WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/14347 E.  ,  2024/7386 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2727 E., 2023/2768 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/270 E., 2020/365 K.

Taraflar arasındaki 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunabileceği tarihin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının doğum tarihinin 14.08.1973 olduğu, 15.10.1992 - 14.10.2013 tarihleri arasında subay olarak görev yaptığı, 4 yıl 3 ay, 8 günlük fiili hizmet zammının mevcut olduğu, bu görevinden sonra 04.10.2013 tarihinden itibaren pilot olarak 4/a kapsamında çalıştığı, hizmet sürelerinin ve günlerinin toplanması için Kuruma müracaat ettiğinde 4/c sigortalılık kapsamında 21 yıllık hizmet süresi ve 4 yıl 3 ay, 8 günlük fiili hizmet zammı süresi olduğunun bildirildiği, 30.07.2019 tarihli yazıyla da 4 yıl, 3 ay, 8 günlük FHZ süresini yaş haddinden indirmediği, hizmet başlangıç tarihinin de eksik bir şekilde geriye çekildiği, 14.08.2025 tarihinde emekliliğe hak kazanacağının bildirildiği, oysa 506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi gereğince fiili hizmet zammı süresinin davacının yaş haddinden indirilmesi ve sigortalılık başlangıç tarihini geri çekmesi gerektiği, davalı Kurumun davacının fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirmemesi ve hizmet başlangıç tarihinin, eksik olarak geriye çekilmesinin yasaya aykırı olduğu, bu nedenle davacının 4 yıl 3 ay, 8 günlük fiili hizmet zammı süresinin tamamının hizmet başlangıç tarihinden ve emeklilik yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan işlemin kanuna ve hukuka uygun olduğu savunmasıyla davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İstanbul 20. İş Mahkemesi tarafından 17.12.2020 tarihli ve 2019/270 Esas, 2020/365 Karar sayılı kararla 14.08.1973 doğumlu olan davacı ...' nın 4/c sigortalılığına ilişkin Hizmet Belgesinden 15.10.1992 tarihinde 4/c kapsamında sigortalılığının başladığı, bu sigortalılığının 14.10.2013 tarihine kadar devam ettiği, bu tarihler arasında 4 yıl, 3 ay, 8 gün fiili hizmet zammı olmak üzere toplam 25 yıl, 3 ay, 8 gün sigortalılığının bulunduğu, daha sonra hemen 14.10.2013 tarihinden itibaren 4/a kapsamında sigortalı olduğu 2019/07. ayı sonuna kadar devam eden 4/a sigortalılığı nedeniyle de 2068 gün prim ödeme gün sayısının mevcut olduğu, Unkapanı SGM’ye yaptığı başvuruya, adı geçen SGM tarafından 30.07.2019 tarih, 11060728 sayılı yazıyla verilen cevapta, davacının hizmet başlangıç tarihinin 15.10.1992 tarihi olarak tespit edildiğinin, 30.07.2019 tarihine kadar adına ödenen prim ödeme gün sayısının 2068 gün 4/1-a + 9098 gün 4/1-c sigortalılığı olmak üzere, 11166 gün olduğunun, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin B-C bentlerine istinaden emeklilik şartlarının 52 yaş, 5525 gün, 25 yıl sigortalı bulunmak olduğu, 14.08.2025 tarihinde emekli olabileceğinin bildirildiği, iş bu davada davacının emeklilik şartları ve emeklilik maaşı talebi olmadığından ayrıca inceleme konusu yapılmadığı,
506 sayılı Kanun'un 60 ve Geçici 81 inci maddelerinde yaşlılık aylığından yararlanmak için maddede belirlenen yaş şartını yerine getirmek, belirli bir süre prim ödemek, işten ayrılmak ve yazılı talepte bulunmak şartlarının aranması gerektiği belirtilmiştir. Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki “kuramlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.” hükmüne göre çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri de yaşlılık aylığı bağlanmasına esas olmak üzere birleştirilmekte ve sigortalının yaşlılık aylığı bağlanması için tabi olduğu yaş, prim gün sayısı ve sigortalılık süresi tespit edildiği, 506 sayılı Kanun’un Ek 39 uncu maddesinde “Ek 5 ve Ek 6 maddeleri gereğince sigortalılık süresine ilave edilen gün sayıları, beş yıldan çok olmamak üzere bu Kanun’un 60 ve Geçici 8Hinci maddelerinde belirtilen yaş hadlerinden indirilir.” hükmü mevcut olduğu, 5434 sayılı Kanunda da “fiili hizmet zammı” kavramına yer verilmiş olup, söz konusu fiili hizmet zammı; hizmet süresini, emeklilik ikramiye miktarım ve emekli aylığı bağlama oranını artırmakta ve yaş haddinden de 8 yıla kadar indirim sağladığı, bu nitelikleri nazara alındığında 5434 sayılı Kanun'daki fiili hizmet zammının 506 sayılı Kanun'daki itibari hizmetin karşılığı olup, buna bağlı olarak da; 5434 sayılı Kanun fiili hizmet zammının 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerle birleştirilmeleri durumunda sigortalılık süresine eklenmesi ve yaş haddinden de indirilmesi gerekeceği hususu yargıtayın da yerleşik içtihadı haline geldiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının 4 yıl, 3 ay, 8 gün fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi ve hizmet başlangıç tarihinden geri çekilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/270 Esas, 2020/365 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 05.10.2022 tarihli ve 2021/301 Esas, 2022/2094 Karar tarihli kararı ile 23.05.2002 tarihine kadar davacının 3 yıl 11 ay öğrencilik,17 yıl 1 ay muvazzaf subaylık ve bu süreyle orantılı olarak (1 yıl 5 ay 2 gün) fiili hizmet zammı süresi bulunduğu, 23.05.2002 tarihindeki tüm hizmetinin 11 yıl 10 gün olduğu ve 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin B bendinin (ı) alt bendine göre 25 yıl sigortalılık süresi, 52 yaş ve 5525 gün primi bulunması halinde yaşlılık aylığına hak kazanacağı, 14.08.1973 doğumlu davacının 52 yaşını 14.08.2025 tarihinde dolduracağı, 5434 sayılı Kanun'un 205/son ve 506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi gereğince fiili hizmet süresi zammının tamamının yaş haddinden indirilmesi gerektiği, Mahkemece yazılı şekilde "4 yıl, 3 ay, 8 gün fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi ve hizmet başlangıç tarihinden geri çekilmesi gerektiğinin tespitine," karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi; Kurumun, davacının yaşlılık aylığına hak kazanması için 52 yaşını doldurması gerektiğini savunarak fiili hizmet süresi zammını yaştan düşmeme biçimindeki işlemi de 506 sayılı Kanun’un Ek 39 uncu maddesi karşısında hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İstanbul 20. İş Mahkemesi'nin 17.12.2020 tarihli, 2019/270 Esas, 2020/365 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacının fiili hizmet zammı süresinin 506 sayılı Kanun’un Ek 39 uncu maddesi gereğince Geçici 81 inci maddede belirtilen yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2022 tarihli ve 2021/301 Esas, 2022/2094 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairemizce 21.02.2023 tarihli ve 2023/233 Esas, 2023/1504 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur:

"...Davacı, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazandığı fiili hizmet süresi zammının tamamının tahsis şartlarında sigortalılık başlangıç tarihinden geriye çekilmesi ile bulunacak sigortalılık süresine göre tabi olunması gereken yaş haddinden de düşülerek, 23.03.2019 tarihinde tahsis talebinde bulunabileceğinin tespitini talep etmiştir.

Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddeleri hükümlerince hak kazanılan fiili hizmet zammının hizmet birleştirilmesi ve tahsis aşamasında nasıl dikkate alınması gerektiği ile bu sürenin 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 506 sayılı Kanun kapsamındaki tahsis işlemlerinde sigortalılık başlangıç tarihinden geriye gidilmek suretiyle sigortalılık süresine eklenip eklenmeyeceği ve bu süre üzerinden belirlenecek yaş haddinden de düşülüp düşülemeyeceği hususundadır.

Uyuşmazlığın çözümü bakımından, öncelikle davacının hak kazandığı fiili hizmet zammı kavramı, niteliği ve 5434 sayılı Kanun'daki itibari hizmete ilişkin hükümlerin varlığı ile 506 sayılı Kanun kapsamında yer alan itibari hizmet süresi kavramları ile birlikte yaşlılık aylığı tahsis koşulları üzerinde durulmalıdır.

5434 sayılı Kanun'un 10 uncu kısmında (31 ila 34 üncü maddeleri arasında) fiili hizmet müddeti, 11 inci kısmında (35 ila 38 inci maddelerinde) ise itibari hizmet süresi düzenlenmiştir.

5434 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinde 'Fiili hizmet müddeti; iştirakçinin 30 uncu madde gereğince bu kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddet' olarak tanımlanmış, 32 nci maddesinde; İştirakçilerin, 5434 sayılı Kanun kapsamında kesenek ödenen her yılı için görevlerine göre eklenecek fiili hizmet zamları belirlenmiş ve 32 nci maddede gösterilen vazifelere yılbaşından sonra girenlerin fiili hizmet müddet zamlarının, girdikleri ay hariç olmak üzere, o yılın geri kalan ayları için ve yılsonundan önce ayrılanların fiili hizmet müddeti zamlarının, ayrıldıkları ay da dâhil olmak üzere, yılın geçmiş ayları için hesaplanacağı belirtilmiş, ayrıca fiili hizmet müddeti zamlarının, emeklilik işlemlerinde fiili hizmet sayılacağı fakat toplamının 8 yılı geçemeyeceği belirtilmiş olsa da, Lokomotif makinist ve ateşçilerin bu süreden istisna olduğu, son olarak 34 üncü maddesinde ise, fiili hizmet sürelerinin her yıl ilgili kurumlarınca, yılsonlarından itibaren 3 ay içinde Sandığa göndermeye ilişkin zorunluluk düzenlenmiştir.

Eklemek gerekirse; 5434 sayılı Kanun'un geçici 205 inci maddesinde de, 32 nci madde gereğince fiilî hizmet sürelerine zam yapılanların bu maddede belirtilen yaş hadlerinden, hizmetlerine eklenen fiilî hizmet süresi zammı kadar indirim yapılır. Hükmü yer almaktadır.

5434 sayılı Kanun'da düzenlenen 'itibari hizmet' süresi ise, 35 inci maddede 'Bu kanun gereğince bağlanacak aylıklar ve yapılacak kesenek iadesi ve toptan ödemelerin hesabında fiili hizmet müddetlerine eklenen süredir' şeklinde tanımlanmış, 36 ncı maddede; iştirakçilerin, görevlerine göre fiili hizmet sürelerinin her yıl için fıkralarında gösterilen itibari hizmet süreleri ekleneceği belirtilmiş ve açıkça (zamlar hariç) tutulmuş olup, toplamlarının 3 aydan az ve toplamı 5 yıldan fazla olamayacağı belirtilmiştir.

506 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesinde de 'itibari hizmet süresi' kavramına yer verilmiş olup, bu maddede ise, '506 sayılı Kanun'a göre sigortalı sayılanların, kanunda sayılan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için, hizalarında gösterilen süreler, sigortalılık süresi olarak eklenir.' hükmü ile öncelikle; 18.02.2000 tarihli 1997/1 Esas ve 2000/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre, salt sigortalılık süresine eklenmesi gereken süre olarak tanımlanmıştır.

506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesinde de 'Bu Kanun'un Ek 5 ve Ek 6 ncı maddeleri gereğince sigortalılık süresine ilave edilen gün sayıları, beş yıldan çok olmamak üzere bu Kanun'un 60 ve Geçici 81 inci maddelerinde belirtilen yaş hadlerinden indirilir' düzenlemesine yer verilmiştir.

Konu, son olarak 5510 sayılı Kanun ile düzenlenmiş ve 01.10.2008 günü itibarıyla aynı tarihte yürürlüğe giren 'Fiili hizmet süresi zammı' başlıklı 40 ıncı maddesinde, belirtilen iş yerlerinde ve işlerde çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu iş yerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayılarının, fiili hizmet süresi zammı olarak ekleneceği, çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç, sigortalının kapsamdaki iş yerleri ile birlikte işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalmasının şart olduğu açıklanmıştır.

5510 sayılı Kanun'un 'Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri' başlıklı geçici 1 inci maddesinde yer alan 'Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi olanlar, bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve diğer bağımsız çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi olanlar, bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir.' hükmü nedeniyle, tahsis koşulları bakımından davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 60 ve geçici 81 inci maddelerinde yaşlılık aylığından yararlanmak için; kural olarak maddede belirlenen yaşa ulaşmış olmak, belirli bir süre prim ödemek, işten ayrılmak ve talepte bulunmak koşulları öngörülmüştür. Ne var ki, Anayasa Mahkemesi 2019/104 Esas, 2021/13 Karar ve 14.01.2021 tarihli kararı ile '17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 62 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan '...çalıştığı işten ayrıldıktan sonra...' ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline' karar vermiş ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesinden de anlaşılacağı üzere işten ayrılma koşulunu özünde Anayasaya aykırı kabul etmiştir.

2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesindeki; 'Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.' hükmü uyarınca çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri de yaşlılık aylığı bağlanmasına esas olmak üzere birleştirilmekte ve sigortalının yaşlılık aylığı bağlanması için tabi olduğu yaş, prim gün sayısı ve sigortalılık süresi tespit edilmektedir.

Yukarıda sayılan düzenlemeler birlikte irdelendiğinde; mahkemece, 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmetleri birleştirilen ve 506 sayılı Kanun kapsamında tahsis koşulları uyuşmazlık konusu olan, davacının 5434 sayılı Kanun' 32 nci vd. maddeleri hükümlerince hak kazandığı 'fiili hizmet zammının' tahsis koşullarından olan yaş haddinden indirilmesine ilişkin kabul, 506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi karşısında yerinde ise de, 5434 sayılı Kanun'da yer alan 'fiili hizmet zammının', iştirakçilerin görev yaptıkları süreler boyunca ve tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği sürelere ilişkin olarak yapılan ek bir zam niteliğinde olduğu ve fiili hizmet süresine eklenmesi gerektiği, buna göre eklenen bu hizmetin, iştirakçilerin fiili hizmet süresini, emeklilik ikramiye miktarını ve emekli aylığı bağlama oranını artırdığı ve yaş haddinden de 8 yıla kadar indirim sağladığı, 5434 sayılı Kanun'un 11 inci kısmında 35 vd. maddelerinde ayrıca düzenlenmiş olan “itibari hizmet” sürelerinin de, istekle emekliye ayrılmak için gerekli olan, kadınlarda 20, erkeklerde 25 hizmet yılının hesabı ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasında bu sürenin dikkate alınmayacağı, ancak keseneklerin iadesinde, toptan ödeme yapılmasında ödenecek paranın ve aylık bağlanmasına hak kazanılması halinde bağlanacak aylığın oranının artmasına etki ettiği dikkate alınarak, 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddelerinde düzenlenmiş 'fiili hizmet zammının', 506 sayılı Kanun'daki ve içtihadı birleştirme kararı gereğince sadece sigortalılık süresine eklenmesi gereken “itibari hizmet” süresinden farklı bir kavram olduğu açıkça anlaşılmakta olduğundan, bu sürenin 506 sayılı Kanun kapsamında tahsise esas sigortalılığın başlangıç tarihinden geriye çekilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan 'fiili hizmet zammının' kişilerin fiili hizmetine eklenmesi gerektiği söylenebilir ise de, birleşen hizmetler sonrasında, 506 sayılı Kanun'un 60 ve geçici 81 inci maddesindeki yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin koşullar bakımından uygulama yapılırken, sigortalılık süresi yönünden, kişinin sigortalılık başlangıç tarihiden geriye doğru ekleme yapılması ile sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesi suretiyle, ek bir sigortalılık süresine veya başkaca bir uygulama yapılmasına imkân vermediği hususu dikkate alınmalı ve buna göre tahsis koşulları yeniden irdelenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Eldeki dava bakımından ise, mahkemece, davacı hakkında fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi gerektiğine ilişkin kabul ve uygulama yapılması yerinde ise de, 23.05.2002 tarihi öncesinde geçen 1 yıl 5 ay 2 günlük fiili hizmet zammının aynı hukuki korumayı sağladığına ilişkin kabulle sigortalılık süresine ilavesi ile bu aşamadan sonra tahsis şartlarından olan yaş şartının 53 yerine 52 olarak belirlenmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır..."

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile uyulmasına karar verilen bozma ilamında 23.05.2002 tarihi öncesinde geçen fiili hizmet zammının sigortalılık süresine ilavesi ile bu aşamadan sonra tahsis şartlarından olan yaş şartının belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu belirtildiğinden, uyulan bozma ilamı doğrultusunda davacının tahsis şartlarının ve bu arada yaşının tespitine gelince; davacının 3 yıl 11 ay öğrenci,17 yıl 1 ay muvazzaf subay olarak 5435 sayılı Kanun kapsamında hizmetinin bulunduğu, 23.05.2002 tarihindeki tüm hizmetinin (fiili hizmet zammı katılmaksızın) 9 yıl 7 ay 8 gün olduğu ve 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin B bendinin (j) alt bendine göre 25 yıl sigortalılık süresi, 53 yaş ve 5600 gün primi bulunması halinde yaşlılık aylığına hak kazanacağı, sigortalılık süresi ve prim gün sayısı koşulunu sağladığı, 14.08.1973 doğumlu davacının 53 yaşını 14.08.2026 tarihinde dolduracağı, 5434 sayılı Kanun'un 205/son ve 506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi gereğince 4 yıl 3 ay 8 gün fiili hizmet süresi zammının tamamının yaş haddinden indirilmesi gerektiği, bu durumda 06.05.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı koşullarını sağlayacağı anlaşılmakla Yargıtay bozma ilamına uyularak aşağıdaki hüküm kurulmuş; Yargıtay HGK'nın 04.03.2021 tarih, 2021/2-96 Esas, 2021/205 Karar sayılı ilamı gereğince istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının fiili hizmet zammı süresinin 506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi gereğince geçici 81.maddede belirtilen yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; çalışmalar bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğu, kamu düzenine ilişkin davada yeterince araştırma yapılmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunabileceği tarihin tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 ile 40; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 31 ilâ 36 ve Geçici 205; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Geçici 81, Ek 5, Ek 6, Ek 39 ve Geçici 81 ile 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 4 ve 8 inci maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.