10. Hukuk Dairesi 2023/1933 E. , 2024/6418 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3850 E., 2022/4398 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/198 E., 2022/333 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait Niğde Ulukışla Eminlik Otoyol Bakım İşleri Şantiyesinde, temizlik görevlisi olarak çalışırken, iş kazası geçirdiğini, 20.03.2014 tarihinde dava dışı ... ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Kemerhisar Kasabasında seyir halinde iken olayda ölen ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada, ... ...’nun aracında yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, olayın işyerine ait servis aracında meydana gelmesi nedeniyle olayın aynı zamanda iş kazası olduğunu, müvekkilinin asgari ücretin üzerinde gelire sahip olduğunu, davalının müvekkilinin iş kazası geçirmesi nedeniyle yaşadığı zarardan sorumlu ve %100 kusurlu olduğunu ve müvekkilinin iş kazasından kaynaklı malul kaldığını beyan ederek, 50 TL geçici ve 50 TL sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat, 50 TL bakıcı gideri ve 60.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davacı vekili 12.05.2022 tarihli talep artırım dilekçesiyle, sürekli iş göremezlikten kaynaklı talebini 829.814,25 TL’ye; geçici iş göremezlikten kaynaklı talebini 447,25 TL’ye ve bakıcı giderinden kaynaklı talebini ise 2.142,00 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili idare tarafından yapılan ihale sonucu yüklenici ile imzalanan sözleşme kapsamında yüklenici firmalar bünyesinde çalıştığını, müvekkili idarenin ihale makamı olduğunu, bu nedenle iş bu davada husumetin müvekkili idareye yöneltilemeyeceğini, sorumluluğun yüklenici ... Taşımacılığa ait olduğunu, davaya konu olayın iş kazası olarak kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili idarenin herhangi bir ihmali ya da kusurunun bulunmadığını ve kendisine tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, davacının kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda dava dışı davalı ...'nün üst işvereni olduğu dava dışı şirket işçisi ... plakalı minibüs sürücüsü ... ... ' nun %20, dava dışı ... plakalı kamyonet sürücüsü ... ... ' ın ise %80 oranında kusurlu olduğu, davacının davaya konu iş kazası nedeniyle %32 oranında iş göremezliğe girdiği kabulünden hareketle davanın kısmen kabulü ile 1.713,60 TL bakıcı giderinin, 713.987,70 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat ve 20.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça az olduğunu, müvekkilinin asgari ücretin çok üzerinde çalıştığını, müvekkilin asgari ücret ile çalıştığı yönündeki kabulün hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, ayrıca kesinleşmiş yargı kararlarıyla davalı ile dava dışı alt işveren şirketler arasındaki alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle de müvekkilinin davalı asıl işveren işçisi kabul edilip asıl işverenin işçisinin ücretinin baz alınması gerektiğini ve mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan sözleşme kapsamında yüklenici firma bünyesinde çalışmış olup müvekkili idarenin ihale makamı olduğunu, bu nedenle husumetin müvekkili idareye yöneltilemeyeceğini, dava konusu tazminat talebine dayanak teşkil eden kazanın vukuunda müvekkili idarenin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi davacının kusurlu olduğunu, manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, ayrıca manevi tazminat için faize hükmedilmesinin de haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere maddi tazminatın hesaplanmasında 5510 sayılı Kanun'un 19/3 ve Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğünün 11/1-6 hükümleri uyarınca yardımcı kişi tazminatının gözetilmesine dair taleplerin fahiş ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğinden, himaye edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır (HGK 23.6.2004, 13/291-370).Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen 20.000,00 TL manevi tazminat miktarı azdır. Dairemizce davacı için 60.000,00 TL manevi tazminat hükmedilmesi uygun görülmüştür. Davacı vekilinin istinaf başvurusu bu nedenle kabul edilmiş, davalı vekilinin ise reddedilmiştir...." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise 2 numaralı bentte açıklanan nedenle sınırlı olarak kabulü ile ilk derece mahkeme hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında ;"...Davanın kısmen kabulü ile
1- 1.713,60 TL bakıcı giderinin, kaza tarihi olan 20.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2- 713.987,70 TL maddi tazminatın, (sürekli iş göremezlik) kaza tarihi olan 20.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3- 60.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 20.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Fazlaya ilişkin talebin reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371'inci maddesi, , 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21'inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77'inci maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur oran ve aidiyetine dair tespit yerinde ise de davalı ...'nün üst işvereni olduğu alt işveren ... Taşımacılık işçisi ... ...'na izafe edilen kusur oranı %20 olarak belirlenmekle davalının hem adam çalıştıranın sorumluluğu hem asıl işverenlik sıfatı kapsamında bu kusur oranı ile sınırlı olarak sorumluluğu bulunduğu açık olup dava dışı ve taraflar ile ilgisi bulunmayan araç şoförü ... ...' a izafe edilen %80 kusur oranından davalının sorumlu tutulması suretiyle tazminatın işverenin %100 kusur oranına göre belirlenmesi ve bu yönde rapor düzenleyen 08.04.2022 tarihli hesap bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması hatalı olmuştur. Ayrıca dosya içerisinde davacının davaya konu iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespitine dair tek karar İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kurum Sağlık Kurulu'nun 03.04.2017 tarih 2017-573 sayılı kararı olup iş bu kararda ise davacının bakıma muhtaç olmadığı yönünde tespit bulunmasına rağmen mahkemece bakıcı gideri talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş yeniden hesap raporu aldırmak iş bu raporda davalının kusur oranının %20 olarak esas alınması ile 08.04.2022 tarihli hesap raporunda esas alınan verilerin dikkate alınmasını sağlamak ve çıkacak sonuca usulü kazanılmış haklar ile davacının bakıcı gideri talebinin reddi gerektiğini de gözeten bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!