10. Hukuk Dairesi 2023/2943 E. , 2024/443 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/541 E., 2022/410 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında eksik hesaplanan yaşlılık aylığı miktarının tespiti ile fazla ödenen primlerin iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ve davalı kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesiyle; Müvekkilinin yaşlılık aylığı tahsisi için davalı idareye 31.05.2000 tarihinde başvurduğunu, fakat davalı idare tarafından müvekkilinin talebinin reddedildiğini ve müvekkiline 18.11.1997 tarihinde 2204193627 tahsis numarası ile yaşlılık aylığı tahsis edildiğini, 31.05.2000 tarihinde tahsis talebi reddedilen müvekkili için davalı aleyhine ... 2.İş Mahkemesinin 2004/770 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve ... 2.İş Mahkemesinin 2008/444 karar sayılı ilamı ile müvekkilinin yaşlılık aylığı tahsis tarihinin 01.06.1999 tarihine çekildiğini, verilen kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiğini, davalı idarenin yapmış olduğu hesap sonucu 17.06.2011 tarihinde müvekkilinin banka hesabına 21.392,96.-TL yatırıldığını, dava hakları saklı kalmak kaydı ile bu bedelin 22.06.2011 tarihinde çekildiğini, davalı idarenin hesabı yanlış yaptığını ve müvekkiline ödenmesi gerekli olan ana para olarak 5.000,00-TL eksik ödendiğini, davalı idarenin müvekkiline mahkeme kararı sonucu ödenmiş olduğu aylık bedellerini öderken sadece anapara olarak hesap etmiş olduğunu ve yasal faizlerini ödemediklerini, davalı idarenin kendi kusuru neticesinde 01.06.1999 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis etmesi gerekirken 18.11.1997 tarihinde müvekkiline yaşlılık aylığının tahsis ettiğini ve aradaki 8 yıl 6 aylık farkı 16.06.2011 tarihinde yani ortalama 8 yıl geç ödendiğini, müvekkilinin yaşlılık aylığının geç bağlanmasından dolayı maddi ve manevi zararlar görüldüğünü, yıllar sonra hak ettiği maaşına eksik olsa da kavuştuğunu, müvekkilinin 27.12.2010 tarihinde Vakıfbank'tan ihtiyacı nedeniyle 10.000 TL tüketici kredisi çektiğini, bu kredi nedeniyle 2.835 TL faiz ve kredi gideri ödemek zorunda kaldığını, buna davalı kurumun sebebiyet verdiğini belirterek müvekkiline eksik yatan 5.000TL yaşlılık aylığının, 2.000TL eksik yatan yasal faiz alacağının, 3.000 TL manevi tazminatın ve 2.835 TL maddi tazminatın davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan işlemlerin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğunu, aylığında hata olmadığını buna göre davanın reddine dair karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, ilk bozma öncesi verdiği kararı ile, davacı maaşının geç ödenmesi nedeniyle ihtiyaç kredisi çektiğini ve bu nedenle 2.835,00.-TL maddi zararının bulunduğunu belirterek bu zararının tahsilini talep etmiş ise de; davacıya 2007 yılında emekli maaşı bağlandığı, davacının bankadan 2010 yılı 12.ayında kredi çektiğini beyan ettiği, buna göre emekli maaşı bağlandıktan sonra kredi çekilmiş olduğu, ayrıca davacının bankadan krediyi eksik maaş ödemesi nedeniyle çektiğinin ispatlanamadığından; maddi tazminat talebinin reddine, davanın kısmen kabulü ile; 38.260,12.-TL faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının eksik yaşlılık aylığı, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1 inci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin ilk bozma öncesi verdiği kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin, ilk bozma kararında; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan yönteme uygun bir hesaplama yapılmaksızın kanaate dayalı görüş verildiği için, anılan rapor yukarıda belirtilen aylık tutarının tespitine yönelik öngörülen ilkelere uygun olmadığından hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Hal böyle olunca, Mahkemece öncelikle Kurumdan aylık miktarının tespitinde esas alınan tüm veriler ve 01.06.1999 tarihinde Kurumca bağlanan ilk aylık miktarı celp edilerek, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda alanında uzman bilirkişiden aylık hesabı yönünden denetime elverişli rapor alınıp irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yasal mevzuata aykırı şekilde düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması isabetsizdir.
Kesinleşen mahkeme kararı sonrası, Kurumun 17.06.2011 tarihinde toplu ödemede bulunduğu yaşlılık aylığı dönemi 01.06.1999-01.01.2007 arasındaki yaşlılık aylıkları olup, bu dönem esas alınarak her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten, ödeme tarihine kadar hesaplanacak yasal faiz tutarı belirlenmesi gerekirken, 01.06.1999-18.05.2011 tarihleri arasındaki tüm yaşlılık aylıkları esas alınarak yapılan faiz hesabına göre belirlenen faiz alacağına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir, şeklindeki gerekçe ile karar ilk kez bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararı ile, Davacı maaş ödemelerinin geç yapılmasından dolayı manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; Kişilerin mal varlığı ile ilgili zarar görmeleri halinde manevi tazminat talep edemezler. Bu nedenle Manevi tazminat koşulları oluşmadığından, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı maaşının geç ödenmesi nedeniyle ihtiyaç kredisi çektiğini ve bu nedenle 2.835,00.-TL maddi zararının bulunduğunu belirterek bu zararının tahsilini talep etmiş ise de; davacıya 2007 yılında emekli maaşı bağlandığı, davacının bankadan 2010 yılı 12.ayında kredi çektiğini beyan ettiği, buna göre emekli maaşı bağlandıktan sonra kredi çekilmiş olduğu, ayrıca davacının bankadan krediyi eksik maaş ödemesi nedeniyle çektiğinin ispatlanamadığından; maddi tazminat talebinin reddine, davanın kısmen kabulü ile, 32.239,94 TL faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının eksik yaşlılık aylığı, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, dair karar verilmiştir.
C. 2 nci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin ilk bozma sonrası verdiği kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin, ikinci bozma kararında; mahkemece uyulan bozma ilamı ve oluşan usuli kazanılmış hak çerçevesinde, davacının 01.06.1999-01.01.2007 tarihleri arasındaki aylıklarına işleyen faiz alacağının belirlenmesi bakımından 17.06.2011 tarihli toptan ödeme tarihi esas alınarak, bu tarihe kadar faiz hesabını ayrıntılı ve dönemlerine göre faiz oranları dikkate alınarak belirleyen denetime elverişli bir hesap raporu aldırılması ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yapılacak iş, Kurum işlemlerini irdeleyen karşılaştırmalı ve ayrıntılı bilirkişi raporu almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Şeklinde ikinci kez karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı verilen son kararı ile, Davacı maaş ödemelerinin geç yapılmasından dolayı manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; Kişilerin mal varlığı ile ilgili zarar görmeleri halinde manevi tazminat talep edemezler. Bu nedenle Manevi tazminat koşulları oluşmadığından, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı maaşının geç ödenmesi nedeniyle ihtiyaç kredisi çektiğini ve bu nedenle 2.835,00.-TL maddi zararının bulunduğunu belirterek bu zararının tahsilini talep etmiş ise de; davacıya 2007 yılında emekli maaşı bağlandığı, davacının bankadan 2010 yılı 12 nci ayında kredi çektiğini beyan ettiği, buna göre emekli maaşı bağlandıktan sonra kredi çekilmiş olduğu, ayrıca davacının bankadan krediyi eksik maaş ödemesi nedeniyle çektiğinin ispatlanamadığından; maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının hakettiği alacakların miktarı konusunda alınan bilirkişi raporu göz önüne alındığında davacının talep edebileceği net 30.663,21 -TL faiz alacağı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne 30.633,21 TL faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının eksik yaşlılık aylığı, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hakkında bağlanan aylığın hatalı olarak hesaplandığını ve eksik ödendiğini, buna göre davanın kabulü yerine kısmen reddine dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın kabulü yerine, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Kurum vekili davacı hakkında yapılan işlemlerin yerinde ve mevzuata uygun olduğunu buna göre davanın tümden reddi gerektiğini belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca bağlanan yaşlılık aylığı miktarının eksik hesaplanıp hesaplanmadığı ile bağlanan aylık miktarının hatalı olup, olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde, ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun'a uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine
23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!