WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/2615 E.  ,  2024/5785 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/260 E., 2022/71 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, müteahhit davalılar ... ve ... ... tarafından 2007 yılında SS Müstakil Evler Konut Yapı Kooperatifi bina inşaatında çalışan işçilere yemek yapma işi için Haziran-2007 ayında işe alındığını, inşaat bittikten sonra da bahçe bakım ve temizlik işleri için çalıştırıldığını, müvekkilinin, bu süre boyunca kesintisiz olarak bahçe bakım ve temizliği işini sürdürdüğünü ve davalılar tarafından hiçbir neden olmaksızın Mart-2012 tarihinde işten çıkarıldığını, müvekkilin beş yıllık fiili çalışma süresine karşın çalışma süresini tam olarak SGK’ya bildirilmediğini, eksik bilildiğini belirterek müvekkilin davalılar işyerinde geçen Haziran/2007-Mart/2012 tarihleri arasındaki çalışmasının tam olarak tespiti ile sigortalılık süresine eklenmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalılar ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkillerin davacının çalışma dönemi olarak belirttiği tarihlerde her hangi bir işveren sicil numarası ve buna ilişkin kayıtları bulunmadığından davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde müvekkillerinin davacının işvereni olmasının söz konusu olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, bir bayanın inşaat işinde çalıştırılmayacağını, davacının dava dışı kooperatife ait inşaat işini bilmesinin eşinden kaynaklandığını, davacının eşinin 2007 yılının Nisan ve Mayıs aylarında, 26.07.2007-30.08.2007 aralığında dava dışı S.S. ... Müstakil Evler Konut Yapı Kooperatifi bina inşaatında geçici olarak bekçi ve inşaat işçisi olarak çalıştığını, dava dışı kooperatif inşaatında çalışan işçilere ücretlerinden ayrı olarak yemek temin edilmediğini, şayet davacının bu dönemlerde kooperatif inşaatına (muhtemelen) yemek getirmişse bu hizmetinin sadece ve münhasıran eşine özgülenmiş olduğunu, davacının, kooperatif inşaatı bittikten sonra bahçe bakımı ve temizlik işlerinde çalıştığını iddia ettiğini, oysa sicil kayıtları ile sabit olacağı üzere: dava dışı S.S. ... Müstakil Evler Konut Yapı Kooperatifinin, 30.08.2007 tarihinde tasfiye olduğunu, bu tarihten sonra davacının kooperatif nezdinde işçi sıfatıyla çalışmasının zaten mümkün olmadığını, resmi kayıtlarla da görüleceği üzere davacının iddia ettiği dönemlerde süreklilik arzeden, davacının yapabileceği her hangi bir iş ve bağlı çalışacağı bir işveren olmadığını, davacının, iş akdinin mevcudiyetini ispat zımnında çalıştığını iddia ettiği dönemlere ilişkin olarak ücret alıp almadığını, alıyorsa miktarını da açıklamak zorunda olduğunu, davacının davacılara ait bahçedeki mevcudiyetinin ise tamamen kendi talebiyle ve tamamen kendi menfaati nedeniyle sözkonusu olduğunu, eşinin dava dışı kooperatifte çalıştığı dönemden bildiği müvekkillere ait küçük bahçeyi zor durumda olduğu gerekçesiyle ekip biçmek istediğini müvekkillere bildiren davacının bu talebinin, ailesine ekonomik destek sağlayabilmesi düşüncesiyle tamamen iyiniyetle kabul edildiğini ve kendisinden her hangi bir kira bedeli de alınmadığını, müvekkillerin bahçesini tamamen kendi menfaati için bir süre ekip biçen, burada yetiştirdiği ürünleri satarak para kazanan daha sonra iş bulduğunu beyan ederek bahçeyi kendiliğinden terkeden davacının, davalıların kendisine gösterdikleri iyiniyeti suistimal ettiğini, davacının davalı müvekkillere özgülediği devamlılık ve bağımlılık arzeden, ücret mukabili her hangi bir hizmeti olmadığından açılan davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kayıtlarda davacıya ait hizmet döküm cetvelinde davalılara ait iş yerlerinde çalışmalarının olmadığını, davacının en son çalışma kaydının 1982 yılında olduğunu, davalı işyerlerinin sicil numarası tespiti de yapılamadığından iş yerleri ile ilgili bilgilere ulaşılamadığını, ... adına hiçbir kayıt olmadığını, ... ... adına Antalya’da kayıtlara rastlanmış olduğundan davalı olup olmadığının tespit edilemediğini, hizmet tespiti davalarının nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairece özetle “...Davalı ... ...’in, davanın açılmasından sonra yargılama devam ederken vefat ettiği ve mahkemece, adı geçen davalı hakkında kabule karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Borçlar Kanunu'nun 397. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 513.) maddesi hükmüne göre; aksi sözleşmeden ve işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekil edenin ölümü ile vekalet ilişkisi son bulur. Somut olayda; ölü kişinin karar başlığında yer alması ve ölü kişi adına hüküm kurulmuş olması hatalıdır. Yapılacak iş; davacıya, ölen davalının mirasçılarını davaya dahil etmek üzere süre verilmesi ve usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra, hüküm kurulmasıdır. Bu sebeple mahkemece bu yönler dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmektedir.” gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalılar vekilleri özetle; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Eldeki dava dosyası incelendiğinde, davacının çalışma iddiasının bir bölümünün geçtiği iş yerinin Koza Konakları Sitesi Yönetimi olduğu anlaşılmakla, davacının iddiasına konu çalışmanın gerçekleştiği işverenin doğru bir şekilde tespit edilmesi amacıyla HMK m. 124 gereğince Koza Konakları Sitesi Yönetimine usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltilerek davaya katılımı sağlanmalı, davaya dahil edilmesi gereken site yönetiminin işveren dosyaları getirtilerek davaya konu dönemdeki bordro tanıkları dinlenmek suretiyle tanık ifadeleri arasındaki çelişkiler giderilmeli, yapılacak irdelemede davacının eşinin de bu iş yerinde çalıştığı göz önünde tutularak, davacının iddiasına konu çalışmanın münferit bir çalışma mı yoksa eşine yardım niteliğinde mi olduğu etraflıca araştırılarak sonuca gidilmelidir. Bu sebeple açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde; HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince dava dışı Koza Konakları Sitesi Yönetimine husumetin yöneltilmesi için davacıya mehil verilerek, duruşma günü tebliğ edilip, anılan işverenin davaya iştiraki sağlanmalı ve bu davalının göstereceği deliller de gözetilerek belirtilen esaslar dahilinde yapılacak araştırma sonucuna göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgililere iadesine,

23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.