WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/14345 E.  ,  2024/6892 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/41 E., 2023/314 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasındaki 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Türk Silahlı kuvvetleri bünyesinde subay (pilot) olarak çalıştığı, 26.10.2011 tarihinde istifa ederek ayrıldığı, özel bir hava yolunda çalışmaya devam ettiği, hizmetlerinin birleştirilmesi ve yıpranmaya tabi fiili hizmet süresi tespit edilerek sigorta başlangıç tarihli ve yaş haddinden geriye çekilerek emeklilik tarihinin tespit edilmesi için Kuruma müracaat ettiği, Kurum tarafından fiili hizmet zammının hesaplanarak süresine eklendiği, hizmet başlangıcının geriye eksik çekildiği, yaş haddinden indirim yapılmadığı iddiasıyla fiili hizmet zammının sigorta başlangıç tarihinden geri çekilmesine, bulunacak emeklilik yaş haddinden de düşülerek fiili hizmet zammı süresinin tamamının sigorta başlangıç tarihinden geri çekilmesine, bunun sonucunda emeklilik yaş haddinden de düşülerek emekli başvuru tarihinin 25.09.2019 olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının istifa ettiği tarihe kadar 4/c kapsamında bu tarihten sonra 4/a kapsamında sigortalı olduğu, hizmetlerinin birleştirilmesi halinde fiili hizmet zammının eklenmesinin söz konusu olmadığı, yaş haddinden indirilecek sürenin yarısı olduğu, dava tarihinden sonra ki bir tarihin emeklilik tarihi olarak tespitinin mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 23.10.2019 tarihli ve 2018/193 Esas, 2019/340 Karar sayılı karar ile 10.10.1973 doğumlu davacının sigorta başlangıç tarihi 15.10.1991 olup 4 yıl, 15 günlük fiili hizmet zammı süresi kadar geriye götürüldüğünde sigortalılık başlangıç tarihinin 30.09.1987 olduğu, 506 sayılı Kanunun Geçici 81/B - h bendi uyarınca yaşlılık aylığından faydalanması için yaşının 50 olması gerektiği, 4 yıl, 15 günlük fiili hizmet zammı süresi yaş haddinden indirildiğinde yaş koşulunun 50 yıl olacağı gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile, davacının fiili hizmet zammı süresinin 4 yıl, 15 gün olduğunun tespiti ile, bu sürenin sigorta başlangıç tarihine indirilerek başlangıç tarihinin 30.09.1987 olduğunun tespitine, emekliliğe hak kazandığı tarihin 25.09.2019 olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2019 tarihli ve 2018/193 Esas, 2019/340 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi tarafından 02.02.2022 tarihli ve 2020/329 Esas, 2022/80 Karar sayılı karar ile fiili hizmet zammı süresinin hem sigorta başlangıcından hem yaş haddinden indirilmesi gerekli olup buna göre davacının 15.10.1991 olan sigorta başlangıç tarihinden 4 yıl 16 gün fiili hizmet zammı kadar geriye gidildiğinden 29.09.1987 tarihine ulaşıldığı, bu tarihe göre aylık koşullarının 25 yıl sigortalılık 50 yaş ve 5375 prim günü olduğu, ancak fiili hizmet zammı süresinin aynı zamanda yaş haddinden geri çekilmesi gerekli olup 10.10.1973 tarihinden fiili hizmet zammı süresi kadar geriye gidildiğinde 24.09.1969 tarihine ulaşıldığı, 25 yıl sigortalılık ve prim gün koşullarını oluşturan davacının 50 yaşını ikmal ettiği 24.09.2019 tarihinde aylığa hak kazandığı, taleple bağlı kalınarak verilen kararda hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.2022 tarihli ve 2020/329 Esas, 2022/80 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce 22.11.2022 tarihli ve 2022/4528 Esas, 2022/14676 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:

"...mahkemece, davacının 5434 sayılı Yasanın 32. vd. maddeleri hükümlerince hak kazandığı 'fiili hizmet zammının' tahsis koşullarından olan yaş haddinden indirilmesine ilişkin kabul, 506 sayılı Yasanın Ek 39'uncu maddesi karşısında yerinde ise de, 5434 sayılı Yasada yer alan 'fiili hizmet zammının', iştirakçilerin görev yaptıkları süreler boyunca ve tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği sürelere ilişkin olarak yapılan ek bir zam niteliğinde olduğu ve fiili hizmet süresine eklenmesi gerektiği, buna göre eklenen bu hizmetin, iştirakçilerin fiili hizmet süresini, emeklilik ikramiye miktarını ve emekli aylığı bağlama oranını artırdığı ve yaş haddinden de indirim sağladığı, 5434 sayılı yasanın 11. kısmında 35 vd. maddelerinde ayrıca düzenlenmiş olan 'itibari hizmet' sürelerinin de, istekle emekliye ayrılmak için gerekli olan, kadınlarda 20, erkeklerde 25 hizmet yılının hesabı ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasında bu sürenin dikkate alınmayacağı, ancak keseneklerin iadesinde, toptan ödeme yapılmasında ödenecek paranın ve aylık bağlanmasına hak kazanılması halinde bağlanacak aylığın oranının artmasına etki ettiği dikkate alınarak, 5434 sayılı Yasanın 32.vd. maddelerinde düzenlenmiş 'fiili hizmet zammının', 506 sayılı Yasadaki ve içtihadı birleştirme kararı gereğince sadece sigortalılık süresine eklenmesi gereken 'itibari hizmet' süresinden farklı bir kavram olduğu açıkça anlaşılmakta olduğundan, bu sürenin 506 sayılı Yasa kapsamında tahsise esas sigortalılığın başlangıç tarihinden geriye çekilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle, 5434 sayılı Yasa kapsamında hak kazanılan 'fiili hizmet zammının' kişilerin fiili hizmetine eklenmesi gerektiği söylenebilir ise de, birleşen hizmetler sonrasında, 506 sayılı Yasanın 60. ve geçici 81. maddesindeki yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin koşullar bakımından uygulama yapılırken, sigortalılık süresi yönünden, kişinin sigortalılık başlangıç tarihiden geriye doğru ekleme yapılması ile sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesi suretiyle, ek bir sigortalılık süresine veya başkaca bir uygulama yapılmasına imkân vermediği hususu dikkate alınmalı ve buna göre tahsis koşulları yeniden irdelenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir..."

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15.10.1991 olduğu, dava konusu tahsis talebi tarihi (25.09.2019) itibariyle prim ödeme gününe ilişkin yasal koşullar yerine getirilmekle birlikte 10.10.1973 doğumlu olan davacı yönünden yaş ve sigortalılık süresi koşulunun sağlanmamış olduğu ve tahsis talep tarihine göre davacının yaşlılık aylığına hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; fiili hizmet zammının 506 sayılı Kanundaki itibari hizmetin karşılığı olduğu, hem sigorta başlangıcından hem yaş haddinden indirilmesi gerektiği, sadece yaş haddinden düşülmesi durumunda bile sigortalının 25.09.2022 tarihinde tahsis koşullarını taşıdığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
1. Anayasa'nın 141 inci maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
“Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.”

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Usul ekonomisi ilkesi" kenar başlıklı 30 uncu maddesi şöyledir:
"Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür."

3. Değerlendirme
1.Yaşlılık aylığı tahsis istemine ilişkin davalarda, davalı Kuruma başvuruda bulunulduğu tarih veya dava tarihi itibariyle tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi mümkündür. Bu durumda özellikle Anayasa’nın 141 inci maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten hüküm ve 6100 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde yer alan, hâkimin yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme ile sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortaların, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen aybaşından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulması gerekir.

2. Öte yandan kuşkusuz, yargılama aşamasında gelir/aylık bağlama koşulları gerçekleşen sigortalı yönünden tahsis talep günü itibarıyla şartlar oluşmamakla Kurumun dava açılmasına sebep olan herhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılıp vekil ile temsil olunan davalı Kurum yararına da avukatlık ücreti belirlenmesi gereği de bozma sonrası yapılacak yargılamada dikkate alınmalı ve buna göre bir karar verilmelidir.

3. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.