10. Hukuk Dairesi 2023/2708 E. , 2024/1849 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1291 Esas, 2021/514 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesi
SAYISI : 2011/78 Esas, 2019/99 Karar
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 27.02.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. ... ile davacı adına Av..... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; iş kazası geçiren müvekkilinin iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde davalının kusurlu olduğundan bahisle 221.686,23 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davacının tespit edilen sürekli iş göremezlik oranının %35,20 olduğu, kazanın oluşumunda davacının %25, davalının %75 oranında kusurlu olduğundan bahisle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ıslahın zamanaşımına uğradığını, tespit edilen sürekli iş göremezlik oranları arasındaki çelişki nedeniyle adli tıp ihtisas kurulundan rapor alınması gerektiğini, davacının 22.05.2009 tarihi sonrası başka işyerlerinde çalıştığı sabitken bunun dikkate alınmadığını, davacının başka işyerlerinde çalışmaya devam ettiğini, çalışma koşullarında fiziki zorlanmaya maruz kalıp kalmadığının, bu işyerlerinde kazaya uğramadığının belli olmadığını, bunların maliyet oranını etkileyeceğinin açık olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının ikinci kattan düştüğünü, beşinci kattan düşmüş gibi hüküm kurulduğunu, keşif taleplerinin dikkate alınmadığını, davacının mermer ustası değil vasıfsız işçi olduğunu, hesabın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, Kurum'a bildirilen ücretin gerçek ücret olduğunu, davacının dava dilekçesinde yer almayan ücret iddiasını bilirkişi aşamasında dile getirdiğini, mahkemenin taleple bağlılık ilkesine aykırı karar verdiğini, manevi tazminat talebi 15.000,00 TL iken 20.000,00 TL’lik manevi tazminata hükmedildiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile manevi tazminat istemi yönünden talep aşılarak karar verildiğinden bahisle davalı tarafın istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Bölge Adliye Mahkemesi'nin manevi tazminata ilişkin hükmün miktar itibariyle kesin olduğuna karar vermesinin hatalı olduğunu, zamanaşımının söz konusu olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik oranının hatalı tespit edildiğini, davacı dava dilekçesinde, tanık ifadelerinde ve bilirkişi raporunda kazalı 2. kat iskelesinden düştüğü halde 5. kattan düştüğü tespiti yapıldığını, 2. kat iskelesinin 2. sıra iskele anlamına geldiğini (yaklaşık 3 - 3,5 metre ) ve normal binalarda 1. kata denk geldiğinin araştırılmadığını, eksik inceleme ile kazanın mahiyetinin ağırlaştırıldığını, davacının mermer ustası değil; vasıfsız işçi olduğunu, maddi tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde yer almayan ücret iddiasını bilirkişi aşamasında dile getirdiğini, kazanın davacının işe girdiği tarihten 15 gün sonra meydana geldiğini, ücret bordrolarının mevzuat gereği aylık olarak hazırlandığını, dolayısıyla ay içinde işe giren ve kaza geçiren davacının bordrolarının imzalamadığından bahisle bordroların değersiz olduğunu iddia ederek emsal ücret araştırması yapılmasının ve buna göre bilirkişi raporu alınmasının usul ve Kanun'a aykırılık teşkil ettiğini, davacı bakımından manevi tazminat koşulları oluşmadığı halde manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 inci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosya kapsamından, davacının 30.12.2008 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralandığı, Kurum Sağlık Kurulu 07.09.2016 tarihli kararında davacının sürekli iş göremezlik oranının %35,20 olarak belirlendiği, davalının itirazı üzerine Yüksek Sağlık Kurulu'nun 14.02.2018 tarihli kararı ile sürekli iş göremezlik oranının yine %35,20 olduğuna karar verildiği, Yüksek Sağlık Kurulu'nun anılan kararının 27.08.2018 tarihinde UYAP ortamına kaydedildiği, davalı vekilinin 30.08.2018 tarihinde Yüksek Sağlık Kurulu kararına itiraz ettiği, davalı tarafın itiraz dilekçesinde YSK tarafından dosya üzerinden davacının sürekli iş göremezlik oranının %35,20 olarak tespit edilmesine itiraz edildiği, dosyanın eksiklikler tamamlandıktan sonra Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesinin istendiği, İlk Derece Mahkemesince bu itiraz doğrultusunda bir irdeleme yapılmadan %35,20 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden sonuca gidildiği, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde sürekli iş göremezlik oranına itirazını yinelediği, bölge adliye mahkemesince davalının bu yöndeki istinaf itirazının "Dosyada SGK sağlık heyetleri ve SGK Yüksek Sağlık Şurası maluliyet oranı %35,2 belirlemesinin yetkili kurul ve organlarca belirlendiği anlaşılmakla davalı itiraz yerinde değildir." gerekçesi ile karşılandığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 uncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, davalı tarafın Kurum tarafından tespit edilen %35,20 sürekli iş göremezlik oranına itiraz ettiği gözetilerek mahkemece sırasıyla Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesi'nden rapor alınması; Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak raporla mevcut raporlar arasında çelişki oluşması ve itiraz halinde; raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'ndan rapor alınmak suretiyle giderilmesinin ardından karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan prosedür işletilerek davacının sürekli iş göremezlik oranını tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirleyip kesinleştirmek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacının temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek hükme esas 04.01.2019 tarihli bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurup usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Davalı Avukat yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma Avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!