WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/2865 E.  ,  2024/446 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/453 E., 2022/2199 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/198 E., 2021/662 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının manevi tazminat istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 19.07.2012 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve ve mesnetsiz ikame edilen mevcut davanın reddine karar verilmesini, davacının ücretinin gerçeği yansıtmadığını, davacı özelinde bir değerlendirme yapıldığı takdirde davacının 875,00 TL ücretle çalışmasının mümkün olmadığını, davacı öğrenci olup sadece yaz tatilinde çalışmak için davalı işyerine başvurduğunu ve asgari ücretle çalışmakta olduğunu, bu sebeple özel bir eğitim gerektirmeyen reyon görevi için işe alındığını, dava dilekçesinde davalı işverenliğin işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına aykırı hareket ettiğinden bahsedilmişse de davalı işverenlik meydana gelen iş kazası bağlamında alınması gereken önlemleri aldığını, yasal yükümlülüklerin tamamını yerine getirdiğini, davacının şarküteri reyonunda görevli olmadığını, kendisinin reyon sorumlusu olduğunu, meydana gelen iş kazası neticesinde SGK tarafından sürdürülen ve tamamlanan iş kazası tahkikatı sonucunda kazazede işçiye belirli miktarlarda ödemeler gerçekleştiğini ve bu ödemelere ilişkin olarak ... 1. İş Mahkemesinde 2013/947 Esas sayılı dosya üzerinden işverenlik aleyhine rücu davası açıldığını, bahsi geçen davanın sonuçlandığını, bir kısım ödemeler yapıldığını, manevi tazminat talebini kabul etmemekle birlikte; mevcut iş kazası sonrası davalı işverenlik tarafından kazazede işçinin yalnız bırakılmadığını, süreçte kendisinin ve ailesinin maddi taleplerinin karşılandığını, sosyal her türlü ihtiyaçlarının giderildiğini, işçinin kazadaki ağır kusuru düşünüldüğünde, manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, işverenliğin meydana gelen kaza bağlamında bir kusurunun olup olmadığının, kazaya yönelik olarak tedbirlerin alınıp alınmadığının, şarküteri reyonu haricinde çalışan işçilerin kıyma makinesine yaklaşılmaması konusunda uyarılıp uyarılmadığının, davacının kaza ile ilgili tedbirsiz ve dikkatsiz davranıp davranmadığının, işverenlik tarafından kazazede işçiye şarküteri bölümünde çalışması yönünde talimat verilip verilmediğinin ve benzeri soruların sorulmasını istediklerini, açılan davayı kabul etmediklerini, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 175.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, davacının küçük yaşta olağanüstü boyutlarda ağır bir travma yaşadığını, evlilik şansını neredeyse kaybettiğini, anne babasını kaybettikten sonra yalnız yaşamasının yüksek ihtimal olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maluliyetinin doğru olarak belirlenmediğini, kusurun hatalı belirlendiğini, davacının beyanında yasak olduğunu bilmesine rağmen kasap reyonuna girdiğini belirttiğini, davalıların davacının ve ailesinin tüm ihtiyaçlarını karşıladığını, protez bedeli ve maddi ödemede bulunulduğunu, tanıklarını tümünün dinlenilmediğini, manevi tazminat miktarının her halükarda fahiş olduğunu, davacının 2012 yılında olan olay nedeniyle davanın açıldığını, 2017 tarihinde manevi olarak 175.000,00 TL zarara uğradığının kabulünün mümkün olmadığını, davacının olay nedeniyle zararının bulunmadığını SGK raporunda belirttiğini, karar verilirken hüküm tarihindeki şartların esas alınmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; davacının maluliyetinin 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine uygun olarak belirlendiği, olay nedeniyle iş göremezlik oranının %46 olduğu, davacının olay tarihindeki yaşı, iş tecrübesi, olayın oluşu dikkate alındığında davacıya %10, davalı iş verenlere %90 kusur verilmesinin olaya uygun olduğu ayrıca aynı oranda kusur belirlenen rücuan tazminat davasının Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2019/4942 Esas 2019/7264 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, bu durumun eldeki dava yönünden kuvvetli delil teşkil ettiği, davacının olay tarihinde 16 yaşında olması, tarafların kusur durumu, maluliyet oranı, paranın satın alma gücü dikkate alındığında manevi tazminatın dosya kapsamına ve olaya uygun olarak belirlendiği, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK .nın353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanun'un 2 nci ve 77 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5. maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.

...nın 362/2. maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”

...nın 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.

Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL, 01.01.2023 tarihi sonrası için 238.735,737 TL’dir.

Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davacı vekillinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

2. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2.Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz eden ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.