10. Hukuk Dairesi 2023/3479 E. , 2024/5655 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/73 E., 2022/168 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından temyiz, davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmek ve de davalı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 14.05.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. ... ... ile davacı adına Av. ... ve ihbar olunan ... Başkanlığı adına Av. ... ... geldiler. geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkilinin iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davalının kusurlu olduğundan bahisle 162.249,44 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.06.2019 tarih, 2011/130 Esas, 2019/84 Karar sayılı kararında özetle, davacının %41,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı iş kazasının oluşumunda davacının %20, davalının %80 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, mahkemenin 18.11.2015 tarihli celsesi 3 nolu ara kararı uyarınca ve Mahkemenin 29.06.2016 tarihli celsesi 3 nolu ara kararı uyarınca davalı ... Enerji Madencilik San. ve Tic. A.Ş. tarafından davacı ...’ye geçici ödeme yapıldıysa bu geçici ödemelerin hükmedilen bedelden mahsubuna, davacı lehine 45.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2019 tarih, 2019/2952 Esas, 2019/2516 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından bahisle, yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 02.02.2021 tarih ve 2020/7199 Esas, 2021/1057 Karar sayılı kararı ile davalının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyizinin miktardan reddine, maddi tazminat yönünden davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak somut olayda 18.11.2015 ve 29.06.2016 tarihli celselerde verilen geçici ödeme kararlarına (5.000,00’er TL) dayanarak başlatılan icra takip dosyalarına, davalı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan mahsup kararı verilmesi hatalı olduğu gibi ödemelerin yapılmış olduğunun tespit edilmesi halinde dahi mahsup işleminin hükümde yapılmayıp infaz aşamasına bırakılmasının doğru olmadığından bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 16.11.2022 tarih, 2021/73 Esas, 2022/168 Karar sayılı kararla davacının %41,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı iş kazasının oluşumunda davacının %20, davalının %80 oranında kusurlu olduğu, davacının manevi tazminat talebine yönelik mahkemenin 12.06.2019 tarihli hükmünün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu nedenle manevi tazminat talebine yönelik bir değerlendirme yapılmadığı gerekçeleri ile 162.249,44 TL maddi tazminattan mahkemenin 18.11.2015 tarihli celsesi 3 nolu ara kararı ve 29.06.2016 tarihli celsesi 3 nolu ara kararları uyarınca Azdavay İcra Müdürlüğünün 2017/113 Esas sayılı dosyasına yapılan 5.000,00 TL (asıl alacak) ödemenin mahsubu ile 157.249,44 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 05.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Enerji Madencilik San. ve Tic. A.Ş. 'den alınarak davacıya verilmesine, yargılama sırasında ödenen 5.000,00 TL alacak yönünden 05.05.2010 haksız fiil tarihinden 11.06.2018 ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizin davalı ... Enerji Madencilik San. ve Tic. A.Ş. 'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen 16.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ile ihbar olunan SGK vekili temyiz isteminde bulunmuş, davalı şirket vekili ayrıca 21.01.2023 tarihinde de ek temyiz dilekçesi vermiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, icra dosyasına yapılan ödemenin borcu tamamen karşılamaması nedeniyle masraflar ve veklet ücretine yönelik kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle hüküm altına alınan tazminattan TBK 76 doğrultusunda tenzilat yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, mahkemenin ilk geçici ödeme kararından rücu etmeden ikinci geçici ödeme kararını verdiğini, bu durumun müvekkilinin iki kez 5.000,00 TL ödemesi anlamına geleceğini, bunun dışında mahkemece Azdavay İcra Müdürlüğünün 2017/113 Esas sayılı dosyasından 05.12.2017 tarihli haciz tutanağında yer alan 2 adet 150 cm ve 2 m genişlikte olan ayaklı paslanmaz kazanın ihale ile satışından elde edilen para miktarının da toplam tazminattan mahsup edilmesi gerekirken edilmediğini, Mahkemenin geçici ödeme ara kararları kaldırmadığı sürece mükerrer tahsilat yapılmasına olanak sağlanacağını, gerekçeli kararla birlikte tüm bu icra dosyalarının ara kararlarının kaldırılması şart olduğunu, hükme esas hesap raporunun denetime elverişli olmadığını, Kurum ödemelerinin hatalı tenzil edildiğini, müvekkilinin SGK’ya rücu alacağı için yaptığı 17.180,00 TL'nin de maddi tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkilinin yetkililerinin ceza dosyasında beraat ettiklerini, davacının olay tarihinde müvekkili şirkette çalışmadığını, sürekli iş göremezlik oranının hatalı tespit edildiğini, davacının başka bir olaydan dolayı hüküm giydiği için kısıtlandığını, bu nedenle vekili ile vekalet ilişkisinin sona erdiğini, bu nedenle aslında dosyanın yıllarca takipsiz kaldığını, İlk Derece Mahkemesinin dosyayı düşürmesi gerekirken düşürmediğini, vekaletsiz geçen sürelerde yapılan usul işlemlerinin hükümsüz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir
İhbar olunan SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
a.Davalı vekilinin 21.01.2023 tarihli ek temyizi yönünden
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, 21.12.2022 tarihinde davalı vekiline tebliğ edilmiş, ek temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra, 21.01.2023 tarihinde verilmiş olup bu sebeple ek temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
b.İhbar olunan SGK vekilinin temyizi yönünden
Dava kendisine ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı sadece davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak kendisine dava ihbar olunan davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) mahkemece verilen kararı temyiz etme hakkı yoktur. Ancak mahkemece, usul ve kanuna aykırı olarak, taraf sıfatını almayan ihbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün ancak kendisiyle ilgili bölümünü temyiz edebilir. İşbu davada ise ihbar olunan SGK aleyhine bir hüküm kurulmadığından temyiz hakkı bulunmamakta olup temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
c.Tarafların Diğer Temyiz İtirazları Yönünden
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı vekilinin 21.01.2023 tarihli ek temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE;
2.İhbar olunan SGK vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin REDDİNE;
3.Tarafların diğer temyiz itirazları yönünden taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
4.Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Davacı avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, davalı avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!