10. Hukuk Dairesi 2023/2904 E. , 2024/8023 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1492 E., 2022/1779 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2011/23 E., 2019/161 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulü ile birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile asıl dosya davalısı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında asıl davanın reddi ile birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleşen davalarda özetle; müvekkilinin davalı işveren bünyesinde çalışmakta iken 27.02.2010 tarihinde meydana gelen kazada yaralandığını, davacının fiziksel ve ruhsal olarak büyük zarar gördüğünü, davalıların iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı yönünden yeterli önlemi almadığını, davalıların meydana gelen kazada kusurlu olduklarını, oluşan zarardan sorumlu olduklarını, davacının işgöremezliği nedeniyle 176.192,12 TL maddi tazminat ile 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve yetki itirazında bulunarak davacının müvekkili şirketin Vedaş'tan aldığı ihalenin son işlerini yapmak üzere dava dışı Abdullah Kaval isimli şahıs ile anlaştığını, davacının da anılan işte 1 gün süre ile çalıştığını, davacının kendi kusuru ile iş kazası geçirdiğini, müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı yönünden herhangi bir eksikliğinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Mahkemece davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde davalı işveren şirketin %70 kusurlu olduğu, davacı işçinin %30 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle %28 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kabulünden hareketle; 1-Davanın kabulü ile
176.192,12 TL geçici ve tam iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatın olay tarihinden (27.02.2010) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile
1-22.000TL manevi tazminatın 27.02.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının maddi tazminat talebinin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş kazasının meydana gelmesinde davalı ... Enerji Ltd. Şti'nin kusurlu olmasına rağmen bu davalı yönünden maddi tazminat talebinin reddedildiğini, manevi tazminat miktarının çok az olduğunu, davalı ... Enerji ve ... yönünden ayrı ayrı tazminat hükmü verilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan ilk dava 2011/23 sayılı asıl dava dosyasında davalı ... olduğu halde müştereken ve müteselsilen her iki davalı aleyhine hüküm kurulduğunu, müvekkilinin davacıyı tanımadığını işveren olmadığını husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, müvekkiline kusur verilmediğini, Mahkemenin kararının gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu ifade etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...İstinaf sebebi olup incelenmesi gereken ilk husus davalı ...'ın iş kazasında sorumluluğu ve taraf sıfatıdır. Davalının kaza tarihinde işyerindeki sıfatı kusur bilirkişi heyeti ve SGK denetmeni tarafından inceleme konusu yapılmamış ise de 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi, 4857 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi kapsamında davalı ...'in kaza tarihinde şirkette işçi işveren ilişkisi içinde çalışan olduğu, iş kazasından dolayı kusurun işveren konumunda olan tüzel kişi şirket ve kazaya eylemleri ile sebep olan 3 üncü kişiler hakkında araştırılması gerektiği ve kusur raporunda ...'ın şahsi kusuruna rastlanmadığı anlaşıldığından ... hakkında açılan asıl davanın husumetten reddine karar verilmesi, birleşen davada davalı şirket hakkında maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, ... hakkında açılan asıl davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Manevi tazminatın miktarı uyuşmazlık konusu husustur. Gerek mülga 818 sayılı BK’nın 47 nci ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nın 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Somut olayda davalı şirketin iş kazasındaki kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi dikkate alınarak Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının tatmin duygusunu sağlamaktan uzak caydırıcı olmadığı değerlendirilerek manevi tazminat miktarı hatalı bulunmuştur.
Yukarıda anılan hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden manevi tazminat miktarı 50.000,00-TL olarak takdir edilerek ve davalı ... yönünden dava reddedilerek davaya ilişkin olarak yeniden hüküm kurularak,... " gerekçesiyle davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında ;
"1-Asıl dava olan Van 1. İş Mahkemesi 2011/23 Esas sayılı dosyadaki davanın davalı ...'ın işveren taraf sıfatı bulunmadığından husumet dava şartı yokluğundan reddine,
2-Alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınanın mahsubu ile bakiye 62,30 TL'nin davacıdan tahsiline hazineye irat kaydına, davalı ...'dan İlk Derece Mahkemesince 2019/323 harç sayılı 02.06.2019 tarihli müzekkere ile harç ve yargılama gideri tahsil edilmiş ise talebi halinde tahsil edilen tutarların iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden AAÜT gereğince 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
5-Davalı ...'in adli yardım talebi kabul edildiğinden dosyada yargılama giderlerinin davacı istinafı nedeniyle yapıldığı anlaşıldığından yargılama giderleri konusunda asıl dava üstünden karar verilmesine yer olmadığına,
III-1-Birleşen davanın kısmen kabulüne;
176.192,12-TL geçici ve sürekli işgöremezlikten kaynaklanan maddi tazminatının 27.02.2010 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ... Enerji Elektrik İnşaat Temizlik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
50.000,00-TL manevi tazminatın 27.02.2010 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ... Enerji Elektrik İnşaat Temizlik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyerek ve Bölge Adliye Mahkemesince davanın asıl dosya davalısı yönünden reddinin hatalı olduğunu ekleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!