WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/14319 E.  ,  2024/3735 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/725 E., 2023/1827 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/291 E., 2022/39 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, 1995 yılında Ankara Olgunlaşma Enstitüsüne Öğrenci olarak kayıt olup 1998 yılı Eylül ayında mezuniyeti sonrası kendisi ile aynı dönem mezun olan 7 kişi ile birlikte usta öğretici olarak aynı Kurumda çalışmaya başladığı, 1998 yılında çalışmaya başlamasına karşın sigortasının 2001 yılında yapıldığı, hamile olması nedeniyle sağlık masraflarını karşılayabilmek için 2000 yıl içerisinde başka bir yerde sigortalı görünmek zorunda kaldığı, 2001 yılı Şubat ayından itibaren davalı tarafından bildirimlerin yapıldığı görülmekte ise de bu tarihten sonra yapılan bildirimlerin eksiklik içerdiği, her yıl temmuz ve ağustos ayında bazen bir gün, bazen bir ay çıkış yapılarak iş akdinin sona erdirildiği, bu durumun 20.09.2017 tarihine kadar devam ettiği, part-time çalışma yapılıyor gibi bildirim yapılsa da yaz tatilleri de dahil olmak üzere bütün yıl kesintisiz ve tam zamanlı çalışıldığı, usta öğretici olarak sözleşme imzalanmasına rağmen hiçbir zaman bu kapsamda kalmadığı, çalışmasının işçi statüsünde olduğu hiçbir dönem çalıştığı bölümde öğrenci bulunmadığı, öğretim faaliyeti olmadığı, kurumların talebine göre bayrak dikimi, konuk devlet yetkililerine takdim edilecek hediyelerin hazırlanması, defile ve benzeri faaliyetlere ürün dikimi faaliyetlerinde bulunulduğu, işçilik alacakları değerlendirilirken usta öğreticilik sözleşmesinin değil, fiili çalışmanın kapsam ve niteliği itibariyle değerlendirilmesi gerektiği, iş akdinin haksız olarak fesih edilmesi üzerine Ankara 4. İş Mahkemesinde dava açıldığı, dinlenen tanıkların, ders verilmediği, sadece üretimi yapıldığını belirttiklerinin beyan edildiği belirtilerek; “Çalışmalarının tam zamanlı ve kesintisiz olduğunun kabulüne, davalı idare tarafından eksik bildirilen 01.09.1998-20.09.2017 tarihleri arasında çalışmanın tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacının hizmet tespiti talep edilen dönemde olmak üzere 25.12.1999-29.02.2000 ve 01.03.2000-30.04.2000 tarihleri arasında dava dışı Aksen Ltd. Şti. işyerinden; 01.05.2001-25.08.2017 tarihleri arasında ise davalı işyerinden sigortalılık bildirimleri bulunmaktadır.

Davacının dava dışı işyerinden 25.12.1999-29.02.2000 ve 01.03.2000-30.04.2000 tarihleri arasında sigortalılık bildirimlerinin hamile olması nedeniyle sağlık masraflarını karşılayabilmek için yapıldığı belirtilmesine karşın, bu sürelerin iptali yönünde Kuruma başvuru ya da dava bulunmadığı, Ankara Olgunlaşma Enstitüsünün 04.05.2021 tarihli yazısında; davacının Enstitüde ...'na bağlı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü'nün farklı zamanlarda çıkan usta öğretici alımı yönetmeliklerine göre kısmi zamanlı usta öğretici olarak, kadrosuz ve ek ders ücreti karşılığı yılın belirli aylarında çalıştırılmak üzere alındığı için şahsi sicil dosyasının bulunmadığının bildirildiği, dosyaya sunulmuş olan Kız Teknik Öğretim Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Anadolu Kız Meslek ve Kız Meslek Lisesi Usta Öğretici Hizmet Alım Sözleşmelerinin 2002-2003 döneminden itibaren başladığı, Sözleşmelerde; usta öğreticinin hizmet akdi süresince saat ücreti ile çalışacağı, sigortalı primi hesabında 7,5 saat 1 gün olarak hesaplanarak bir ayda çalıştığı ders saati sayısı kadar toplam 7,5'e bölüneceği, böylece elde edilen rakamın usta öğreticinin sigorta priminin esas gün sayısını vereceği; öğretim yılları için geçerli olmak üzere herhangi bir itiraza lüzum kalmadan kendiliğinden sona ereceği, ancak tam gün. tam yıl eğitim öğretime devam eden okulun bölümlerinde üretimin devam etmesi durumunda, bu bölümlerdeki usta öğreticilerin yeni eğitim öğretim yılının başlangıcına kadar istihdam edilebileceklerinin belirtildiği, davalı kamu kuruluşundan yapılan bildirim öncesinde olmak üzere, davacının 24.04.2000 doğum tarihli çocuğu bulunmaktadır. Çalışmasının geçtiği işyeri bir kamu kuruluşuna ait olup ve kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır.
...
Davalı işyerinden yapılan bildirimlerin, bazi aylarda kısmi süreli; bazı yıllarda tam süreli olmasına karşın çıkış-girişler şeklinde sigortalılık bildirimleri görülmektedir. Bu dönem bazı aylarda istirahat nedeniyle gün bildirimi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Çalışmasının geçtiği işyeri bir kamu kuruluşuna ait olup ve kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır.

Kamu işyerinde geçen çalışma süresinin tam gün/tam zamanlı olarak gerçekleştiğine dair dosyada yazılı bilgi ve belgeye ulaşılamamış olması; Kuruma yapılan bildirimler arasında kalmak üzere eksik gün nedeni olarak bildirilen (istirahat, puantaj kayıtları ve diğer sebepler) kapsamında kalan sürelerde de aralıksız çalışma yapıldığının saptanamaması nedeniyle, SGK hizmet cetveline aktarılan prim gün sayılarının üzerinde çalışma gününün saptanamadığı anlaşıldığından davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili, yerel Mahkeme kararının hukuka ve yasaya aykırı olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, yerel Mahkeme hükmünün yerleşik yargıtay içtihatlarına açıkça aykırı olduğu gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Kuruma hizmet bildirilmeyen dönemlerdeki ücret belgeleri ve bu dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ödeme yapılmışsa kim tarafından ödendiğinin araştırılması gerekir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı taraf Eylül/1998-Eylül/2017 tarihleri arası davalı bakanlık nezdinde kesintisiz çalıştığını ve çalışmalarının eksik bildirildiğini belirterek, bildirilmeyen sürelerin tespitini talep ettiği, davacı adına 1999-2000 yılları arasında dava dışı işyerlerinden, 2001-2017/Agustos tarihleri arası davalı işyerinden bildirim yapıldığı, 2008 yılından sonraki bildirimlerin hemen hemen tam olduğu bordoların getirtildiği, dinlenen tanıkların bir kısmı davacının kısmi zamanlı çalıştığını, bir kısmı da kesintisiz çalıştığını belirttikleri anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacı adına bildirim yapılan işyeri bir kamu kurumu olup, kamu işyerlerinde çalışanların işe alınması ve bildirimlerin yapılması resmi bilgi ve belgelerle yapılmaktadır. Dolayısıyla davacıya yapılan bildirimler resmi kayıtlarda örtüşmekte olup, davacının kesintisiz çalıştığına yönelik iddiası ispatlanamadığından, davanın reddine yönelik mahkeme kararı yerinde olmuştur.

Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle kararın bozulması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Davanın 5510 sayılı Kanun'un 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı yasa'nın Geçici 7 nci maddesi hükmünde “Bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20 inci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü gözetildiğinde, eldeki somut uyuşmazlığın dayandığı mevzuat hükümlerinin 506 sayılı Kanun'un 79 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleri ile 1739 sayılı Milli Eğitim ... Kanunu’nun 47 nci maddesidir. Milli Eğitim ... Kanunu’nun 47 nci maddesi hükmüne göre, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ve hizmetiçi yetiştirme kurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veya sürekli olarak görevlendirilebilir. Öğretim tür ve seviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerin seçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri, yönetmeliklerle tespit edilir. Bu yasal düzenleme uyarınca çıkarılan Yönetmeliğin 5 inci maddesi, “Uzman ve usta öğreticiler aşağıdaki şekillerde görevlendirilirler.

2.Geçici personel olarak: Geçici personel olarak görevlendirilecek uzman ve usta öğreticiler ile yapılacak sözleşme esasları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 15.05.1975 gün ve 1897 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile değiştirilen 4 üncü maddesine göre Bakanlıkça hazırlanır.

3.Ek ders görevi verilmek yoluyla 4 üncü maddede belirtilen esaslara göre ek ders görevi verilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 89 uncu maddesi uyarınca 02.12.1998 tarihli ve 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ... Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Esaslarda belirtilen miktarda ek ders görevi verilebilir. ”; aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesi, “geçici sözleşmeli olarak görevlendirilen uzman ve usta öğreticilerin haftalık çalışma süresi 40 saattir”; aynı yönetmeliğin 9 uncu maddesi ise “uzman ve usta öğreticilerin günlük çalışma süresi en fazla 8 saattir. Kurum müdürü, cumartesi, pazar günleri de dahil olmak üzere, uzman ve usta öğreticilere günün 08.00-23.00 saatleri arasında görev verebilir.” hükümlerini içermektedir.

Davacının, çalışma esasları ile çalışması sırasında tabi olacağı statü yukarıda sıralanan mevzuat çerçevesinde ayrıntılı bir düzenlemeye tabi tutulmuş olup, anılan düzenlemelere egemen ilkeler ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13 üncü maddesinde yer alan “işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmi süreli iş sözleşmesidir.” hükmü de gözetildiğinde, çalışma ilişkisinde, “tam süreli iş sözleşmesi” olarak nitelenmeye olanak verecek bir bağımlılık ilişkisinin bulunmadığı, usta öğreticilerin öngörülen ve önceden belirlenen süre dahilinde bir çalışma yükümlülüğünü kabullendikleri ve ders saati karşılığında da ücrete hak kazandıklarını göstermektedir.

Kaldı ki 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80 inci maddesi (j) bendinde de ...’na bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunacağı, bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki küsuratların dikkate alınamayacağı hükmü ile usta öğreticilerin çalışmalarının tam süreli olmadığı açık olarak belirtilmiştir.

Bu konuda ortaya çıkan uyuşmazlık sonucu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca verilen 17.09.2008 gün 2008/10-555 Esas 2008/530 sayılı kararda da “dinlenen tanıkların da aynı davacı gibi başka köylerde usta öğretici olarak çalışan kişiler olduğu, resmi belgeler ve davacının imzasını taşıyan belgelerle çelişkili tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği anlaşıldığından; tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan çalışmaların, günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle bu çerçevede değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmek gerektiği” belirtilmiştir.

4857 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır.

2) Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.

3. Değerlendirme
...'na bağlı Ankara Olgunlaşma Enstitüsünde usta öğretici olarak ek ders ücret bordrolarında belirtilen saatler kadar, ders ücreti karşılığı çalışmış olan davacının, ay içerisindeki toplam çalışma saatine göre aylık çalışma günü hesaplanmak suretiyle, sigortalı hizmet olarak Kuruma bildirimi yapılmış olup, iş bu dava ile davacı, işe giriş ve çıkış tarihleri arasındaki çalışmalarının tam süreli olarak kabulü ile ayda 30 gün üzerinden bildirim yapılması gerektiğinin ve davalı işyeri nezdinde 01.09.1998-20.09.2017 tarihleri arasında bildirilmeyen veya eksik bildirilen çalışma sürelerinin tespitine karar verilmesini talep etmiş olup Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de Mahkemece verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacının davalı işyerinden bildirilen çalışma saatlerinin değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak değerlendirilmesinde eksiklik bulunduğu anlaşılmakla; özellikle temyiz dilekçesi ekindeki belgeler değerlendirilerek ve Mahkemece ders saati karşılığı çalışma süresi belirlenip kısmi zamanlı çalışma hususu varsa tespite konu dönemde hangi aylar kaç saat çalıştığı tespit edilmeli ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, ek ders karşılığı usta öğretici statüsünde ki davacının prim ödeme gün sayıları hesaplanırken, toplam aylık çalışma saatleri, 1 gün = 7,5 saat esası üzerinden aylık çalışma gün sayısına dönüştürülerek, 01.10.2008 sonrası dönemde eksik bildirim var ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80 inci maddesi (j) bendi gözetilerek, uyuşmazlık konusu dönemin tamamını karşılayacak şekilde puantaj, ücret bodroları vs kayıtlardan her ay girilen ek ders süresi belirlenerek, davalı Kuruma yapılan bildirimlerde gözetilerek eksik veya fazla bildirimlerin ay be ay tespit edildiği denetime elverişli rapor alınarak varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.