WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/2527 E.  ,  2024/1799 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/31 E., 2019/88 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcı ve yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden karar vermek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı SGK Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 12.09.2022 tarihli ve 2022/7589 - 2022/10332 Karar sayılı kararıyla onanmasına karar verilmiştir.

Davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15.06.1976 olduğunu ve davacıya davalı ... Kurumunun başvuru tarihinin 15.01.2016 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini, müvekkil ..., davalı ... Müdürlüğünün Niğde ili .... ilçesi ... köyünde yapmış olduğu ağaçlandırma, toprak, ıslah çalışmaları işinde 15.06.1976 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını müvekkilinin işe başladığı tarihte 9837982 sicil numaralı sigorta sicil kartının verildiğini, müvekilinin 15.06.1976 tarihinde işe başlamasına rağmen 28.10.1977 tarihinde sigorta girişi yapıldığını, 15.06.1976 tarihinde işe başlayan müvekilinin 15.01.2016 tarihinde emekliliğe hak kazandığını ve 15.01.2016 tarihinde davalı SGK 'dan tahsil talebinde bulunulduğunu davalı kurum 24.03.2016 tarihli 1771840 sayılı yazısı ile işe giriş tarihinin 28.10.1977 olduğu, her ne kadar 15 yıl 3600 gün sayısı şartlarını yerine getirmiş ise de 60 yaşını doldurma şartını yerine getirmediği gerekçesi ile müvekkilinin tahsis talebinin reddedildiğini müvekkilinin fiili ve gerçek işe başlama tarihinin 15.06.1976 olup, müvekkil, işe başlama tarihine göre tahsis talep tarihi olan 15.01.2016 tarihinde yaşılılık aylığı almaya hak kazandığını, davalı SGK'nin müvekkilinin tahsis talebinin reddetmesinin hatalı işlem olduğunu, davalı Kurum hatalı işlemi sebebiyle müvekkilinin mağdur olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15.06.1976 olduğunun tespitine karar verilmesini, davalı ... Kurumunun 24.03.2016 tarihli 1771840 sayılı işleminin iptaline davacının davalı SGK'ya başvuru tarihi olan 15.01.2016 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına bağlanması gerektiğinin tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkil Kurumun davada sıfatının feri müdahil olarak düzeltilmesine karar verilmesini, davacının 15.06.1976 tarihinden 03.12.1977 tarihine kadar davalı işyeri Orman Genel müdürlüğünde sigortalı olarak çalıştığını, ancak iş yeri tarafından bildirimin 28.10.1977 tarihinde yapıldığını, sigorta başlangıç tarihinin 15.06.1976 olarak tespit ile yaşlılık aylığı talepli olarak iş bu davayı açtığını, dava dilekçesindeki ileri sürelen hususların gerçek hak durumuna uygun düşmeyen asılsız ve ispata muhtaç beyanlar olduğunu, davanın müvekkil kurum açısından reddi gerektiğini, dava dilekçesinde davacının isteminin açık olmadığını, dava konusu olay hakkında 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi üzerine reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemlerde başka işlerde de çalıştığını davacıya hak ettiği ödemelerin yapıldığını, davacının dilekçesinde davalı iş yerinde 15.06.1976 tarihinde çalışmaya başladığını, bu sebeple de 15.01.2016 tarihinde kuruma yaşlılık aylığı almaya hak kazandığından bahisle başvuruda bulunduğunu, ancak Kurum tarafından bu başvurunun ilk işe giriş bildirgesinin 15.06.1976 tarihinde değil de 28.10.1977 tarihinde verildiği ve bu sebeple prim gün ve sayısının doldurmuş alsa da yaş kriterini sağlamadığı gerekçesiyle reddine karar verildiğini, Kurum tarafından verilen red kararının hukuka aykırı olmadığını, davacının davalı iş yeri olan Orman Genel Müdürlüğünde sigortalı olarak çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 15.06.1996 olarak tespiti ve bu tespite bağlı olarak davacıya yaşlılık aylığı bağlanması talepli iş bu davada davacının davalı iş yeri olan ... nezdinde 15.06.1996 tarihinden itibaren iş kanunu kapsamında hizmet akdi ile kesintisiz çalışmasının mevcudiyetinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatı gerektiğini davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkiline ait sigorta sicil kartı Kurum tarafından verildiği için niteliği itibariyle de hak düşürücü süreyi keseceğini, müvekkilinin sigorta sicil kartı varsa işe giriş bildirgesinin de olduğunu, işe giriş bildirgesi verilmeden sigorta sicil kartı verilmiş ise bu durumun SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin fiilen çalışmaya başladığı tarih yani sigortalılık başlangıç tarihi 15.06.1976 tarihi olduğunu, müvekkil, 07.01.1961 doğumludur, sigortalılık başlangıç tarihi 15.06.1976, prim gün sayısı 3600'ün üzerinde olduğunu, bu verilere göre müvekkil 15 yıl+3600 prim+ 55 yaş şartını doldurduğu tarihte yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını, müvekkiline 15.06.1976 tarihinde, üzerinde mühür ve imza olan resmi şekilde düzenlenen bir sigorta sicil kartı verildiğini, devlet kurumu tarafından verilen bu belge resmi bir belge olmadığını, bu belgenin kim tarafından neye istinaden verildiğinin araştırılmaması, normal şartlarda sigorta sicil kartı verilme usulünün ne şekilde olduğunun araştırılmaması hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ve hatalı olması nedeni ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın reddine, hizmet başlangıç tespiti yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davacının emekliliğe ilişkin talebinin ise 506 sayılı Kanun'un geçici 81/C maddesinin be bendi gereğince talep tarihi itibari taşımadığından reddine, karar verilmiştir.

V. BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 12.09.2022 tarihli ve 2022/7589 - 2022/10332 Karar sayılı kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar
Dairemiz onama kararına karşı davalı ... vekilince karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı ... vekili dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verildiği halde maddi hata yapılmak suretiyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

C. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcı ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 373 üncü maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 ve geçici 81 inci madde hükümleridir.

2. Değerlendirme
A)25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) kanun yollarına ilişkin hükümleri, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır. 6100 sayılı Kanun’da ise karar düzeltme kanun yolu düzenlemesine yer verilmediği anlaşılmaktadır. Davanın red ile sonuçlanmasına rağmen bölge mahkemesince yazım yanlışlığı nedeniyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği, maddi hata bulunduğu maddi hata dilekçesi şeklindeki karar düzeltme istemi niteliğini taşıyan başvurunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.

B) Davanın reddine karar verilmesi nedeniyle kendilerini vekil ile temsil eden davalılar lehine vekalet ücreti verilmesi gerekirken davacı lehine verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

C) Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 nci maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Davalı ... Müdürlüğünün maddi hata şeklinde karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 12.09.2022 tarihli ve 2022/7589 - 2022/10332 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,

3-Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin F bendinin silinerek yerine "F. Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT'ye göre 5.100,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine" sözcük ve rakamlarının yazılarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANAMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.