WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/1937 E.  ,  2024/6419 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1145 E., 2022/2454 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/316 E., 2021/44 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... One Tütün A.Ş.de 03.01.2011-31.03.2013 tarihleri arasında teknik eleman olarak çalıştığını, 21.01.2011 tarihinde iş kazası geçirdiğini, bu kazanın işverenin kusuru nedeniyle meydana geldiğini, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yönünden gerekli tedbirleri almayarak kazanın meydana gelmesine ve davacının malul kalmasına sebep olduğunu, davalı tarafından üretilen ve güvenlik önlemi bulunmayan saç kıvırma makinası ilk kez davacı tarafından kullanılmış, kullanmaya başladığı ilk bir ay içinde iş kazası meydana gelmiş,kazadan sonra 10 ay süre ile raporlu kalan davacının sol ayak parmağı el parmağına nakledilmiş olup, kaza sebebiyle hem el hem de ayak parmağını kaybetmiştir. Kaza tarihinde 43 yaşında olan davacının iş kazası sonucu sakat kalmasından dolayı iş bulma şansı sağlıklı bir insana göre düşük olduğunu, iş bulsa bile maluliyeti sebebiyle daha düşük ücretle çalışmak zorunda kaldığını, maddi ve manevi olarak sıkıntı içinde olduğunu, davalı işverenin kusuru ile meydana gelen iş kazası sonucu davacının hak etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat alacağının belirlenmesi ve tahsilini, bu nedenlerle tahkikat ile alacak miktarının belinlenmesinden sonra müddeabihin arttırılmasına ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000 TL. maddi tazminat, 70,000 TL. manevi tazminat olmak üzere toplam 71.000 TL. alacağın kaza tarihinden 21.01.2011 itibaren yasal faiz, masraf ve vekalet ücret ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 21.12.2020 tarihli maddi tazminat yönünden belirsiz alacak davası olarak açılan taleplerinin artırılması talepli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 245.746,20 TL'ye yükselttiğine dair talep attırım dilekçesi sunduğu görülmüştür.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 23.05.2005 tarihinde işe girdiğini, uzun yıllardır aynı pozisyonda çalıştığını, işinin buhar kaDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 23.05.2005 tarihinde işe girdiğini, uzun yıllardır aynı pozisyonda çalıştığını, işinin buhar kazan tesisatının izolasyonunu sağlamak olduğunu, sanayi tipi kazanların işletmesinde çalışmak için kursa katılarak gerekli sertifikasını 24.12.2004 tarihinde aldığını, kazan ehliyetine sahip olduğu için işe alındığını, bu nedenle davacının dava dilekçesinde kazaya sebep olan işi ilk defa o ay yaptığı hususundaki beyanın maddi gerçekle bağdaşmadığını, kaza sırasında davacının kazanlardaki dağılan buhar ısısının kaybolmaması için izolasyon işini yapmaktayken, buhar borularının en dış kısmını sac ile kıvırarak izolasyon malzemesini borulara yerleştirmesi sırasında elindeki eldivenin makineye sıkışması sonucu parmağını kaybettiğini, davacının konuyla ilgili her türlü iş güvenliği eğitmeleri aldığını, davacının özensiz davranarak kazanın meydana gelmesinde rol oynadığını, hernekadar Nevvar ... İş Gören Alsancak Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunun 03.08.2012 tarihli raporda davacının çalışma gücü kaybının %42 olduğu belirtilmiş ise de, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 14.07.2011 tarihli raporda bu kaybın %37 olduğu belirtilmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu gereğince en düşük derecede sakat sayılabilmek için çalışma gücü kaybının asgari %40 oranında olması gerektiği, davacının bu şartı taşımadığı için sakat indirimi uygulamasının kanunen mümkün olmadığı belirtilmiştir. %42 olduğuna yönelik raporun sonradan davacının gelir vergisi indiriminden faydalanması için tanzim edildiğini ve gerçeği yansıtmadığını, davacının davalı işlerinde emekli olduğu tarihe kadar bilfiil kesintisiz çalıştığını, şirketin kazalıya gereken her türlü eğitimleri ve koruyucu malzemeleri verdiğini, önlemleri aldığını, kazalının kendi dikkatsizliği sonucu kazanın meydana geldiğini, kazanın akabinde davacıyı İzmir EMOC (el ve mikro cerrahi) hastanesinde emsallerine göre çok yüksek miktarda tedavi gideri sarf ederek tedavi ettirdiğini, sonrasında fizik tedaviye gönderdiğini, bedelini ödediğini, bu nedenle talep edilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, davacının dilekçesinde belirtilen psikolojik sorunları yaşadığı iddiasının gerçek olmadığını, öyle olsa emekli olmayı beklemeyip zararını davalıdan talep etmesi gerektiğini, iş yerinde TİS uygulandığını, davacının iş sözleşmesinin feshedileceği yönünde bir korkusu olamayacağını, davacının böyle yapmayarak emekli olana kadar çalışıp yaşlılık aylığı almaya hak kazandıktan sonra bu davayı açtığını, davalıya bir kusur atfedilmesi halinde maddi zarar iddiasına karşı maluliyet oranında katılmaya itirazları olmadığı halde daha fazla para alabilmek amacındaki fahiş
manevi tazminat talebinin mümkün olmadığını, davacı lehine olası bir maddi tazminat hesaplaması durumunda hesaplanacak olan tazminatın SGK'ca davacıya ödenmiş olan sürekli iş görmezlik ödeneğinin mahsup edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davalı iş veren ... One Tütün A.Ş.'nin %85 oranında kusurlu olduğu, kazazede işçinin %15 oranında kusurlu olduğu ve davacının davaya konu iş kazası nedeni ile % 23 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği kabulünden hareketle;"... Davanın kısmen kabulü ile

1-Maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, 245.746,20-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 21.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, olayın oluş şekli, tarafların kusur oranları, davacının olaydan duyduğu elem ve üzüntü, sosyal ve ekonomik durumları ile hak ve nesafet kuralları da dikkate alınarak davacı için 35.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının manevi tazminat tutarının tam kabulüne karar verilmemiş olması nedeniyle kararı istinaf ettiklerini, Mahkemece belirlenen manevi tazminat tutarının düşük kaldığını, meslekte kazanma gücü ve davalı kusurunun değerlendirilmesi gerektiğini, davacı müvekkilinin kusursuz olduğunu, Yerel Mahkemece belirlenen manevi tazminatın düşük olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; iş kazasının gerçekleşmesinin işçinin dikkatsizliği sonucu meydana geldiğini, davacı işçiye eğitim verilmediği yönünde yapılan tespit ve incelemelerin hatalı olduğunu, dosyada hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı da hatalı ve taleple bağlılık ilkesini aşar şekilde olduğunu, yerel Mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosya kapsamı, dosyadaki yazı, bilgi ve belgeler, kanuni gerektirici sebepler, dosyadaki delil durumu, İş Sağlığı ve Güvenliğine yönelik Kanun ve Yönetmelik hükümleri, olayın oluş şekli, dosyada birbirini teyit eden denetime açık 3'lü bilirkişi heyet raporları, yine dosyadaki davacıya ilişkin Yargıtay denetiminden geçmiş, kesinleşen ilamlar, deliller, tazminat hesaplamalarında ... alınacak ücret, işçinin gördüğü iş karşılığında işverenden aldığı parasal değerlerin toplamından oluşması gerektiğine yönelik Yargıtay içtihatları kapsamı, tüm dosya içeriği ile bu yöndeki itirazlar da yerinde olmayıp, kusur durumları, kesinleşen %23'lük maluliyet oranı, kaza tarihi, paranın satın alma gücü, tüm dosya içeriği ile hüküm altına alınan manevi tazminata yönelik itirazlar da yerinde olmayıp, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf itirazlarının istinaf sebepleri ile yapılan inceleme ile esastan reddi gerektiği kanaatiyle..." gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir .

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasında kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21'inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi

3. Değerlendirme
A) Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde 70.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu , ilk derece mahkemesince davacı lehine 35.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verdiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.

B) Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Davalı vekilinin maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.