10. Hukuk Dairesi 2023/2954 E. , 2024/8520 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1481 E., 2022/1074 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/254 E., 2021/595 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverene ait kalibrasyon makinesinde çalışırken zincire asılan demir aparatının kırılması sonucu yaralandığını, söz konusu iş kazasının oluşumunda müvekkiline atfedilecek hiçbir kusur bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ait maddi tazminat alacağı saklı kalmak kaydıyla 124.244,16-TL maddi, 70.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iş güvenliği ile ilgili tüm tedbirleri aldığını, davacının makineyi nasıl kullanması gerektiği hususunda gerekli uyarıların kendisine yapıldığını, ancak buna rağmen davacının makineyi kapak açık kullanması neticesinde dava konusu yaralanmanın gerçekleştiğini, iş kazasında meydana gelmesinde kusurun davacıya ait olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davacının, davalıya ait iş yerinde çalıştığı 06.06.2015 tarihinde, zincir kalibrasyonu yaparken makineden kopan bir parçanın koluna çarpması neticesinde yaralandığı, yaralanma olayı neticesinde davacının %38 oranında maluliyet oranının bulunduğu, davalı işverenin dava konusu kazada %70 oranında, davacının ise dava konusu kazada %30 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davanın kısmen kabulüne davacı lehine, sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı alacağı olmak üzere toplam 124.244,16 TL maddi tazminat ile davacı vekilinin feragat beyanı uyarınca manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çalıştığı makinanın kapak açık devreye girmesini önleyecek mekanizma yaptırıldığını, davacının ise bu mekanizmayı devreden çıkartmak için tel bağlayarak makine kapağı açık çalıştığını, bu haliyle işverene yüklenen kusur oranının çok yüksek olduğunu, bununla birlikte davacının ücretinin asgari ücretin üzerinde olduğuna yönelik bir iddiası bulunmuyorken Mahkemece davacının ücreti asgari ücretin üzerinde kabul edilerek sonuca gidildiğini, diğer taraftan sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin manevi tazminattan indirilmesini de kabul etmediklerini, ayrıca reddedilen manevi tazminat bakımından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafça çalışır vaziyette bulunan makineye kapak açık şekilde çalışılmasının engellenemediği, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere davalı tarafça kapağın açık çalışıldığının bilinmesine rağmen müdahale edilmediği, bu haliyle İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ve iş güvenliği uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen 14.12.2020 tarihli kusur raporunun denetime elverişli, dava konusu olayın oluş şekline ve kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun bulunduğu, kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davalı tarafın kusura yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Diğer taraftan, maddi tazminat hesabında davacının ücretinin asgari ücretin üzerinde kabul edilerek sonuca gidilmesinin yerinde olup olmadığı diğer bir uyuşmazlık konusudur.
Eldeki davada, davacıya ait sigorta kayıtları ile sigorta müfettişliğince işyeri kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen ve davalı işverenlik yetkilisinin imzasını havi Kayıt İnceleme Tutanağında davacının kaza tarihindeki aylık brüt ücretinin 1.237,92-TL/brüt- ay olduğunun belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda da davacının ücretinin brüt 1.237,92-TL olarak kabul edilerek sonuca gidildiği anlaşılmakla, davalı tarafın bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Bununla birlikte, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin manevi tazminattan indirilmesinin yerinde olup olmadığı, ayrıca reddedilen manevi tazminat bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı bulunup bulunmadığı da ihtilaflıdır.
İşveren, işyerinde çalışan işçilerine veya ölümü halinde destekten yoksun kalanlarına karşı hukuki sorumluluğunu güvence altına almak için, özel bir sigorta şirketi ile işçi yararına "mali sorumluluk sigorta sözleşmesi yapabilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 130 uncu maddesi uyarınca başkasını çalıştıran kişi, çalıştırdığı kişiye karşı hukuki sorumluluğunu güvence altına almak üzere sigorta yaptırmışsa, sigortadan doğan haklar doğrudan doğruya çalışana ait olur. Ancak, çalışana ödenecek sigorta tazminatı, genel hükümlere göre ödenecek tazminattan indirilir.
Somut olayda, davalı işveren tarafından 12.04.2014 başlangıç tarihli bir yıllık işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi tanzim edildiği, dava konusu iş kazası sonrası poliçe kapsamında sigorta şirketi tarafından 58.000,00 TL maddi, 42.000,00 TL manevi tazminat ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı taraf, sigorta şirketi tarafından yapılan 42.000,00 TL manevi tazminat ödemesi üzerine İlk Derece Mahkemesine vermiş olduğu 06.12.2019 tarihli dilekçesi ile manevi tazminat talebinden feragat etmiştir.
Öncelikle, 6098 sayılı TBK'nın 130 uncu maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin genel hükümlere göre ödenecek tazminattan indirileceği belirtildiğinden ve davacı tarafça manevi tazminat talebinden feragat edildiğinden, davalı tarafın sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin manevi tazminattan indirilmesini kabul etmediklerine yönelik istinaf başvurusu yerinde değildir.
Ancak, dava açıldıktan sonra sigorta şirketi tarafından manevi tazminat adı altında 42.000,00 TL bir ödeme mevcut ise de, davacının manevi tazminat talebinin 70.000,00 TL olduğu dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince manevi tazminat talebinden feragat edildiği göz önünde bulundurularak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur. ..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi,
3. Değerlendirme
A) Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacı için 50.000,00 TL manevi tazminat istemi talebinde bulunulduğu, temyize konu İlk Derece Mahkemesi kararında davacı manevi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verildiği, davalı vekilince sigorta şirketinden yapılan ödemenin manevi tazminattan mahsubunun hatalı olduğunun istinaf sebebi yapıldığı, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verdiği gözetildiğinde, talep edilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR :
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!