WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/2287 E.  ,  2024/6776 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2574 E., 2022/1769 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/342 E., 2022/499 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Kalıp Makina Plastik ve Metal San. Dış. Tic. Ltd. Şti.'nde Döküm Operatörü olarak işbaşı yaptığını, 07.12.2013 tarihinde döküm potasının patlaması sonucu üzücü iş kazasının meydana geldiğini, iş kazası sonucunda müvekkilinin çeşitli yerlerinde derin yanıklar olduğunu ve sağ gözünü kalıcı olarak kaybettiğini, müvekkilinin davalı işveren tarafından çatlak potada çalıştırıldığını, müvekkiline gerekli iş güvenliği techizatı, ekipmanlar verilmediği gibi iş güvenliği ve sağlığı ile ilgili eğitimlerin de verilmediğini beyanla 185.295,86 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat istemlerinin hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş kazasına kadar döküm operatörü olarak çalıştığını, 12.07.2013 tarihinde meydana gelen iş kazasının davalının kusuru neticesinde ortaya çıktığını, davacının kendisine müvekkili firma tarafından gerekli iş güvenliği ve iş sağlığı ile ilgili tüm techizatların verilmiş olmasına rağmen gerektiği şekilde kullanmaması neticesinde bu yaralanma olayının gerçekleştiğini, kaza anında ve sonrasında tüm sağlık ve sair giderlerinin müvekkili firma tarafından karşılandığını ve halen de karşılanmaya devam edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunddavacının 12.07.2013 tarihinde saat 16.00 sıralarında davalı şirkete ait iş yerinde döküm operatörü olarak çalıştığı sırada döküm potası ocağı içinden alüminyum metalin patlaması sonrası, sıçraması ile sağ gözüne ve vücudunun çeşitli yerlerine isabet etmesi sonucu yaralandığı meydana gelen olayın iş kazası olduğu, iş kazasının meydana gelmesinde davalı şirketin %80, davacının %20 oranında kusurlu bulunduğu, iş kazası sonucu davacının %41,2 oranında maluliyetinin söz konusu olduğu kabulünden hareketle davanın kısmen kabulü ile 185,295,86 TL maddi tazminatın 12.07.2013 kaza tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalının kusur ve maluliyet oranı nazara alınarak 50,000,00 TL manevi tazminatın 12.07.2013 kaza tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Yerel Mahkemenin manevi tazminat yönünden gerekçesinin doğru olduğunu, ancak hükmedilen tazminat miktarının az olduğunu, Yerel Mahkemenin dava dilekçelerindeki gibi 100.000,00 TL üzerinden manevi tazminata hükmetmesi gerekirken 50.000,00 TL üzerinden hakkaniyete aykırı bir şekilde hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu beyanla istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle;
Davacı yanın işbu dava dosyasında davalı olarak belirtilen ... Kalıp Makina Plastik ve Metal San. Dış Tic. Ltd. Şti. çalışanı olmayıp, dava dışı ... Metal ve Plastik San. Dış Tic. Ltd. Şti. bünyesinde iş akdi gereği çalıştığını, bu nedenle; taraf teşkilinin sağlanmadığı, gerekli araştırmanın re'sen yapılarak davanın husumet yokluğundan reddine, karar verilmesi gerekirken, kısmen kabul yönünde hüküm tesisi edilmesinin haksız, usul ve hukuka aykırı olduğunu, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesinin 2018/90 E. sayılı Alacak (Sosyal Güvenlik Hukukundan Kaynaklanan) dosyasının davalısının ... Metal ve Plastik San. Dış Tic. Ltd. Şti. olduğunun da açıkça anlaşılabildiğini, ilgili HMK 186 ncı maddesi gereği 24.06.2022 tarihli son celsede taraflarınca Mahkemeden esasa ilişkin beyanda bulunmak üzere HMK 186 gereği süre talep etmelerine rağmen, İlk Derece Mahkemesince aynı duruşmada (24.06.2022 tarihli son celsede) "Dosyanın geldiği aşama ve davanın Basit Yargılama Usulüne tabi olduğu görülmekle davalı vekilinin talebinin reddine karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam olundu." denilmek suretiyle usul ve yasaya aykırı olarak taleplerinin reddedildiğini, HMK 186 ncı maddesinde "... taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. ..." denildiğini, müvekkili şirkete %80 kusur atfedilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu kusur oranını kabul etmediklerini, davacı yanın Savcılıkta verdiği ifadede müvekkili işverenden şikayetçi olmadığını da beyan ettiğini, bu hususun dahi meydana gelen kazanın davacı yanın kusuru ile meydana geldiğinin göstergesi olduğunu, bu hal ve şartta davacı yan lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilgili ceza dosyasının da Yerel Mahkemece celp edilmediğini, Sigortalı işçinin %41,2 maluliyet oranını kabul etmediklerini, dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna tevdii ile yeniden maluliyet durumuna ilişkin rapor alınmasını talep etmelerine rağmen Yerel Mahkemece bu taleplerinin reddedildiğini davacının maaşının asgari ücret olduğunu, buna rağmen 1.678,53 TL brüt ücret üzerinden hesaplama yapıldığını, SGK dökümlerinde fazla mesai ücretinin dahil olan bu rakamın değerlendirilerek net ücretinin 1200,00 TL olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacı yanın kazadan sonra Müvekkili işverenlikte çalışmaya devam ettiğini, bu dönemde de masraf olarak ödemeler aldığını, bu alınan ödemelerde ıslak imzasının da bulunduğunu, bu ödemelerin hiç göz önüne alınmadığını, müvekkili şirket aleyhine İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesinin 2018/90 Esas sayılı dosyası ile SGK tarafından dava açıldığını, ilgili dava dosyasının istinafa konu yargı dosyasındaki tazminat istemiyle hukuki ve fiili irtibatı olduğundan, bu dosyada SGK tarafından açılan dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, hükmedilen faiz oranına ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri hesaplamasının hatalı olduğunu, zamanaşımı itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu beyanla istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi

3. Değerlendirme
A) Taraf vekillerinin hükmolunan manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu ile taraf vekillerinin istinaf isteminin reddine karar verdiği gözetildiğinde, kabulüne ve reddine karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

B) Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Davalı vekilinin maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalıdan alınmasına,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.