WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/2418 E.  ,  2024/1538 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3049 E., 2022/3858 K.
KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/59 E., 2022/403 K.

Taraflar arasındaki 3201 sayılı Kanun Kapsamında borçlanılarak elde dilen hizmetlerin geçtiği ilgili yıllara mal edilmesi suretiyle yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespit edilmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf istemlerinin reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 10.02.2002 - 24.02.2012 tarihleri arasında geçen yurt dışı borçlanmasından önce Türkiye'de sigorta kaydının bulunduğunu, yurt dışında geçen sürelerin borçlanılması yoluyla müvekkilinin 3.615 günlük primi ödeyerek emekli olduğunu ve müvekkiline yaşlılık aylığı bağlandığını, müvekkilinin benzer durumdaki kişilerden daha düşük aylık aldığını şifahen öğrendiğini, kuruma 31.08.2018 tarihinde başvuruda bulunduğunu, 1982 yılında çalışması bulunan ve 2000 yılı öncesi 1.405 gün prim ödemesi bulunan müvekkilinin aylığının dönemsel hesaplamaları değerlendirilerek daha yüksek olması gerekirken kendisiyle benzer durumda olan diğer emeklilere göre 700,00 TL'ye yakın eksik aylık almasının hukuka aykırı olduğunu, belirterek, müvekkilinin yurtdışında geçen çalışma süreleri ve eski sıgortalılığı da dikkate alınarak yaşlılık aylığının ne kadar olması gerektiğinin tespitine ve yanlış hesaplamaya bağlı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.500,00 TL'lik eksik ödemenin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacının aylığında eksik hesaplanmış bir miktar olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dosya bilirkişiye verilmiş, gerek bilirkişi raporu gerekse dosya içine celp edilen evraklar birlikte değerlendirildiğinde davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirdiği borçlanma sürelerinin hesaplanmasında davacıya bağlanan yaşlılık aylığında bir eksiklik bulunmadığı kanaatine varılmış olmakla davanın reddine.." dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, borçlanılan dönemin sigortalı lehine belirlenmesi ve sigortalının talibine göre ilgili aylara mal edilmesi gerektiğini, davalı Kurumca bu yönde davacıya bilgilendirme yapılmadığı için sigortalının lehine olacak şekilde aylığın belirlenmesinin sosyal güvenlik ilkelerine uygun düşeceğini aksi yöndeki mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verildiği halde Kurum lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak lehlerine maktu vekalet ücreti takdirini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 15.03.2012 tarihinde kurum kayıtlarına intikal eden dilekçesiyle, Belçika ülkesinde geçen ev kadınlığı süresinin 3615 gününü sigorta primine esas bir günlük asgari kazanç tutarı üzerinden 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma talebinde bulunduğu, Brüksel Büyükelçiliği (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği) tarafından düzenlenen 24.02.2012 tarihli belgeye göre davacının 01.12.1993 tarihinden itibaren Belçika'da ikamet ettiği, davacının başvurusu üzerine 10.02.2002 - 24.02.2012 tarihleri arasındaki 3615 gün borçlanma süresi üzerinden borçlanma tahakkuk cetvelinin düzenlendiği, davacının tahakkuk ettirilen borçlanma bedelinin tamamını 23.03.2012 tarihinde Kurumun banka hesabına yatırdığı, bunun ardından davacıya 23.03.2012 tarihli tahsis talebine istinaden 01.10.1982 - 30.06.1991 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi) kapsamında Türkiye'de geçen sigortalılık hizmetleri ve 10.02.2002 - 25.02.2012 tarihleri arasındaki yurt dışı borçlanma süreleri esas alınarak 01.04.2012 tarihinden itibaren başlamak üzere 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin (B) bendinin (a) alt bendi gereğince yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda herhangi bir hata görülmemiştir. Bu nedenle, davacının yaşlılık aylığının hesabında herhangi bir hata bulunmamaktadır.

Açıklamalar itibariyle; dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, mahkemece esas alınan raporun eksik araştırma ve irdelemeye dayalı olduğunu, çelişki içerdiğini belirterek, davanın reddine dair verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında yurt dışı borçlanması ile elde edilen hizmetlerin aylık bağlama ve tahsis işlemleri sırasında hangi esaslara göre mal edilerek yaşlılık aylığının hesaplanacağına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi ile 506 sayılı Kanun'un geçici 82 nci maddeleri ile birlikte 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.