10. Hukuk Dairesi 2023/2509 E. , 2024/7060 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2122 E., 2022/2396 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/130 E., 2022/484 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalılar vekilleri ile ihbar olunan Allianz Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ihbar olunan Allianz Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen redde dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, üst işveren ... Gemi İnşa A.Ş.'ye ait tersanede, 14.11.2010–21.07.2011 tarihleri arasında bakım onarım bölümünde gemi raspacısı, boyacı olarak çalıştığını, davacının, 20.04.2011 tarihinde, ... Gemi İnşa A.Ş.'ye ait tersanede üst işverenin işini yaparken, gemi boyama sırasında boya tabancasının başlığının basınç nedeniyle patlayarak geriye doğru fırlaması sonucu kimyasal maddelerin sol el işaret parmağına tazyikli olarak gelmesi sonrasında yaralandığını, bu kaza sonrası parmağında ve sol elinde kimyasal maddeler nedeniyle doku, hücre ölümü gerçekleştiğini, 2 ... ameliyat olduğunu, ancak davacının parmağının iyileşmediğini, parmağının eğri şekilde durduğunu, açılıp, katlanamadığını, davacının kaza öncesi boya tabancasının bozuk olduğunu ustabaşına söylemesine rağmen, bu şekilde idare edin demek suretiyle çalışmaya zorlanması sonucu ve asıl-alt işverenin gerekli güvenlik önlemlerini, tedbirlerini almaması üzerine meydana geldiğini belirterek sürekli iş göremezlik nedeniyle 1.800 TL maddi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 30.03.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 130.579,85 TL'ye artırırken, ek dava mahiyetinde ıslah suretiyle adli yardımlı olduğundan başvuru harcından muaf olduğu gözetilerek 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kusuruna ilişkin beyanları gerçeği yansıtmadığını, davacının yapılan tüm eğitimlere ve kendisine haiz olması gereken mesleki tecrübeye rağmen bizzat kendi kusuru ile ilgili kazaya maruz kaldığından, söz konusu kazanın oluşumunda bizzat kendisi asli kusurlu bulunmakta olduğunu, bunun yanı sıra davacının her hangi bir tutar belirtmeksizin ileri sürdüğü manevi tazminat talebinin de tamamen zenginleşme amacına matuf olduğundan reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşu hakkında iddiaları mesnetsiz olduğu, dava konusu iş kazası davacı tarafın asılsız iddialarının aksine bizzat kendi asli kusuru sonucunda kazaya neden olduğunu, taraflarınca yapılan inceleme sonucunda ulaşmış oldukları şifai bilgiye göre davacı tarafın daha önce benzeri bir olay olan boya tabancası ile iş kazası geçirdiği, bir süre iş göremezlik raporu aldığı ve daha sonra tekrar çalışabilir raporu alarak iş başı yaptığı tespit edildiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesi ile davacının meslekten kazanma gücü kaybettiği yönündeki iddiaları asılsız olduğu, davacı tarafın SGK kayıtları incelendiğinde halen başka bir iş yerinde çalışmakta olduğu sabit olduğunu davacı tarafın tüm haksız iddiaların amacı gelir elde etmek olduğunundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; dosya kapsamında toplanan delillere göre olayın, 6331 sayılı Kanunun 3. maddesi (g) bendi ve 5510 sayılı Kanunun 13. maddesi (a) ve (b) bentlerine göre iş kazası olduğu, gerekli tedbirleri almak suretiyle önlenebilecek olaylarda kaçınılmazlıktan söz edilemeyeceği, alınabilecek önlemlerin varlığı ve bunların uygulanabilirliği dikkate alındığında iş kazasının meydana gelişi ile ilgili kazalı ve işveren açısından “kaçınılmazlık” ilkesinin uygulanamayacağı, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kazanın oluşumunda %50 oranında, davalı ...Ş.'nin kazanın oluşumunda %20 oranında,
davacı ... ...'in kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, SGK tarafından davacı sürekli iş göremezlik derecesi %1,3 olarak belirlenmişken, ATK'dan alınan raporda davacının bu oranının %5,1 olarak belirlendiğinin anlaşıldığı, dosyanın tazminat hesabı için bilirkişiye tevdii üzerine maddi tazminat alacağının 130.579,85 TL olarak tespit edilmiş olması nedeniyl bu meblağın davalılardan kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilina karar verildiği, manevi tazminat istemi yönünden ise; davacının dava dilekçesinde yargılamanın son aşamasında miktarını belirlemek kaydıyla manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, manevi tazmunat talebinin dava dilekçesi ile birlikte gerçek dava değeri üzerinden talep edilmesi gerektiği, manevi tazminatın niteliği gereği kişinin olaydan dolayı duyduğu üzüntü ve elemin değişkenlik göstermesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından hiç bir dava değeri belirtilmeksizin talepte bulunulduğu, bu talebin bilahare ıslah ile belirlenmesinin mümkün olmadığından manevi tazminat talebinin reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminata ilişkin değer bildirilmeden talebin reddi kararının hatalı olduğunu, mahkemenin manevi tazminat değeri için süre verdiğini, 11.2.2021 tarihli beyan dilekçesi ile tüm davalılardan 75.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini, ıslah yolu ile manevi tazminat talep edilemeyeceğine ilişkin hükmün hatalı olduğunu, davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacıya %30 kusur verilmesinin hatalı olduğunu, davacı alacaklarının brüt giydirilmiş ücretten hesaplanmamasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın davacının dikkatsizliği ve özensizliğinden meydana geldiğini, itirazlarının değerlendirilemeden hüküm kurulduğunu, davacının ağır kusurlu olduğunun araştırılmadığını, kusur raporuna itiraz ettiklerini, davacının ücretinin araştırılmadığını, emsal ücret araştırması yapılması gerektiğini, maddi tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkil şirketin hiçbir kusurunun olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ücretinin brüt 2014,60 TL hesabının hatalı olduğunu, emsal ücret araştırması yapılması gerektiğini, davalıya kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
4.İhbar Olunan Allianz Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Şirketi'nin 17.06.2016 tarihli ihbar dilekçesi ile davaya dahil edildiklerini, ihbar olunan konumunda olduklarını, mahkemece feri müdahil olarak kabul edilmelerinin hatalı olduğunu, zira feri müdahillik durumlarının olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte poliçede bildirilen sigorta limiti ile sorumlu olunacağını, poliçede belirtilen faaliyet konusunda çalışan işçiden poliçede bildirilen adresteki faaliyetten, poliçe vadesinde meydana gelen eylemden sorumlu olunacağını, bu durumda azami sorumluluk miktarının dikkate alınması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; 20/4/2011 tarihli iş kazasında davacının Adli Tıp Kurumunca belirlenen maluliyet oranının %5,1 olduğu, kusur bilirkişi raporunda davalı ... Ltd. Şti.'nin %50, davalı ...Ş.'nin %20, davacının %30 oranında kusurlu olduğu, hükme esas alınan kusur ve hesap bilirkişi raporlarının gerekli hukuki ve teknik verileri içerdiği, davacının ücretinin dosya kapsamına göre belirlendiği anlaşılmıştır. Buna göre; tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, dosya kapsamı, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi, dava şartları, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalılar ... Ltd. Şti. ve davalı ...Ş.'nin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, davacının usule uygun dilekçe ile manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla; manevi tazminat talebine dair dava dilekçesinde beyanının da bulunduğu ve maddi tazminat tutarına göre manevi tazminatın belirleneceğinin bildirildiği, davacının daha sonra 18.02.2021 tarihli dilekçesi ile 75.000,00 TL manevi tazminat talebinin olduğu ve dosya adli yardım talebi kabul edildiğinden harcın yatırılmadığı anlaşılarak, manevi tazminat talebinin reddinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı yararına 25.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği, davalı ... A.Ş.'nin ihbar dilekçesinde Allianz Sigorta A.Ş.'ye davanın ihbarının istendiği, ihbar olunan Allianz Sigorta A.Ş.'nin feri müdahilliğe ilişkin herhangi bir talebinin olmadığı, dosyaya feri müdahil olarak katılmadığı görülmüştür. Feri müdahil olarak davaya katılmayan taraf hakkında hüküm kurulamayacağından (HMK 66 - 68 - 69 ve devamı maddeleri) ihbar olunan konumu ile davadan haberdar edilen, feri müdahil olmayan ve hakkında hüküm kurulmayan Allianz Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve ihbar edilen tarafından yatırılan harcın iadesine karar verildiği, belirtilerek;
1-Davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ... Ltd. Şti. ve davalı ...Ş.'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-İhbar olunan Allianz Sigorta A.Ş.'nin istinafı hakkında karar verilmesine yer olmadığını,
HMK’nın 353/1-b-2. maddesine göre mahkeme kararının ortadan kaldırılması ile davanın esası hakkında yeniden karar verilerek;
Davanın kısmen kabulüne;
a-130.579,85 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20/4/2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ... Ltd. Şti. ve ... Gemi A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
b- 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.04.2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ... Ltd. Şti. ve ... Gemi A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
c- Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminat miktarı az olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının diğer davalı ... şirketi işçisi olması nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, davacıya koruyucu donanım teslim edildiğini, denetim yükümlülünü yerine getirdiğini, davacının kendisine verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine aykırı davranarak, koruyucu ekipmanları imza karşılığı teslim edilmesine karşın kullanmaması nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğunu ve kaçınılmazlığın etkisi bulunduğunun değerlendirilmediğini, davacı işçinin ücretinin davacının talebi doğruşltusunda brüt 2.014,60 TL olarak kabulünün hatalı olduğunu, emsal ücret araştırmasının TÜİK, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve meslek odalarından yapılması gerektiğini, manevi tazminat miktarının fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş kazasının gerçekleşmesinde davacının tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği kapsamında her türlü önlemi aldığını, bilirkişi raporunda müvekkiline neden %50 oranında kusur verildiğinin açıklanmadığını, resmi kayıtlar, banka dekontları vb. araştırmalar yapılmadan ücret belirlemesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlığın iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanunun 110.maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49,50,51,52,53,54,55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanunun maddeleridir.
3. Değerlendirme
A) Davacı ve davalı taraf vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.12.2022 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 107.090,00 TL olup, davacı lehine 75.000 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin esas hakkında verdiği kararda davacı lehine 25.000 TL manevi tazminata hükmedildiği, manevi tazminat isteminden kısmen kabul ve kısmen reddolan tutarların maddi tazminat hükmünden bağımsız bir dava olarak, kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, davacı ve davalı taraf vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
B) Davalı taraf vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle hükme esas alınan kusur raporunda kusur oran ve aidiyetlerinin, sürekli iş göremezlik oranının ve hesap raporundaki tespitlerin dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına ve ücretin de yaptığı işe uygun miktarda belirlenmiş olmasına ve taraf vekillerinin temyiz itirazı olarak ileri sürdüğü sebeplerin, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu da dikkate alındığında taraf vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, maddi tazminat hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı ve davalı taraf vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Davalı taraf vekillerinin maddi azminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu hüküme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Davacıdan tahsil edilen peşin harcın istek halinde davacıya iadesine,
4. Aşağıda dökümü yapılan bakiye karar harcının davalılardan tahsiline,
5. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!