10. Hukuk Dairesi 2023/14324 E. , 2024/1249 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/722 E., 2023/1850 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/282 E., 2021/401 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı/birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı/birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; 07.01.2015 tarihli dilekçesi ile tahsis talebinde bulunduğunu, bu talebinin davalı Kurum tarafından 10317 prim günü bulunduğunu, 01.05.2015 tarihinde emekli olacağı gerekçesi ile reddedildiğini, ancak 16261 gün hizmetinin olduğunu, bir yıllık yedek subaylık dönemine ait 90 gün yıpranması olduğunu, emeklilik tarihini 01.02.2015'e çektiğini, iradesine aykırı olarak kanunen Bağ-Kur'lu yapıldığını, Bağ-Kur yerine SSK’dan aylık bağlanması gerektiğini belirterek, 01.02.2015 tarihinden itibaren yatırmış olduğu primlerin yatırma günlerinden itibaren yasal faiz ile iadesini, 01.02.2015 tarihinden itibaren emekli sayılması gerektiğini, emekli maaşının hak ediş günlerinden itibaren yasal faiz ile tarafına ödenmesini, Bağkur yerine SSK'dan emekli edilmesini, ödediği primlerin maaş hesabının da dikkate alınarak tarafına bağlanan emekli maaşının yeniden belirlenmesini, 01.02.2015 günü dikkate alınarak hak ediş günlerinden itibaren yasal faizi ile davalı kurumdan alınarak tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin emekli aylığının iptali işlemine yapmış oldukları başvuruya SGK Rüzgarlı Sosyal Güvenlik Merkezince cevap verilmeyerek, başvurularının zımnen reddedilmiş olduğunu, davacı müvekkilinin 01.08.1989-14.08.189 tarihleri arasında askeri birliğe katılma dönüş izninde olduğunu, 14 günlük sürede hizmet akdi ile çalıştığını, bu sürenin geçerli kabul edilmesi gerektiğini belirterek, yaşlılık aylığına esas alınmasını, bu sürenin diğer sigortalı hizmet sürelerine dahil edilmesini veya sigortalı hizmetleri ile birleştirilmesini, 9.660,67 TL prim borcunun tahsil edilen en az 14 günlük süreye karşılık gelen kısmının ödeme tarihinden itibaren işleyecek kurumca kendisinden hangi faiz türü ile tahsil edilmiş ise o faiz türü ile birlikte müvekkiline iadesini, iade edilmeyecekse yaşlılık aylığına yansıtılmasını istemiş, dosya diğer dosya ile birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin usul ve Kanunlara uygun olduğunu belirterek, dava ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " davacının 16.10.1986-16.10.1987 tarihleri arasındaki 360 günlük avukatlık staj borçlanması, 01.11.1987-31.07.1989 tarihleri arası 630 gün, 15.12.1990-14.11.1995 arası 1800 gün, 01.12.1996-30.09.2008 tarihleri arasında 4588 gün topluluk sigortası, 01.08.1989-13.08.1989 tarihleri arasında 13 gün ve 15.11.1995-30.11.1995 arası 16 gün 506 sayılı Kanun, 01.10.2008-04.05.2015 tarihleri arasında 6 yıl 07 ay 04 gün (2374 gün) 5510 sayılı Kanun'un 4/I-b bendi (Bağ-Kur) kapsamında, 15.12.1989-14.12.1990 tarihleri arasında 360 gün 5510 sayılı Kanun 4/I-c bendi kapsamında prim ödemesi, 5510 sayılı Kanun'un 4/I-c bendi kapsamındaki 1 yıllık hizmeti karşılığı 90 gün fiili hizmet zammı olmak üzere toplam 10231 gün yani 28 yıl 05 ay 01 gün hizmeti bulunduğu, davacının 01.10.2008 tarihinden geçerli 5510 sayılı Kanun'un 4/I-a bendi kapsamında sigortalı sayılmasının mümkün bulunmadığı, son yedi yıllık fiili hizmet süresinde 5510 sayılı Kanun'un 4/I-b bendi kapsamındaki hizmet süresi 2374 gün olduğundan davacıya mülga 506 sayılı Kanun'a göre yaşlılık aylığı bağlanmasının mümkün bulunmadığı, davacı 1479 sayılı Kanun'un 4759 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile değişik Geçici 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi gereğince tahsis talep tarihinde 25 tam yıl prim ödemiş olma şartını yerine getirmiş ise de, 50 yaşını doldurmuş olma şartını yerine getirmemiş olduğundan tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2015 tarihinden geçerli yaşlılık aylığı bağlanmasının mümkün bulunmadığı, davalı Kurumun 01.06.2015 tarihi itibariyle bağlanan yaşlılık aylığı iptal edilmesine, 01.06.2016 tarihinden geçerli yaşlılık aylığı bağlanmasına, 01.06.2015-31.05.2016 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarının borç çıkarılmasına, yine 04.05.2015- 01.05.2016 tarihleri arasında avukatlık faaliyeti devam ettiğinden söz konusu süreye ilişkin prim borcu çıkarılmasına ilişkin işleminin usul ve Kanun'a uygun olduğu, davalı Kurum tarafından davacıya 01.06.2016 tarihinden geçerli yaşlılık aylığı bağlanmış olduğundan davacıya eksik ödenen bir aylık bulunmadığı, davacıya iadesi gereken herhangi bir prim miktarı bulunmadığı" gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı/birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin sigortalı hizmet gün sayısının ayda en fazla 30 gün, yılda ise 360 gün olabileceğini, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 100. maddesine göre sigortalının aydaki toplam prim ödeme gün sayısının 30 günü geçemeyeceğini, adına 01.01.1988-30.04.2004 tarihleri arasında her ay hem topluluk sigortasından 30 gün, hem de 2.052.46.01 sicil sayılı işyerinden 30 gün olmak üzere toplam 60 gün bildirim yapılmışsa da, bu sürenin ancak 30 gününün dikkate alınabileceğini, sigortalı hizmet süresinin 10231 gün olduğunu belirttiğini, sigortalı hizmet cetveline göre prim ödeme gün sayısının 16261 gün olduğunu, bilirkişinin, 01.06.2015 - 31.05.2016 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarını Kurumun borç çıkarmasını usul ve Kanun'una uygun bulmasını da kabul etmediğini, bilirkişinin tamamen Kurum cevabını baz alarak alıntılama yaptığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı taraf yaşlılık aylığının geç bağlandığını belirtip ödenmeyen aylıkların tahsilini ve birleşen dosya ile de Kurum işleminin iptalini ve ödemenin iadesini talep etmiş ise de Kurum'un hizmet iptali, buna bağlı tahsis iptali ve borç çıkarılması işlemleri doğru olup, talebin reddine ilişkin mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı/birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile usul ve Kanun'a aykırı kararın bozulması talepli kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava ve birleşen dava 01.02.2015 tarihinden itibaren davacının tahsise hak kazanıp kazanmadığı, aylık iptali ve borç çıkarılmasına ilişkin Kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı/birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Kurum kayıtları, hizmet süresi ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!