WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/2748 E.  ,  2024/7895 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/787 E., 2021/806 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/654 Esas, 2019/819 Karar

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmek ve de davalı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğu anlaşıldığından duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 11.10.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. ... ile davacılar adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkili davacı kazalı ...'ün davalıya ait işyerinde çalışmaktayken geçirmiş olduğu iş kazası sonucunda sürekli iş göremezliğe uğrayacak ve bir başkasının sürekli bakımına muhtaç kalacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde davalının kusurlu olduğundan bahisle asıl dava dosyasında kazalı için 1.000,00 geçici iş göremezlik zararı, 610.650,12 TL sürekli iş göremezlik zararı, 1.000,00 TL geçici bakım ve bakıcı gideri, 954.096,21 TL sürekli bakım ve bakıcı gideri ile 300.000,00 TL manevi tazminat, birleşen dava dosyasında anne ..., baba ... ... ve çocuk Melek için 40.000,00'er TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazası nedeniyle davacı kazalının %100 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, bir başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu, kazanın oluşumunda davacı kazalının %20, davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle asıl dava dosyasında davacı kazalı yönünden sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat isteminin kabulüne, sürekli bakıcı gideri tazminatından %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle 477.048,10 TL sürekli bakıcı gideri, 240.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, davacı kazalının maluliyet oranının %100 olması sebebiyle geçici iş göremezliğe ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının geçici bakım giderine ilişkin talebinin reddine, birleşen dava dosyasında anne ve baba lehine 15.000,00’er TL, çocuk lehine 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle müvekkili kazalının sürekli bakım ve bakıcı gideri zararı tazminatından yapılan %50 oranında hakkaniyet indiriminin hukuka aykırı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, birleşen dosya yönünden verilen hükmün 1 inci fıkrasında hükmedilen manevi tazminatın davanın açıldığı 23.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tazminine karar verilmesinin hukuka ve kanunlara aykırı olduğunu, alacağa kaza tarihi olan 09.01.2013 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, kararın birleşen dosya yönünden 4 üncü maddesinde de 5.850,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, oysa vekalet ücretine hükmedilirken toplam miktar üzerinden değil her davacı için ayrı ayrı hükmedilen miktarlar üzerinden vekalet ücreti belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kusurun hatalı tespit edildiğini, davacı sigortalının kazanın gerçekleşmesine kendi ağır kusuru ile sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, bakıcı giderine hükmedilirken davacının olay tarihinden itibaren bakıcı tutmadığı hususunun değerlendirme dışı bırakıldığını, oysa işlemiş dönem bakıcı giderinin bulunmadığını, bilirkişi raporunda işlemiş bakıcı gideri olarak hesap edilen 136.001,06 TL tutarın esasında gerçek zarar olmadığını, bu tutarın bakıcı gideri sonuç tutarından mahsubuna karar verilmesi gerektiğini, davacı kazalı ... lehine hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, birleşen dosya davacıları lehine manevi tazminat verilmesinin hatalı olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf başvurularının asıl dava yönünden bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmaması gerektiği, birleşen dava yönünden ise davacı çocuk lehine hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının az olduğu gerekçeleri ile kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava dosyasında kazalı açısından sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat isteminin kabulüne, sürekli bakıcı gideri talebinin de hakkaniyet indirimi yapmaksızın kabulüne, davacı kazalı lehine 240.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, davacı kazalının maluliyet oranının %100 olması sebebiyle geçici iş göremezliğe ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının geçici bakım giderine ilişkin talebinin reddine, birleşen dava dosyasında davacılar anne ve baba lehine 15.000,00’er TL, çocuk lehine 32.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen vekalet ücretleri, yargılama giderleri ve harç oranlarının hatalı olduğunu, temyizen incelenerek düzeltilmesini talep ettiklerini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur oranlarının hatalı tespit edildiğini, işlemiş dönem yönünden davacıya bakıcı tutulmadığından bakıcı gideri hesabında işlemiş dönemin dışlanması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmaması gerektiği yönündeki görüşünün hatalı olduğunu, bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davacı kazalı yönünden hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu, birleşen dava dosyasında davacılar anne ve babaya manevi tazminat verilmesi hatalı olduğu gibi çocuğa verilen manevi tazminatın da fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
a.Davalı Vekilinin Birleşen Dava Dosyasına Yönelik Temyiz İtirazları Açısından
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre birleşen dava dosyasında davacılar anne, baba ve çocuk lehine hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin birleşen dava dosyasına yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

b.Davacılar Vekilinin Birleşen Dava Dosyasına Yönelik Katılma Yoluyla Temyiz İtirazları Açısından
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366 ncı maddesine göre istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci madde hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır.

Kıyas yoluyla uygulanacak madde hükümleri arasında bulunan katılma yoluyla istinaf başvurusuna ilişkin 348 inci maddenin ikinci fıkrasında ise istinaf yoluna başvuranın bu talebinden feragat etmesi veya talebinin bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilmesi halinde katılma yolu ile başvuranın talebinin de reddedileceği düzenlenmiştir.

Bu açıklamalar karşısında davalı vekilinin anne-baba ve çocuğun manevi tazminat istemlerine yönelik birleşen dava dosyası hakkındaki temyiz isteminin esasa girilmeksizin miktardan reddedildiği açık olduğuna göre davacıların birleşen dava dosyasına yönelik katılma yoluyla temyiz isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir.

c.Taraf Vekillerinin Diğer Temyiz İtirazları Açısından
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından Mahkemece 10.09.2019 tarihli bir adet hesap raporu alınıp bu rapora itibar edildiği, raporda davacının iş göremezlik zararının 610.650,12 TL, bakıcı gideri zararının 954.096,21 TL olarak belirlendiği, davacıya geçici iş göremezlik ödeneği olarak 126 gün karşılığı 3.038,56 TL ödendiği, hesap sürekli iş göremezlik gelirinin hesap raporunda dikkate ilk peşin sermaye değerinin %77,00 sürekli iş göremezlik oranına ilişkin olduğu, davacı kazalıya %100 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin 293,720,66 TL olduğu anlaşılmaktadır.

İş kazası sonucu iş görmez duruma düşen sigortalı sorumlulardan maddi zararlarının giderilmesini isteyebilir. Maddi zarar kavramı ise, malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade etmek için kullanılmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin tazminat davalarında öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile gelir bağlanmışsa bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.

Davanın bu yönüyle yasal dayanağını ise, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu oluşturmaktadır. Kanunun 55 inci maddesinde, “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.

Adalet Komisyonunun 55 inci madde gerekçesine göre; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez. Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafik kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.”

Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2 nci maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”. Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici işgöremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanunun 55 inci maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.

Somut olayda hükme dayanak kılınan 10.09.2019 tarihli bilirkişi hesap raporunda maddi zarar tutarı belirlenirken davacıya geçici iş göremezlik ödeneği olarak ödenen 3.038,56 TL'nin rücu edilebilecek kısmının tenzil edilmemesi hatalı olduğu gibi, aynı hesap raporunda davacı kazalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek kısmı tenzil edilirken %100 oranına ilişkin olanın değil, %77,00 sürekli iş göremezlik oranına ilişkin ilk peşin sermaye değerinin dikkate alınması yerinde görülmemiştir. Bunlar yanında Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilirken taraflarca yapılan yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmamış olması isabetsizdir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Davalı vekilinin birleşen dava dosyasına yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE;

2. Davacılar vekilinin birleşen dava dosyasına yönelik katılma yoluyla temyiz itirazlarının REDDİNE;

3. Davacılar vekilinin diğer hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE;

4. Davalı vekilinin temyiz itirazı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının;
a. Yedinci sayfasının son paragrafının silinerek yerine geçmek üzere "somut olayda, 09.01.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu davacı işçi ...'ün %100 oranında meslekte kazanma güç kaysına uğradığı, dosya üzerinden alınan bilirkişi heyeti raporu ile keşif icrasıyla yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu birbirini teyit etmekte olup, dosya kapsamında alınan bu kusur raporlarının, iş güvenliği mevzuatı uyarınca hangi önlemlerin alınması gerektiği, işverence alınması gereken önlemlerin alınıp alınmadığı, işçinin uymakla yükümlü olduğu talimat ve prosedürlere uyup uymadığı hususlarını içerdiği, yeterli, açıklayıcı ve gerekçeli olup dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından hükme esas alınarak olayda davacı işçinin %20, davalı işveren şirketin %80 kusurlu olduğunun kabulünün isabetli olduğu, davalı vekilinin ceza soruşturmasındaki rapora dayanarak yaptığı istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Ne var ki 10.09.2019 tarihli bilirkişi hesap raporunda maddi zarar tutarı belirlenirken davacıya geçici iş göremezlik ödeneği olarak ödenen 3.038,56 TL'nin rücu edilebilecek kısmının tenzil edilmemesi hatalı olduğu gibi, aynı hesap raporunda davacı kazalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek kısmı tenzil edilirken %100 oranına ilişkin olanın değil, %77,00 sürekli iş göremezlik oranına ilişkin ilk peşin sermaye değerinin dikkate alınması yerinde görülmemiştir. Bu açıdan bakıldığında hükme esas olan 10.09.2019 tarihli bilirkişi hesap raporunda iş göremezlik dönemine ilişkin olarak belirlenen ve istinaf nedenleri dikkate alındığında davacı tarafın itirazına uğramamış olması nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil eden 739.773,26 TL tutarındaki gerçek zarardan; %100 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden bağlanan gelirin 293,720,66 TL tutarındaki ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek(%80) 234.976,52 TL'lik kısmı ile 3.038,56 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin rücu edilebilecek(%80) 2.430,84 TL'lik kısmı tenzil edildiğinde davacı kazalının davalı işverenden talep edebileceği iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat tutarının 502.365,90 TL olduğu anlaşılmaktadır." ibarelerinin yazılması,

b.Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere
"HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı
Taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının kısmen kabulü ile, Manisa 1. İş Mahkemesinin 26.12.2019 tarih, 2014/654 Esas - 2019/819 Karar sayılı kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere HMK'nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

A-1-Asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine.
a-502.395,90 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 09.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,

b-954.096,21 TL sürekli bakıcı giderinin kaza tarihi olan 09.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,

c-Davacının maluliyet oranının %100 olması sebebiyle geçici iş göremezliğe ilişkin talep hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına,

d-Davacının geçici bakım giderine ilişkin talebinin reddine,

e- 240.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,

f-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan ve alınması gerekli 115.887,37 TL karar ve ilam harcından, 1.038,35 TL peşin harç ile 5.338,00 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 109.511,02 TL harcın davalıdan tahsiline ve Hazineye irat kaydına,

(İlk Derece Mahkemesince düzenlenen 03.03.2020 tarihli; 2014/654 Esas,2019/819 Karar, 2020/119 H. numaralı harç tahsil müzekkeresindeki harcın tahsil edilmiş olması halinde, tahsilde tekerrür etmemesi bakımından dikkate alınmasına)

g-Davacı tarafça yapılan 1.067,35 TL harç ve 5.338,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.405,35 TL harcın davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,

h-AAÜT 10-13 üncü maddesi uyarınca, kabul edilen maddi tazminat üzerinden hesap edilen 83.777,22 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

ı-AAÜT 10-13 üncü maddesi uyarınca, kabul edilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 25.250,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

i-AAÜT 10-13 üncü maddesi uyarınca, reddedilen maddi tazminat üzerinden hesaplanan 14.424,15 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,

j-AAÜT 10-13 üncü maddesi uyarınca, reddedilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 8.600,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

2-Birleşen (Manisa 1. İş Mahkemesinin 2015/433 Esas sayılı) davanın kısmen kabul kısmen reddine,

a-Davacı ... ... açısından 15.000,00 TL, davacı ... ... ... açısından 15.000,00 TL, davacı ... açısından 32.000,00 TL olmak üzere toplam 62.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak birleşen dava davacılarına verilmesine,

b-Alınması gerekli 4.235,22 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 409,86 TL'nin mahsubu ile kalan 3.825,36 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına ,

(İlk Derece Mahkemesince düzenlenen 03.03.2020 tarihli; 2014/654 Esas (Birleşen 2015/433 Esas sayılı dosya) 2019/819 Karar, 2020/120 H. numaralı harç tahsil müzekkeresindeki harcın tahsil edilmiş olması halinde, tahsilde tekerrür etmemesi bakımından dikkate alınmasına)

c-Davacı tarafça yapılan 441,66 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

d-AAÜT 10-13 üncü maddesi uyarınca, kabul edilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 8.860,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak birleşen dava davacılarına verilmesine,

e-AAÜT 10-13 üncü maddesi uyarınca, reddedilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 8.340,00 TL nisbi vekalet ücretinin birleşen dava davacılarından alınarak davalıya verilmesine,

B-1-Davacı tarafça sarfedilen 1.351,60 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre belirlenen 1.196,31 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

2-Davalı tarafça sarfedilen 2.243,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre belirlenen 257,69 TL'sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

3-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından harcanmayan kısımlarının yatıran taraflara iadesine,
C-Tarafların ödedikleri istinaf karar harçlarının istekleri halinde iadesine,

D-Davacı tarafça yapılan 177,16 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

E-Davalı tarafından yapılan 79,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

F-Artan istinaf gider avanslarının HMK’nın 333/1 inci maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl dava yönünden kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK, birleşen dava yönünden KESİN olmak üzere 04.05.2021 günü oy birliği ile karar verildi. GKYT:26.05.2021" ibarelerinin yazılması suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde taraflara iadesine,

4. Davacılar avukatı yararına takdir edilen 17.100.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, davalı avukatı yararına takdir edilen 17.100.00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.