10. Hukuk Dairesi 2023/1994 E. , 2024/7197 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3710 E., 2022/4034 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/354 E., 2022/620 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen dava dosyalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle ; davacıların murisi ...'ün davalı işverenin Katar şantiyesinde montajcı olarak saat ücreti 10,95 Katar Riyali ücret ile çalıştığını, iklim şartları ve işin ağırlığı sebebi ile 02.12.2009 tarihinde vefat ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davalı işverenin iş kazası ve ölüm risklerine karşı sigortalama zorunluluğu olmasına karşın işçisini sigortalamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... (müteveffanın eşi) için 116.586,38 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... (müteveffanın oğlu) için 18.927,38 TL maddi tazminat ve 75.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı ... (müteveffanın kızı) tarafından Ankara 1. İş Mahkemesinin 2010/905 Esas sayılı dosyasında açılan ve asıl dava dosyası ile birleştirilen dosya dava dilekçesinde özetle ; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 40.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı ... (müteveffanın kızı) tarafından Ankara 3. İş Mahkemesinin 2010/865 Esas sayılı dosyasından açılan ve asıl dava dosyası ile birleştirilen dosya dava dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 40.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın şirket çalışanı olmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, yetkili mahkemenin Katar Mahkemeleri olduğunu, 26.01.2003-25.06.2004 tarihleri arasında Libyadaki şantiyede çalıştığını, daha sonra çalışması olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen iklim şartları ve iş ağırlığı sebebi ile vefat ettiği iddiasının iş kazası tespit davası ile belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davalı işverenin % 60 oranında, davacılar murisinin % 40 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle; " ...... ve birleşen davaların kısmen kabulüne,
1-112.475,95 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi tazminatın, ölüm tarihi olan 02.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-18.927,38 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi tazminatın, ölüm tarihi olan 02.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-15.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 12.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-15.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 17.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,..." şeklinde karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... ...'ün davalı işverenin Katar şantiyesinde geçirdiği iş kazası sonucu ölümü nedeniyle olayda "kaçınılmazlık" unsurunun bulunduğu kabulü ile kusur oranının işveren için %60 ve ... işçi için %40 oranında paylaştırılmasının hatalı olduğunu, davalı işverenin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, çalışanların sağlık ve güvenliğini korumaya yönelik önlemleri almadığını, davalı işverenin %100 kusurlu olduğunu, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının somut olayın özellikleri gözetildiğinde manevi tatmin sağlamaktan uzak olduğunu belirterek istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 09.05.2022 tarihli bilirkişi raporu ve bu raporda bulunan kaçınılmazlık unsuru doğrultusunda yapılan alacak hesaplarına itibar edildiğini, hükümde bu raporun esas alındığını, müteveffanın ölümü iş kazası niteliğinde olmayıp davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamındaki adli tıp raporu incelendiğinde illiyet bağının ispatlanamadığını, şirkete yapılan kusur isnatlarınının kabul edilemez olduğunu, söz konusu hesaplamaların hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme hükmünün eksik gerekçeye dayanması sebebi ile hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, değerlendirmelere dayalı raporun hükme esas alınmasının hakkaniyetli olmadığını, manevi tazminat miktarının kabul edilemez olduğunu bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5521 İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesinde
" İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemeler:
A) (Mülga: 18/10/2012-6356/81 md.)
B) İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara da bakarlar.
İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerdeki bu davalara o yerde görevlendirilecek mahkeme tarafından, temsilci üyeler alınmaksızın, bu kanundaki esas ve usullere göre bakılır.
Fiili ve hukuki imkansızlıklar dolayısiyle iş mahkemesinin toplu olarak görevini yapamadığı hallerde de yukarki fıkra hükmü uygulanır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/39 md.) Birden fazla iş mahkemesi bulunan yerlerde, sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan davaların görüleceği iş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5 inci maddesinde “(1) İş mahkemeleri; a)5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c)Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.”düzenlemesine yer verilmiştir.
3. Değerlendirme
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacılar murisi ...'ün dava dışı ... Katar Co.w, LL 'e ait işyerinde 10.11.2009 tarihli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığı, anılan işçi ve işvenen arasında yapıları 10.11.2009 tarihli iş sözleşmesinde; mekanik montajcı olarak çalışacağı, işyeri unvanının ... Katar Co.w. LL, işveren vekilinin de ... ... ... olduğu, çalışacağı şantiyenin Gatar Gas 3 & 4 Lng Onshore Project olduğu, iş sözleşme süresinin 10.11.2009- 09.11.2010 arasında olduğu, sözleşmenin yenilenmesi ve feshi ile ilgili hususlarda Katar mevzuatının geçerli olduğu, işçinin saat ücretinin net 10,95 Katar Riyali olduğu, yine sözleşmenin 12 nci maddesinde Sosyal Güvenlikle ilgili olarak; işverenin çalıştırdığı işçi sayısı ne kadar olursa olsun işçiyi Katar mevzuatına göre hastalık, meslek hastalığı, iş kazası ve ölüm risklerine karşı sigorta yaptırmak ve sigorta primlerini ödemek zorunda olup bu ödeme karşılığı ücretten kesinti yapamayacağı, işçinin hastalanması halinde doktor, ilaç ve iş kazası nedeniyle gerekli ptotez ve diğer iyileştirme giderleri ve işçinin herhangi bir nedenle ölümü halinde Türkiye'de defnedileceği yere kadar olan cenaze masrafi ayrıca ölüm, sakatlık, iş kazası durumunda ödenmesi gereken tazminatın sigorta limitlerinin aşan kısmının işveren tarafından karşılanacağı, işle bağlantılı bir kazada etkilenen işçinin masrafları işverene ait olmak üzere ilgili tıp kurumunun öngördüğü şekilde durumuna uygun tıbbi tedavi görme hakkının bulunduğu, 18 inci maddesinde işverenle işçi arasındaki iş ilişkilerinden doğan ihtilaflarda “işveren” ile birlikte “işveren vekili” nin de sorumlu olduğu, ihtilaf durumunda Katar mevzuatının geçerli olduğunun belirtildiği, dosya kapsamındaki belgelere göre ... Katar Co.W.L.L şirketinin Katar yasalarına göre kurulmuş tüzel kişiliği olan bir ticaret şirketi olduğu, ikametgahının Katar olduğu, davacılar murisinin 01.12.2009 tarihinde iş yerinde çalıştığı sırada ani kalp krizi geçirmesi sonucu vefat ettiği, Kurum denetmeni tarafından düzenlenen 25.03.2011 tarih 209975/İNC/8 sayılı raporun sonuç ve kanaat bölümünde: “Yapılan soruşturma sonucunda; ...'ün ülkemiz Sosyal Güvenlik mevzuatına göre değil Katar ülkesinin sosyal güvenlik mevzuatına göre çalışmakta iken Katar'da kalp krizi sonucu vefat ettiği anlaşıldığından, adı geçen hakkında Kurumumuzca yapılacak bir işlemin bulunmadığı ve iş kazası sayılmayacağı kanaatine varıldığının bildirildiği, Mahkemece 15.12.2010 tarihli celsede iş kazası tespitine ilişkin dava açması amacıyla davacılar vekiline süre verildiği, bunun üzerine davacılar vekili tarafından davalı şirket ile Kurum davalı gösterilmek suretiyle iş kazası tespiti istemli davanın açıldığı , anılan davada Ankara 2. İş Mahkemesi 2019/83 Esas 2019/313 Karar sayılı ilamı ile ;"... Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere davacılar murisi ile davalı ... Endüstri Tesisleri İmalat Ve Montaj A.Ş. arasında iş sözleşmesi bulunmamaktadır. İş sözleşmesi davacılar murisi ile dava dışı ... Qatar Co.W.L.L.'yi temsilen ... ... imzalamıştır. Davacılar murisi, Katar'da çalıştığı sırada kalp krizi geçirerek vefat etmiş olup ... şirketinin ortağı olduğu ... Qatar Co.W.L.L. tarafından Türkiye'den işçi olarak götürülmüştür. Katar ile Türkiye arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacılar murisinin bir Türk Şirketi tarafından geçici olarak yurt dışına götürülmesi söz konusu olmayıp tamamen Katar mevzuatına göre kurulan ve faaliyet gösteren Türkiye'de iş yeri bulunmayan dava dışı şirket tarafından ve Katar mevzuatına göre çalıştırıldığı, çalışanın Türkiye'de sigortalık vasfı bulunmadığı, bu nedenle olayı 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası sayılamayacağı ve davacılar murisinin işverenliğinin ... Qatar Co.W.L.L. olup davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği, davanın reddi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir...." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, anılan kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dairemiz 17.10.2019 tarih 2019/3562 Esas , 2019/7556 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine dair hükmün onanmasına karar verildiği ve hükmün 07.11.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacının iş kazası geçirdiğini iddia ederek işbu davayı açtığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kazanın iş kazası sayılmadığı ve iş kazası tespitine ilişkin davanın reddine karar verildiği kararın da kesinleştiği belirgin olmakla davanın hangi mahkemede görüleceği hususu uyuşmazlık konusudur.
Yukarıda belirtilen yasal düzenleme çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde, dava dışı işverene ait Katar ülkesindeki iş yerinde çalışırken kalp krizi sonucu vefat eden murisin kaza olayının iş kazası olduğu belirtilerek işverenin sorumluluğunun bulunduğu iddiasıyla tazminat istemli iş bu dava açılmış ise de; İş Mahkemeleri 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikteki özel mahkemelerdir.Yasal düzenleme 5521 sayılı Kanun'un 1 inci maddesidir. Anılan maddede; işçiyle iş veren veya işveren vekili arasında iş aktinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur. a)Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır. b)Uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanmalıdır. Davalının işveren sıfatı bulunmadığı açık olup bu itibarla; gerek 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve gerekse İş Kanunu 1 inci maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözüm yerinin İş Mahkemeleri değil Genel Mahkemeler olduğu açıkça ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, kamu düzenine ilişkin bu husus resen nazara alınmalı, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada davacılar ile davalı vekillerinin sair temyiz itirazları incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!