10. Hukuk Dairesi 2023/2940 E. , 2023/5170 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/645 E., 2022/182 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararını kaldıran Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde, müvekkili SGK Başkanlığı'ndan 29.581.120.4 sicil numaralı dosyadan yetim aylığı alan davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğini, 01.12.2009 tarihi itibariyle aylığının kesildiğini, 01.12.2009-30.04.2011 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıklar nedeniyle kurum zararının tahsili için aleyhine Yalova 2. İcra Müdürlüğünün 2013/1546 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borca itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalının borca itirazının haksız olduğunu, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinde ''Eşinden boşandığı halde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96. madde hükümlerine göre geri alınır'' denildiğini, ... Yalova Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 22.03.2011 tarih, FS 68 sayılı sosyal güvenlik kontrol memurluğu raporunda etraflıca açıklandığı üzere davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğini, bu nedenle yersiz ödenen takip konusu aylık tutarlarının adına borç kaydedileceğini, bu nedenlerle davalının Yalova 2. İcra Müdürlüğünün 2013/1546 sayılı dosyasındaki borca itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde, eski eşi ile yaşamadığını, davanın reddi gerektiğini ve mahkememizde açmış olduğu mahkememiz 2011/466 sayılı dosyasının uyuşmazlık mahkemesine gönderildiğini, henüz neticelenmediğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2014 tarihli ve 2013/329 Esas 2014/245 sayılı kararıyla davanın Davanın Yargı yolu yanlışlığı nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 04.11.2014 tarih ve 2014/20925 Esas 2014/22728 Karar sayılı bozma ilamında; 5510 sayılı Kanun'un “Uyuşmazlıkların çözüm yeri” başlıklı 101 inci maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğinin belirtilmiş olması, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasına koşut/benzer herhangi bir düzenlemenin 5434 sayılı Kanunda yer almaması, taraflar arasındaki çekişmenin 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasından kaynaklandığının belirgin olması nedeniyle bu tür davalarda adli yargı ve giderek iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmek suretiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 02.10.2018 tarihli ve 2014/503 E. 2018/412 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizin 30.01.2019 tarihli, 2019/273 E. 2019/815 K. sayılı ilamında; "...Danıştay incelemesinden geçerek kesinleşen ilgili İdare mahkemesi kararında her ne kadar ilgili kanunda birlikte yaşamaya devam edildiğinin tespiti durumunda aylığın kesileceğine dair bir düzenleme bulunmadığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, somut olayda uygulanması gereken yasa maddesi, bir önceki bozma ilamımızda da belirtildiği üzere 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi olup, mahkemece, davalının boşandıktan sonra eski eşi ile birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde araştırma yapılması gerekmektedir.
Yapılan araştırma sonrası verilecek hükmün (kesinleşmesi durumunda), kesinleşen idare mahkemesi hükmü arasında uyuşmazlığın oluştuğu durumda ise hüküm uyuşmazlığına ilişkin 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 24 üncü ve devamı maddeleri gözetilmelidir. ..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
C. Üçüncü Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 26.03.2020 tarihli ve 2019/295 E. 2020/310 K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile Yalova İcra Müdürlüğünün (Eski 2. İcra Müdürlüğünün) 2013/1546 Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına, asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizin 04.11.2021 tarihli ve 2020/320 E. 2021/13496 K. sayılı ilamında; davacı vekilinin temyize cevap dilekçesi içeriğinden, söz konusu borcun iptal edildiğinin anlaşıldığı belirtilerek, yargılama safhasında ortaya çıkan bu durumdan dolayı, davanın konusuz kalıp kalmadığı hakkında karar verilmesi için hükmün bozulması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;"... davalının kurum sigortalısı babasından dolayı aylık aldığı, kurum müfettişleri tarafından boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespiti üzerine aylığının iptal edildiği, ödenen aylıkların tahsili için kurum tarafından davalı aleyhine icra takibi yapıldığı, davalının takibe itiraz edildiği ve itirazın iptali için iş bu davanın açıldığı anlaşılmakla birlikte, kurumun aylığın iptaline ilişkin işlemine karşı davalının da ... 12. İdare Mahkemesinin 2014/939 esas sayılı dosyası ile dava açtığı, İdare mahkemesince verilen kararda kurum işleminin iptal edildiği anlaşılmıştır.
Bozma ilamı sonrasında ... 12. İdare Mahkemesine yazı yazılmış ve ilgili 2016/3861 Esas 2016/3727 Karar sayılı kararın Danıştay 11. Dairesinin 24.10.2017 tarih 2017/1740 Esas 2017/5660 Karar sayılı "Onama" kararı ile kesinleştiği hususu bildirilmiş ve buna ilişkin kesinleşme şerhi Mahkememize gönderilmiştir. İlgili idare mahkemesi kararı ile idari davaya konu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Bahse konu idari işlem işbu davanın da temeli olup, boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğinden bahisle vefat eden babasından dolayı yetim aylığı kesilen davacının, aylığının kesilmesine ve ödenen aylık tutarının yasal faizi ile birlikte adına borç çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile işbu davaya esas takibin dayanağı işlem iptal edildiğinden, iş bu davanın da konusuz kaldığı anlaşılmış ve bozma ilamında da belirtildiği gibi aşağıdaki şekilde dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davanın konusuz kalması halinde baştaki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretinin taraflara yükletilmesi gerekmekte olup, kesinleşen ... 12. İdare Mahkemesinin kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere işbu dava davalısı 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4 üncü maddesi kapsamında bulunduğundan ve işbu dava davalısı hakkında 5434 sayılı Kanun uygulanmaya devam edeceğinden, Kanunun 75 inci maddesi uyarınca boşanan kız çocuklarına bu tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanacağı açık olup, bu aylığın boşanılan eşle fiilen birlikte yaşamaya devam edildiğinin tespiti durumunda kesileceğine yönelik bir düzenleme 5434 sayılı Kanun'da yer almadığından davacı davasında haksız olup davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. ..." gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde, davanın açılmasına müvekkil kurum sebebiyet vermediği ve yargılama sırasında kurum işlemi iptal edildiği için kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ve 96 ncı maddeleri,
3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 nci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı,takibe konu tutarın konusuz kaldığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!