WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/1639 E.  ,  2024/6280 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1309 E., 2022/1290 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/318 E., 2022/166 K.

Taraflar arasında iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi neticesinde; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... OSB Mahallesi 8. Cadde No:8’de faaliyet gösteren ... Entegre işyerinde kamyon şoförü olarak çalışırken iş kazası geçirerek %53 oranında meslekte kazanma gücü kaybına uğradığını, iş kazasının gerçekleşmesinde tüm kusurun davalı tarafa ait olduğunu beyanla belirsiz alacak davası mahiyetinde 100 TL maddi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalı ... Uluslararası Taş. ve Loj. A.Ş.'den tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; aynı iş kazası nedeniyle belirsiz alacak davası mahiyetine 50 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle birlikte davalılar ... Entegre Ağaç San. ve Tic. A.Ş. ile ... Uluslararı Taş. ve Loj A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

3.Davacı vekili asıl ve birleşen davalardaki maddi tazminat istemini 323.129,55 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı ... Uluslararası Taş. ve Loj. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin olayda davacının iddiasının aksine kusur ve ihmalinin bulunmadığını, davacının gerek devlet hastanesinde gerek özel hastanede tedavi gördüğünü ve tüm tedavi giderlerinin müvekkili işverence karşılandığını, müvekkilinin davacı işçiyi işe almadan gerekli sağlık testlerini, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili gerekli kursa katılımını sağladığını, ağır işte çalışabileceğine dair rapor alındığını, iş yerinde işçilerin sağlığı ve güvenliği açısından her türlü tedbirin alındığını, 07.07.2017 tarihli davacı tarafından imzalanan ve işveren nezdinde bulunan ibranamede davacının iş sözleşmesinden, kanunlardan ve çalışma mevzuatından doğan hiçbir alacağının kalmadığını beyan ettiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... Entegre Ağaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının diğer davalı şirket bünyesinde çalıştığını, davacı tarafın 2017/604 E. sayılı dosyasında davasını ikame ederken müvekkili şirkete husumet yöneltmediğini, müvekkili şirketin taşımacılık işlerini yapan firmanın ... Mad. Petrol Ürn. Ltd. Şti. olduğunu, ... Loj. Firması'nın bu nakliye işinde ... Uluslararası Taş. Firması ile anlaştığını, davalı firmanın bünyesinde taşımacılık yaptırdığı personeli davacı ... 'yı bu nakliye işinde görevlendirdiğini, müvekkili şirketin iddia edilen kazaya yönelik tüm önlemleri almasına rağmen sırf davacının kusuruyla sebebiyet verdiği kazada kusursuz olduğunu, kazanın sırf müvekkili şirketin iş yerinde olması sebebiyle müvekkili şirkete kusur izafe edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında; tüm dosya kapsamı, davacı tarafın iddiası, davalı tarafın savunması, tanık beyanları, bilirkişi raporları ve diğer bilgi ve belgeler bütün olarak değerlendirilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde; davacının 11.05.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası sonrası malul kalması neticesinde davalı ... Uluslararası Taşımacılık şirketinin %20 davacı asilin %10 ve davalı ... Entegre Şirketinin ise % 70 oranında kusurlu olduğu şeklindeki alınan kusur raporunun dosya muhteviyatına, usul ve yasaya uygun olması nedeniyle itibar edilmiş, söz konusu kaza nedeniyle malul kalan davacının meydana gelen maddi zararı bilirkişi marifetiyle hesaplattırılmış, yapılan hesaplamanın dosya muhteviyatına ve yasaya uygun olması nedeniyle itibar edilmiş ve davacının manevi tazminat talebinin meydana gelen iş kazasının ağırlığı, davacının %10 oranında kusurlu olması, sosyal ve ekonomik durumları, davacının kaza tarihinde 58 yaşında olması, davacının duymuş olduğu elem, ızdırap, olayın ağırlığı, olay tarihi, hükmedilecek manevi tazminat tutarının zenginleşme aracı olmamasının yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması da gerektiği gözetilerek 80.000 TL manevi tazminatın davalılardan alınmasına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 23.06.2021 tarih 2021/1023 Esas, 2021/1404 Karar sayılı ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, ortadan kaldırma kararı doğrultusunda davacının ücreti araştırılmış, yapılan emsaller, iddialar doğrultusunda davacının asgari ücretin iki katı tutarında ücret aldığı kanaatine varılmış, davacı vekiline ıslah dilekçesinin açıklattırılması için kesin süre verilerek ıslah dilekçesi açıklattırılmış A sınıfı İş Güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten meydana gelen iş kazası ile ilgili olarak kusur raporu aldırılmış, kusur raporu doğrultusunda ... Entegre şirketinin % 70, ... Uluslararası Taşımacılık Lojistik şirketinin % 20 ve davacının % 10 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmış, sigortalıya iş göremezlik nedeniyle bağlanan gelirler ve ilk peşin sermaye değeri sorularak mahsup işlemleri yaptırılmış, dosya muhteviyatına uygun olduğuna itibar edilmiş, meydana gelen iş kazası sonrası davacının uğramış olduğu maddi zararların kabulüne karar vermek gerekmiş, davacının manevi tazminat talebinin meydana gelen iş kazasının ağırlığı, davacının %10 oranında kusurlu olması, sosyal ve ekonomik durumları, davacının kaza tarihinde 58 yaşında olması, davacının duymuş olduğu elem, ızdırap, olayın ağırlığı, olay tarihi, hükmedilecek manevi tazminat tutarının zenginleşme aracı olmamasının yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması da gerektiği gözetilerek 80.000 TL manevi tazminatın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçeleriyle, 281.656,08 TL maddi ve 80.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.05.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının aldığı ücretin 3.500,00 TL olmasına rağmen asgari ücretin 2 katı tutarında ücret esas alınarak hesaplama yapıldığını ve manevi tazminat miktarının düşük olduğunu öne sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı ... Uluslararası Taş. ve Loj. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusura itirazla alınan raporların eksik ve hatalı değerlendirmeleri içerdiğini, hesap bilirkişi raporunun hatalı ve fahiş olduğunu, ücrete itirazla kaldırma kararı doğrultusunda değerlendirmeler yapılmadığını, her iki davalı hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken maddi ve manevi tazminat talepleri tek bir davaymış gibi değerlendirilerek hükmün hukuka aykırı kurulduğunu, nispi harç ve ıslah harcının da hatalı alındığını öne sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

3. Davalı ... Entegre Ağaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; diğer davalı ile aralarında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, davacının dava dışı ... Madencilik tarafından taşıma işi için görevlendirildiğini, bu şirkete davanın ihbar edilmediğini, görev ve husumet itirazlarının kararda değerlendirilmediğini, alınan raporların denetime elverişli olmadığını, hesaplamalara itiraz ederek manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu öne sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda ücret araştırması yapılmış, iş güvenliği alanında uzman bilirkişi heyeti ve hesap bilirkişisinden rapor aldırılarak karar verilmiş ve alınan raporların denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır. TÜİK ve Çevre Şehircilik Bakanlığı verilerine göre davacının ücretinin, asgari ücretin 2 katı tutarı olarak esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediği, davacının 11.05.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası sonrası malul kalması neticesinde A sınıfı İş Güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten meydana gelen iş kazası ile ilgili olarak kusur raporu aldırılmış, kusur raporu doğrultusunda ... Entegre şirketinin %70, ... Uluslararası Taşımacılık Lojistik şirketinin %20 ve davacının %10 oranında kusurlu olduğu görülmüştür. Davalı şirketlerin kusur durumlarına göre tazminat miktarlarından müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümlerine göre sorumlulukları bulunduğunu, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına kaza tarihinden itibaren faiz işletilerek usul ve yasaya uygun şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Hükmedilen manevi tazminat miktarının olayın oluş şekli, kusur durumu, maluliyet oranı ile hakkaniyet ilkelerine göre dosya kapsamına uygun olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı ile davalıların istinaf talebinin reddi gerektiği gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-1 b maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili vekili temyiz dilekçesinde özetle; Ücretin 3.500 TL olarak esas alınması gerektiğini dosya içerisineki yazılardan bu durumun sabit olduğunu 2 katın esas alınması hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... Uluslararası Taş. ve Loj. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının %10’dan daha fazla kusurlu kabulü gerektiğini, davacının yaşı itibariyle dikkatli olması gerektiğini müvekkiline verilen %20 kusurun fazla olduğunu, müvekkiline neden kusur atfedildiği anlaşılamadığını, davacının müvekkili nezdinde 01.01.2016-07.07.2017 tarihleri arasında çalışan ve 2 yıl içerisinde emekli olacak davacı için 2013 yılı emsal ücretlerine göre 2 kat üzerinden hesap yapılmasının hatalı olduğunu, birleşen davada davalı ... Entegrre Şirketi'nden 50 TL istendiğinin gözetilmemesi hatalıdır. Kabul anlamına gelmemekle beraber ayrı ayrı hüküm kurulması halinde kusuru az olan müvekkili için manevi tazminat miktarının daha az takdir edilebileceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... Entegre Ağaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın ... Madencilik Şirketi'ne ihbarı taleplerinin karşılanmadığını, müvekkili hakkındaki davanın husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini asıl işveren sıfatı olmadığını, davacının münhasıran müvekkili firmaya şoförlük yapmadığını başka işyerlerine de hizmet ettiğinden müvekkili şirket çalışanı olduğu kabul edilemeyeceğini, bu nedenle iş mahkemesi yerine genel mahkemelerin görevli olduğunu, kusur oran ve aidiyetinde bu hususun dikkate alınmasını, maddi tazminat hesabında PMF 1931 tablosu yerine TRH 2010 tablosunun dikkate alınmasının hatalı olduğunu hatalı olduğunu, ücrete ilişkin seçenekli hesaplardan asgari ücretin 2 katı düzeyindeki ücretin neden dikkate alındığının kararın gerekçesinde belirtilmediğini, raporun denetime elverişli olmadığını hesapta asgari geçim indiriminin ayrıca gösterilmediğini, hükmedilen manevi tazminatın da fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir

2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, "Bilirkişi raporuna itiraza" ilişkin 281 inci maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49,50,51,52,53,54,55 ve 56 ncı maddeleri "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından iş yerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğü maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3. Değerlendirme
A) Davacı ve davalılar vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.09.2022 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 107.090,00 TL olup, manevi tazminat hükmünün maddi tazminat hükmünden bağımsız bir dava olarak değerlendirildiğinde, davacı lehine talep edilen 100.000 TL'den kısmen kabul edilen 80.000 TL ve kısmen reddolan 20.000 TL'nin kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, davacı ve davalılar vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

B) Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle sürekli iş göremezlik oranına yönelik tespitin, kusur oran ve aidiyetinin dosya içeriği ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına göre davacı vekilinin tüm ve davalılar vekillerinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Gerek destek kaybından kaynaklı hak sahiplerinin, gerekse iş göremezlikten kaynaklı sigortalının maddi tazminat alacağının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması ön koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödemek amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir.

3.Gerçek ücretin ise; öncelikle toplu iş sözleşmesi ile imzalı bordrolara, bunların yokluğu halinde ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrete göre tespit edileceği, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.

4. Öte yandan taraflar arasında işçi alacağına ilişkin görülen davada tespit edilen ücretin tazminat davasında hesaba esas alınacak ücret açısından kesin delil mahiyetinde olmayıp, kuvvetli delil mahiyetinde olduğu, davacının yaptığı işe göre alacağı ücretin Dairenin kökleşmiş içtihatları çerçevesinde TÜİK, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı rayiç ücretleri ile ilgili iş kolundaki meslek odalarından getirilecek emsal ücretler gözetilerek belirlenmesi gerektiği, sendikasız işçi için sendikalardan bildirilen ücretin de dikkate alınamayacağı gözden kaçırılmamalıdır.

5.6100 sayılı HMK'nun 266 ncı maddesine göre Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 03/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. Aynı Kanun'un 281/1 inci maddesine göre "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (Ek cümle:22.07.2020-7251/24 md.). Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir düzenlemesi yer almaktadır.

6. Bilindiği üzere HMK'nın 30 uncu maddesi kapsamında düzenleme altına alınmış olan "Usul Ekonomisi" ilkesine göre de Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.

7.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2021 tarih ve 2018/10(21)-94 E.- 2021/111 K. sayılı ilamında da açıkça belirtildiği gibi" Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile, diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar. Yani, bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır ve ikinci bilirkişi raporu birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s. 2753)".

8.Somut olayda; dosya kapsamında tespit edilen delillere göre davalı ... Entegre Ağaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait sunta/mdf üretim fabrikasında nakliye işlerinin dava harici ... Madencilik Petrol Ürünleri İnş. Gıda Tus. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne verildiği, iş bu şirketin de araç temini hususunda davalı ... Uluslararası Taş. ve Loj. A.Ş. ile anlaştığı davacının bu şirkette kamyon şoförü olarak çalıştığı 11.05.2016 tarihinde davaya konu zararlandırıcı sigorta olayına uğradığı, davacı vekilinin 3.500 TL tutarında kazancının olduğunu beyan etmekle beraber, dosya içerisinde yer alan işçilik alacağı için düzenlenen 07.07.2017 tarihli ibranamede davacının son ücreti olarak 1.978 TL'nin belirtildiği, iş bu dava dosyası kapsamında maddi tazminat alacağının tespiti için bilirkişiden alınan 08.10.2019 tarihli raporda bakiye ömür tespitinde PMF 1931 tablosu, dikkate alınmak davacının bağlı olduğu tespit edilemeyen tüm Taşıma İşçileri Sendikası'ndan 2013 yılı için bildirilen 1.600 TL tutarındaki emsal ücret dikkate alınarak asgari ücretin 2 katı, işlemiş devre sonu olarak 31.12.2019 tarihi üzerinden hesap yapılmak suretiyle ve davacıya bağlanan gelirin ilk peşin değerinin rücuya kabil kısmı tenzil edilmeden maddi tazminat alacağının 323.129,55 TL olarak tespit edildiği davacı vekilinin bu rapora itirazının olmadığı gibi 15.10.2019 tarihli talep artırım dilekçesiyle asıl ve birleşen davadaki maddi tazminat istemlerini bu miktara artırdığı ve takip eden 10.12.2019 tarihli celse de talepleri gibi kabul kararı verilmesini talep ettiği, davalılar vekillerinin iş bu rapora itirazda bulunduğu, taraf istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması üzerine, hesap bilirkişiden alınan 21.02.2022 tarihli hesap raporunda, bakiye ömür tespitinde TRH 2010 tablosu dikkate alınmak, ücret tespitinde ise sendikal ücretle beraber TÜİK emsal ücreti de değerlendirilerek 1,45 ve 2 katlar üzerinden hesap yapıldığı, işlemiş devre sonun ise 31.12.2022 tarihi dikkate alınmak suretiyle ve davacıya bağlanan gelirin ilk peşin değerinin rücuya kabil kısmı tenzil edilerek maddi tazminat alacağının 1,45 kat üzerinden: 271.149,48 TL, 2 Kat üzerinden: 281.656,08 TL olarak hesaplandığı mahkemece verilen son kararda bu raporun 2 kat seçeneği üzerinden yapılan hesaba itibarla karar verilmiş ise de; İbranamede belirtilen ücrete itibar edilmemiş olmasının sebebi giderek, TÜİK hesap seçeneğinde, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliliği bakanlığı rayiç ücreti ve sendika haricindeki meslek odalarından getirtilecek ücretlerin dikkate alınmaması, ayrıca davacının 08.10.2019 tarihli hesap raporuna itirazı olmamakla bakiye ömür tespitinde dikkate alınan tablo yönünden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak aşılarak PMF 1931 tablosundan TRH 2010 tablosuna geçilmesi ve işlemiş devrenin ileri çekilmesi ve kök raporda hükme esas alınan ücret içerisinde uygulandığı zaman dilimi için asgari geçim indiriminin doğru şekilde belirlenmemek suretiyle varılan sonuç hatalı olmuştur.

9. O halde mahkemece yapılacak iş, öncelikle ibranamede belirtilen ücretin hesaba esas ücret olup olamayacağı değerlendirilerek, giderek davacının yaşı ve kıdemi dikkate alınarak bu ücretle beraber TÜİK, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı rayiç ücretleri ile (sendikalı olmayan sigortalı için) sendikalar haricindeki meslek odalarından bilinen dönem içerisinde alabileceği ücreti tespit ederek hesaba esas ücreti belirlemek, devamla uygulandığı dönem için asgari geçim indirimini hesap raporunda denetlenebilir şekilde ayrı bir sütunda, tespit olunan asgari ücret katı uygulanmadan ücrete ekleyerek dikkate almak, öte yandan davacının 08.10.2019 tarihli hesap raporuna itirazının olmadığı gözetilerek asgari ücret katında 2 kat, bakiye ömür tespitinde PMF 1931 tablosu, işlemiş devre sonu olarak ise 31.12.2019 tarihi yönünden davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları dikkate alarak düzenlenecek hesapta bu verileri uygulamak ve tespit edilen alacaktan davacıya bağlanan gelir ile geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya kabil kısmını tenzil ederek, davacının maddi tazminat alacağını belirlemek suretiyle davacının maddi istemi hakkında usule uygun bir karar vermekten ibarettir.

10. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve maddi tazminat hükmü ile ilgili istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır .

VI. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı ve davalılar vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2. Davacı ve davalılar vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazları nedeniyle, davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

4. Temyiz eden davalılardan tahsil edilen peşin karar ve ilam harcının istem halinde ilgililere iadesine,

5. Peşin alınan harcın mahsubu ile aşağıda belirtilen harcın davacıdan tahsiline,

6. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.