10. Hukuk Dairesi 2023/2318 E. , 2024/8514 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2046 E., 2022/2469 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/75 E., 2022/413 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 20.04.2016 tarihinde ... ...'ın yönetiminde bulunan ... plaka sayılı davalı ... ...'ya ait çekici ile seyir halinde iken Kocaeli Kartepe Tem otoyolunda geçirdiği trafik kazası sonrası yanarak vefat ettiğini, müteveffanın şoförlük yaparak ailesine baktığını, ölümüyle eşi ve iki çocuğunun müteveffanın maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını, talebini ayırmaksızın tüm davacılar için toplam 10.000,00 TL maddi tazminat ile eşi için 100.000,00 TL, çocukların her biri için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Metal ünvanlı işyerinde tacir olarak nakliye işi ile uğraştığını, kazazedenin müvekkilinin işyerinde 09.12.2015 tarihinde uzun yol tır şoförü olarak işe başladığını ve kazanın meydana geldiği 20.04.2016 tarihine kadar çalışmasına devam ettiğini, kazazede işçinin yapmış olduğu kaza sonrası yapılan soruşturma kapsamında kazazede işçinin kanında bir takım ilaç kalıntılarının bulunduğunu, bu ilaçların kazazedenin sara hastası olduğunu, ancak kazazedenin bu hastalığına ilişkin alınan sağlık raporlarında bu hastalığına ilişkin bulgu olmadığını, Adli Tıp Kurumundan gelen rapor sonrasında kazazedenin uzun süredir epilepsi hastası olduğunun anlaşıldığını, meydana gelen kazanın sigortalının epilepsi nöbeti nedeniyle meydana geldiğini, böyle bir durumda kazazedenin şoför olarak çalışmasının mümkün olmadığını, bu hastalıktan haberdar olmayan müvekkiline kusur atıf edilemeyeceğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ... işçinin davaya konu aracın sürücüsü olduğundan mirasçılarının taleplerinin Karayolları Trafik Kanunu ve Genel şartlar gereği teminat dışında kaldığından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesi için ... ...'a İSG eğitimi verilmiş olması, eğitimlerin belgelendirilmiş olması, işe giriş muayenelerinin yaptırılmış olması, gerekli kişisel koruyucu donanımların verilmiş olması, ... ...'ın yeterli sınıftaki sürücü belgesi, Mesleki Yeterlilik Belgesi (SRC) sahibi olması, kazaya karışan aracın bakımlarının ve periyodik muayenelerinin yapılmış olması, araçta teknik bir sorun olmaması, mevzuat hükümlerinde belirtilen araç kullanma ve dinlenme sürelerine uyulmuş olması, ... ...'ın işe girişte ve çalışması sırasında sağlığı ile ilgili gerekli bilgileri işyeri hekimi ve işverenine vermemiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde ve kazanın oluş şekli ve yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alındığında, davalı işveren ...'nın davaya konu trafik-iş kazasının meydana gelmesinde illiyet bağı oluşturacak şekilde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacılar murisinin ise % 100 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların murisinin vefat ettiği trafik iş kazasında davalı iş verenin denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden kusurlu olduğunu ve zarardan sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin kazanın meydana geldiği işletilen aracın ZMMS olarak poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, Mahkemece iş kazası kusur tespitinde itirazlarının dikkate alınmadığını, işverenin talimatı doğrultusunda Kocaeli’ne gidip dinlenmeksizin tekrar Bolu’ya dönerken iki gün boyunca yolda olan davacılar desteğinin mezkur kazanın meydana gelmesinde işverenin kusurlu olduğu, işverenin uzun yol şoförü olan desteğe (işçiye) verdiği talimat doğrultusunda Bolu ilinden Kocaeli iline seyir halinde iken dinlenmeksizin yük alıp yola devam ettiği, işvereninin harcırahını ve otel masrafını ve bilimum iki gününü yolda geçiren desteğin bütün harcamalarını karşılaması gerekirken karşılamadığı, herhangi bir ödeme yapmadığı dosyada mübrez tanık beyanları ve ilgili belgelerle sabit olup, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı ve diğer ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde işverence gerekli tedbir ve yükümlülüklerin yerine getirilmediği bu nedenle mezkur kazanın meydana gelmesinde tam ve ağır kusurlu olduğu, davacı müvekkillerinin uğramış oldukları maddi ve manevi zararları tazmin ile yükümlü olduğu sabit iken işvereninin kusurunun olmadığının kabulünün hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, dosya kapsamı, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi, dava şartları, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi
3. Değerlendirme
A) Davacılar vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacılar eş ... ile çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00'er TL manevi tazminat istemi talebinde bulunulduğu, temyize konu İlk Derece Mahkemesi kararında davanın reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine karar verdiği gözetildiğinde, reddine karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davacılar vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR:
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davacılar vekilinin maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!