıklar da sezonluk çalışma olduğunu ifade etmiştir.
Sezon döneminin Ağustos ayında başladığı kabulü ile sonuca gidildiği görülmektedir. Davacısı ..... olan 01.06.1997-23.12.2015 tarihleri arasındaki süre yönünden tespit talepli ... 3. İş Mahkemesi 2016/66 E. 2018/109 K. Sayılı 29.03.2018 tarihli ilamı aleyhine yapılan istinaf üzerine Dairemizin 2018/1564 esas ve 2019/1304 karar sayılı hükmünde "... davacının puantaj cetvellerinde imzası bulunduğu sezon dönemindeki aylarda sürekli, diğer aylarda bildirim yapılan süreler kadar çalıştığı, sezon süresinin dört ay olduğu, davacı ile aynı konumda olan işçilerin açtığı ... 3.İş Mahkemesinde görülüp karara bağlanan 2018/1562,1563,1566,1567.. esas sayılı emsal dosyalarda da bu kanaate varılarak sonuca gidildiği halde bu dosyada sezon olarak Ağustos ayı ile birlikte beş ay sürekli çalışıldığının kabulü ile çelişkili yaklaşımla karar verilmesi karşısında ilk derece mahkeme kararının yerinde olmadığı belirgindir.." denilerek sezon döneminin Eylül-Aralık arası olduğuna ilişkin kabul aleyhine davacı tarafça yapılan temyiz başvurusu Yargıtay 10. H.D. 2020/3564 E. 2021/7000 K. Sayılı 26.05.2021 tarihli onama ilamı ile reddedilmiş olmakla emsal iş bu dosyadan da ortaya çıktığı üzere sezon dönemi Eylül-Aralık ayları arasına ilişkin kabul edilmelidir.
Davacısı ... olan 01.10.1997-03.12.2012 tarihleri arasındaki süre yönünden tespit talepli davada ... 3. İş Mahkemesi 2016/62 E. 2018/105 K. Sayılı 29.03.2018 tarihli ilam, Dairemizin 2018/1560 esas ve 2019/1312 karar sayılı ilamı ile düzeltilmiş, "...Davacının, 01/10/1997-23/05/1998, 21/09/1998-10/12/2006, 17/08/2010 - 03/12/2012 tarihleri arasında 3 dönem halinde davalıya ait 1029365.09 sicil numaralı işyerinde geçici işçi statüsünde (incir,üzüm,kayısı) yaş meyve-kuru meyve hazırlanması paketlenmesi işi sezonu olan yılın Eylül - Ekim - Kasım ve Aralık aylarında kesintisiz olarak diğer aylarda ise iş durumuna göre münavebeli çalıştırıldığı..." sonucuna ulaşılarak verilen karar, Yargıtay 10. H.D. 2020/3558 E. 2021/6994 K. Sayılı onama ilamı ile kesinleşmiştir. İş bu emsal karardan da açıkça anlaşıldığı üzere davalı işyerinde bir kısım işçilerin giriş çıkış yaparak çalıştığı görülmektedir. Davacının özlük dosyasının incelenmesinden ise 01/09/1997 tarihli siparişe dayalı, mevsimlik çalışma sisteminin olacağında dair davacının imzasını taşıyan iş sözleşmesi, 01/11/1998 tarihli siparişe dayalı, mevsimlik çalışma sisteminin olacağında dair davacının imzasını taşıyan iş sözleşmesi, 01/09/1999 tarihli siparişe dayalı, mevsimlik çalışma sisteminin olacağında dair davacının imzasını taşıyan iş sözleşmesi, 12/10/2006 tarihli davacının imzasını taşıyan iş sözleşmesi, 06/09/2011 tarihli mevsimlik çalışma sisteminin olacağında dair davacının imzasını taşıyan iş sözleşmesinin bulunduğu görülmektedir. İş bu belgelerin irade fesadına dayalı olarak alındığı iddia ve ispat edilemediği gibi aksine bordro tanığı ... beyanından anlaşıldığı üzere ücretsiz izne çıkartılırken belge imzalatılmaktadır. İş bu tanık beyanı ile imzalı iş sözleşmeleri aralıklı çalışma konusunda birbirini doğrulamaktadır. Buna ek olarak çoğunluğu davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgeleri (01/09/1997, 01/11/1998, 01/09/1999 tarihli) göz önünde bulundurulduğunda davacının 01/09/1997-18/09/1998, 01/11/1998-03/03/1999, 01/09/1999-09/09/2002, 12/10/2006-24/08/2010, 06/09/2011-17/09/2012 tarihleri arasında çalıştığının kabulü gerekmiştir.
Davacının iş sözleşmelerinin incelenmesinden sipariş üzerine kısmi süreli çalışma olacağının kayıt altına alındığı izlenmektedir. Bordro tanığı Ayşe Karataş da bu yönde beyanda bulunmuştur.
Bu nedenlerle Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında tam çalışma kabulü gerekirken bu aylar dışında, bildirimden daha fazla çalışıldığının ispat edilemediğinin kabulü gerekmiştir.
Belirtilen delil durumuna göre davacının 01/09/1997 tarihinde işe başladığı, kuruma yapılan bildirime ek olarak 1997/3 üncü dönem 120 gün, 1998/3 üncü dönem 19 gün, 1999/3 üncü dönem 41 gün, 2000/3 üncü dönem 31 gün, 2001/3 üncü dönem 46 gün, 2002/3 üncü dönem 4 gün, 2006/12 inci ayında 9 gün, 2007/9 uncu ayında 30 gün, 2007/10 uncu ayında 30 gün, 2007/11 inci ayında 30 gün, 2007/12 inci ayında 30 gün, 2008/9 uncu ayında 30 gün, 2008/10 uncu ayında 15 gün, 2009/9 uncu ayında 6 gün, 2009/10 uncu ayında 15 gün, 2009/11 inci ayında 30 gün, 2009/12 inci ayında 30 gün, 2011/12 inci ayında 11 gün, 2012/9 uncu ayında 17 gün çalışmasının bulunduğu ve fakat bildiriminin yapılmadığının tespiti gerekmiştir..." gerekçesiyle;
"A) 1-Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nden verilen 10/06/2021 tarih, 2019/275 Esas ve 2021/276 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ilişkin davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı yasanın 353/1-b.1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf yargılama giderlerinin başvuru sahibi üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf talebi reddedilen davacıdan alınması gereken 80,70 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
B) 1-Davalı işveren vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nden verilen 10/06/2021 tarih, 2019/275 Esas ve 2021/276 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince KALDIRILMASINA,
Davacının davasının kısmen kabulü ile,
Davacının davalı işverene ait, 1029365.45 sicil sayılı işyerinde, dönemin asgari ücreti ile, 1997/3 üncü dönem 120 gün, 1998/3 üncü dönem 19 gün, 1999/3 üncü dönem 41 gün, 2000/3 üncü dönem 31 gün, 2001/3 üncü dönem 46 gün, 2002/3 üncü dönem 4 gün, 2006/12 inci ayında 9 gün, 2007/9 uncu ayında 30 gün, 2007/10 uncu ayında 30 gün, 2007/11 inci ayında 30 gün, 2007/12 inci ayında 30 gün, 2008/9 uncu ayında 30 gün, 2008/10 uncu ayında 15 gün, 2009/9 uncu ayında 6 gün, 2009/10 uncu ayında 15 gün, 2009/11 inci ayında 30 gün, 2009/12 inci ayında 30 gün, 2011/12 inci ayında 11 gün, 2012/9 uncu ayında 17 gün çalışmasının kuruma bildirilmediğinin tespitine,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, "karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; İstinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Müvekkiline imzalatılan hizmet sözleşmelerinde işçilerin çalışmadıkları izne ayrıldıkları dönemlerde taahütlü mektupla tekrar işe davet edileceğinin yazılı olduğu halde dosya müvekkili acısından herhangi bir mektubun bulunmaması sebebiyle müvekkilinin sürekli çalıştığının kabulü gerekli olduğunu, müvekkili de dahil olmak üzere davalı şirkette çalışan tüm işçilere maaş bordrolarının imzalatılarak verilmediğini, maaş bordrolarının imzasız olduğunu, SGK mevzuatına göre işçilere ait puantaj kayıtlarının 2013 yılına kadar imzasız olarak tanzim edildiğini, 2013 yılından sonra imza uygulamasına geçildiğini, müvekkilinin iş akdi 2012 yılında sona erdiğine göre müvekkilinin imzasının alınmış olmasının mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!