WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/1477 E.  ,  2024/7061 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1306 E., 2021/1117 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 30. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/172 E., 2021/88 K.

Taraflar arasında iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ...'nin davacıların 1. derece akrabası olduğunu, 25.04.2014 tarihinde Uşak İli Banaz İlçesinde gerçekleşen kazada hayatını kaybettiğini, müteveffanın davalı şirketin şantiye koordinasyon sorumlusu olduğunu, kazanın gerçekleştiği gün şirket çalışanlarından ... ile birlikte şirketin Antalya Şantiyesinden İstanbul Şantiyesine gitmekte olduğunu, kazanın meydana geldiği sırada aracın şirket çalışanı ... yönetiminde olduğunu, işverenin gerekli önlemleri almadığı için kazanın meydana gelmesinde %100 sorumlu olduğunu, fazlaya ikişkin hakları saklı kalmak üzere; davacılardan İsa, ... ..., ..., ... ... ve ... ... için ayrı ayrı 200,00 TL maddi tazminat, ... için 5.000,00 TL, çocuklar ... ... ve ... ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL, anne ... ... ve baba İsa için ayrı ayrı 4.000,00 TL, kardeşler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 3.000,00 TL olmak üzere toplam 54.000,00 TL manevi tazminatın faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemlerini anne ... ... için 130.434,46 TL'ye, baba İsa için 65.689,54 TL'ye, çocuk ... ... için 191.036,70 TL'ye ve çocuk ... ... için 51.580,90 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat işlemlerinin yapıldığı, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı, davalı vekilinin haksız ve dayanaksız davanın reddini talep ettiklerine ilişkin beyanda bulunduğu görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; davanın trafik iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davalı şirket çalışanlarından, davacıların muris ve yakını olan ...'nin 25.04.2014 tarihinde Uşak İli Banaz İlçesinde geçirdiği kaza sonucu vefat ettiği, alınan kusur bilirkişi heyet raporuna göre dava dışı şirket çalışanı Anıl'ın %75, diğer sürücü ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğu, vefat eden ...'in herhangi bir kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla davalı şirket çalışanı Anıl'ın kusurundan davalı şirketin de müşterek kusurlu olduğu, ... ...'in davalı şirketin şantiye sorumlusu olarak çalıştığı, SGK tarafından da kabul edildiği üzere kazanın iş kazası olduğu, davacılardan ...'nin ...'in eski eşi olduğu, ... ... ve ... ...'ın müteveffanın çocukları olduğu, İsa ve ... ...'un ise anne ve babası oldukları, diğer davacıların ise ölenin kardeşleri olduğu, her ne kadar dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 1.000,00 TL maddi tazminat talep edilmiş ise de 27.10.2016 tarihli duruşma ara kararı doğrultusunda davacılar vekili tarafından verilen dilekçe ve 05.10.2017 tarihli duruşmadaki beyan doğrultusunda davacılardan İsa, ... ..., ..., ... ... ve ... ... için ayrı ayrı 200,00 TL maddi tazminatın talep edildiği, aldırılan hesap bilirkişisi heyet raporuna göre ölenin çocukları ile annesi ve babası için maddi tazminat miktarının hesap edildiği, davacılar vekili tarafından talebin harçlandırılarak ıslah edildiği, bu bağlamda olayın kaza niteliği, tarafların sosyal-ekonomik durumları, kaza tarihi, ölenin yaşı, manevi tazminatın özgün fonksiyonu, tarafların kusur oranı, paranın satın alma gücü, tanık beyanları, hakimliğimizce uygun ve yeterli görülen gerekçeli kusur ve hesap raporları, davacı ...'nin ölenin eski eşi olduğu, destek durumunun ispat edilemediği de dikkate alınarak tüm dosya kapsamı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davacı ...'nun maddi tazminat talebinin sübut bulmadığından reddine karar verilmiş ise de; sehven kısa kararda bu husus yazılmadığından gerekçeli kararda bu eksiklik giderilerek ... yönünden maddi ve manevi tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm kurulmuştur gerekçeleriyle; Anne ... ...'un maddi isteminin tam kabulü ile 130.434,46 TL, baba İsa'nın maddi isteminin tam kabulü ile 65.689,54 TL, çocukların maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile ... ... lehine 168.638,06 TL, ... ... lehine 37.952,38 TL, eski eş ...’nin destelik olgusu ispat edilemediğinden maddi ve manevi istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile çocuklara 5.000 TL’şer, ana ve babaya 3.000 TL’şer, kardeşlere 1.500 TL’şer manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasının iş kazası mahiyetinde olmadığını, davalı şirket bünyesinde çalışan ... ve ...'nin Antalya şantiyesinden İstanbul Şantiyesine giderken şirketin çizdiği rotadan saparak Uşak İli Banaz İlçesi sınırlarında trafik kazası geçirdiklerini ve vefat ettiklerini, müvekkili şirketin ...'ye ilişkin talimatı bulunmadığını, ... tarafından görevlendirildiğini, teknik ressam olan ...'nin şoför olmadığını, ...'nin sevk ve idaresindeki araçta ağır kusuru ile kazanın meydana geldiğini, şirketin talimatı dışında iş programı dışına çıkılarak gerçekleşen kazada illiyet bağı kesileceğinden müvekkili şirketin kusurundan bahsetmenin mümkün olmadığını, buna ilişkin Yargıtay içtihatları bulunduğunu, yargılamada açıkça işçi lehine yorum ilkesinin suiistimal edildiğini, kusursuz müvekkilinin belirttiği hususlar göz ardı edilerek inceleme yapılmadan karar verildiğini, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalının istinaf başvurusunun kazanın iş kazası olmadığı ve sorumlu olmadığına yönelik olduğu, trafik kazasının SGK tarafından iş kazası kabul edildiği, kaldırma kararında da açıklandığı üzere davalı işverenenin adam çalıştıran ve araç maliki olarak sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla davalı istinaf başvurusunun yerinde olmadığı zira davacıların davalı şirkette çalışan ...'nin hak sahipleri olduğu, ... ve ...'nin Antalya şantiyesinde çalışırken İstanbul şantiyesine şirket yetkilileri tarafından çağrılmakla birlikte yola çıktıkları, Uşak'ın Banaz İlçesi yakınlarında emniyet şeridinde durmakta olan tıra arkadan çarpmak suretiyle trafik kazası geçirdikleri ve kazada her ikisinin de vefat ettiği, kazanın trafik iş kazası olduğunun SGK tarafından belirlendiği, kazanın meydana gelmesinde işverenin bizatihi kusuru olmamasına rağmen adam çalıştıran ve araç maliki olarak sorumluluğunun bulunduğu, kazada %75 kusurlu kabul edilen ...'nin davalı çalışanı olduğu, bu nedenle davalı şirketin davacı hak ve alacaklarından sorumluluğunun bulunduğu, sonuç olarak tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu olayda ... sigortalını Antalya şantiyesinden İstanbul Şantiyesine gitmesi için talimat verilmiş olmakla beraber, kazanın gerçekleşmesine asli kusurlu olan müvekkilinin diğer çalışanı teknik ressam ...’ye bu yönde verilmiş bir talimat olmadığını, müteveffanın iş bu çalışanı kendisinin davet ederek şahsına temin edilmiş olan aracı kullanmasına izin verdiğini, aynı zamanda aynı zamanda İstanbul şantiyesine gelinmesine dair talimat ertelenmek ve bu erteleme bilgisi sigortalılara verilmesine karşın sigortalıların rota dışına çıkılarak Afyon İlinden Uşak ili istikametine geçtiklerini, İşbu dava konusu kazanın da Uşak istikametinden Afyon istikametine giderken Banaz ilçesinde gerçekleşmiş olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarları oldukça yüksek olup takdiri indirim hakkının uygulanması ile tazminat miktarında indirim uygulanması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlığın iş kazası neticesinde vefat sigortalının eski eşi, çocukları, anne, babası ve kardeşlerinin vmaddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanunun 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir.

3. Değerlendirme
A) Davalı vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlara, davacı ..., ... ... Bilgili lehine hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 78.630,00 TL olup, manevi tazminat hükümlerinin ve davacılardan ..., ... ... Bilgili lehlerine hükmedilen maddi tazminat hükümlerinin birbirlerinden ve diğer hükümlerden bağımsız birer dava olarak değerlendirildiğinde, hükmedilen miktarların ayrı ayrı kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, davalı taraf vekillerinin bu hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

B) Davalı vekilinin davacı ... ve ... ... Bilgili lehline hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle olayın iş kazası olarak tespitinin, hükme esas alınan kusur raporu ile kusur oran ve aidiyetlerinin, hesap raporundaki tespitlerin dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına ve davalı vekilinin temyiz itirazı olarak ileri sürdüğü sebeplerin, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu da dikkate alındığında davalı vekilinin temyiz sebeplerine göre, anılan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, bu maddi tazminat hükümlerinin onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlara, davacı ..., ... ... Bilgili lehine hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2. Davalı vekilinin davacı ... ve ... ... Bilgili lehline hükmedilen maddi tazminatlara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu hüküme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

3. Aşağıda dökümü yapılan bakiye karar harcının davalıdan tahsiline,

4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.